Adımlar – Salih Mirzabeyoğlu

Adımlar
1984′den 1996′ya

Schritte - Interviews (1984-1996)
Steps – interviews (1984-1996)
الخطوات - المقابلات1984-1996)
Étapes - entrevues (1984-1996)
Pasos - entrevistas (1984-1996)

 

Adımlar-kumandan

 

TAKDİM


Bu eser, günün şartlarına uygun ve günün hakkını verici “tamamlıklar” hâline birbirine eklenen çizgimizin tutarlılığına bir kere daha şahitlik edici bir tarihçe hükmündedir.

Gûya İslâm adına bir dönem söylediğini parsa dönünce örten, bir dönem tükürdüğünü sonradan yalayan ve bu yalama işini kedinin gerisini yalaması gibi bir tabiîlikle sıkılmadan yapan yüzsüzlere karşılık göğsümüzü gere gere ve “Allah’ın verdiği nimetleri açıklama” şuuruyla geçmişi yeniden gözler önüne sermek… Biz, fikir ve aksiyon keyfiyeti “hiç” veya “nesebsiz-piç” bir mayanın sahibi olanlarla aramızdaki farkı, misyonumuz gereği yeri geldikçe göstermek zorundayız… Vurgulayalım:
- ” Hemen herkesin; şahıs, grup ve grupçukların, geçmişini örtme ve pisliklerini gizleme “an’anevî telâşe”sinde göründüğü, parsa ne yana dönerse ve riskten kaçınma vasatı neredeyse kafalarını o yana döndürdüğü bir maya içinde, geçmişine her zaman sahip çıkabilmek, sahib çıkabilmek, sahib çıkılacak bir geçmişi hâlihazırda ileriye sürebilmek ne kadar da mânâlı!”
Mutlu değişim hakkını İBDA’dan yana kullananlarıyla beraber bütün İBDA mensupları, bu ordulaşma çağında tutundukları kapı adına, sözkonusu mânâ ile ne kadar övünseler yeridir!..

Bu eser, çeşitli gazeteler ve dergilerde yayınlanan, yayınlanmayan veya mücbir sebeblerle yayınlanamayan mülâkatlardan ve yazılı olarak verilmiş soru ve cevablardan oluşuyor; bu hâliyle bir albüm olması gerekirdi… Oysa öyle değil; “günün hakkını vererek yarını hedeflemek” şiarımız gereği, ne olmak ve ne yapmak istediğini bilen bir fikir ve aksiyon bünyesinin ifşâı hâlinde, içyüz bütünlüğü ve dışyü sergisini gösteren bir tarihçe ve kitaplık bir oluşum belirtiyor.
Göreceksiniz!..

Eserimi, Üstadım adına, dünyaya açılan İBDA penceresi başında içinde sahte, hain ve sahtelikleri barındırmayan, eseri eserim ve eserim eseri olmuş ve şahsıma dair Üstadım’ın hükümlerini kendilerine düşen yönüyle hakikat kılan ve “doğrulayıcılık usûlü”nü heykelleştiren azîz İBDA kadrosuna ithaf ediyorum!..

Ve son bir nükte: Eserin kapağında gördüğünüz maskelendirilmiş resmim, Nokta dergisinin Şubat 1996 nüshasının kapak resmidir ve kompozisyonun bütünlüğü içinde bu davayı kimin gençleştirip dinçleştirdiğinin de vesikasıdır…
Vesselâm!..

Fragmanlar


DEDİ — Gençliğin İslâm’a olan ilgisi, sebebleri?..
DEDİM — İslâmî dünya görüşüne bağlı bir tarih ve hâl muhasebesi yaptığımızda, içinde bulunulan dönemde Türkiye’de büyük bir İslâmî zuhur gerçek bir İslâm inkılâbı bekleniyor… Batı’ya baktığımız zaman, Batı da her alanda iflâs ettiğini, fikir, sanat ve hâl diliyle ifşa ediyor; meselâ tarihçi Toynbee, “İstikbâl İslâmındır, denenmemiş bir o var!” der… Bu çerçevede sayısız örnek temin edilebilir. Meteorolojinin hava raporu vermesi gibi söylersek; ihtimâller âleminde böyle bir hâdise mevcut… İşte bu tesbit ve teşhislerin bitiştiği yerde, gençliğin İslâm’a olan ilgisi kendiliğinden anlaşılıyor; onlar, bu inkılâb zamanının insanları… Asıl hayret edilmesi ve araştırılması gereken şey, gençlerin İslâm’a olan ilgileri değil de, bu devirde nasıl olup da bazı gençlerin hâlâ İslâm’a alâka duymamalarıdır; bunlar kendi nefslerinde bir nevî tersine mucizeyi yaşatıyorlar!.. Genç, ideal mevceleri kapmaya mahsus bir anten; henüz hassasiyeti körelmemiş insan… Zaten insan inanmaya memur!.. (s.27)


DEDİ – Irak’a karşı uygulanan ambargo hakkında ne düşünüyorsunuz?..
DEDİM – Önce şunu söylemek istiyorum: Türkiye’nin aleni biçimde bir Amerika ve Batı bekçisi olarak Ortadoğu’yu gözetlemesi rolü ve tarafgirliği ayıptır… Ambargo davasına gelince, şu sualin cevabını da düşünmek icab eder: “Irak’ın ambargoyla çözülmesini beklerken, ambargonun ambargocuları da çözebileceğinin hesabını yapıyor musunuz?”… Bence iş şurada düğümleniyor: Küçük politik esnaflıkların dışında, dünya bütün küçük ve ruhî desteksiz hayâlleri eritici bir büyük hesablaşmanın kaosuna, büyük değişimlere gebe bir yere geldi!.. (s.65)


DEDİ — Sizce Kürt meselesi nedir? Türkiye ve Ortadoğu alanında neyi ifâde ediyor? Dünyadaki anlamı ve durumu nedir?
DEDİM — Eşya ve hâdiseler, muhtevalarını kendilerine sorulan sorunun mahiyetine göre verirler; bu bakımdan, önce sorunun doğru sorulması ve mânâlandırılması gerekiyor… Rastgele sorunun baştan savma cevabı gibi olmasın diye, bunun belirtilmesini zarurî görüyorum; bu tavrımı, muhatabını mühimseyen ve ağzından çıkan sözün mesuliyetini duyan bir fikir adamının usulü olarak kabul edin… Şimdi gelelim sorunuza: “Kürt meselesi nedir?” sorusu, bir “Kürt’ün meselesi nedir?” mânâsına, bir de “kime nisbetle?” ve “ne bakımdan?” soruları mânâsına alınarak cevablanabilir… Bu mânâlar çerçevesinde cevab verildiği ânda da, zaten Türkiye, Ortadoğu ve Dünya’daki anlamı ve durumu da belirtilmiş olur… Şayet “Kürt’ün meselesi nedir?” diye soruyorsanız, bunun malum ve meşhur, “Kürt halkının horlanmışlığı, ezilmişliği, kimliğinin kabulü isteği, kendi kendini idare arzusu” gibi cevabları var ki, meseleye yeni bir bakış açısı getirmez… “Kime nisbetle?” ve “ne bakımdan?” mânâsına, meselâ Türkiye’ye, İran’a, Irak’a, Suriye’ye göre ve tarihî, coğrafî, siyasî veya iktisadî bakımdan muradıyla soruluyorsa, bu takdirde de mevzuun muhatabı o sahalarda aranmalıdır; çünkü meselenin bir yönü, mevzuuyla kayıtlı mahalli idrak olarak, kendi esas, usul ve kurallarıyla iş gören ilim ve uzmanlık bahsidir… Bana gelince, beni “Kürt’ün meselesi nedir?” suâlinden çok, “Kürt’ün meselesi ne olmalıdır?” davası ilgilendiriyor… Meseleye bir dünya görüşüne nisbetle ve bir aksiyon mevzuu ve imkânı diye baktığım belli… Zaten böyle bir bakış, hem mahalli idrakın hakikatini murakabe edicidir, hem de “Kürt’ün meselesi nedir?” suâli etrafındaki açılımlarda yürüyücüdür. (s.130, 131)

İÇİNDEKİLER

1. LEVHA
Misyonum ve Meseleler Etrafında

Gölgeler Romanım Hakkında

2. LEVHA

Gençliğin İslama İlgisinin Sebebleri

Sohbet

3. LEVHA
Şiir Hakkında

Körfez Krizi

4. LEVHA

Panik Operasyonu-”Necip Fazıl’ı Anma”

Körfez Savaşının Ardından

Seçim, İbda Yapısı, Dünyadaki Son Gelişmeler

Genel Değerlendirme

5. LEVHA
Hakimiyet Kimindir?

Bütün Yönleriyle Kürt Meselesi

6. LEVHA

Kemalizmin Son Demleri

ibda-yayinlari

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>