akp-federasyon-inceleme-basyucelik-devleti-adimlar

AKP FEDERASYON İNCELEMESİ YAPMAYA BAŞLAMIŞ – Baki AYTEMİZ

Ufuk Uras: Barzani görüşmesi, federasyon incelemesi ve Oslo toplantısı tesadüf değil

Dün, diken.com.tr internet sitesinde Minaz Bayülgen’in Ufuk Uras’la yapmış olduğu bir röportaj yayınlandı. Röportaj’da, kamuoyunun dikkatlerinden kaçırılan çok dikkat çekici bir hadise de ifşa edilmiş oldu. O hadise de AKP’nin Barzani ile görüşmek üzere Mehdi Eker’i göndermiş olması ve diğer yandan Almanya’da federasyonu araştırıyor olmaları. Minaz Bayülgen, röportajını şu cümlelerle takdim etmiş:

“Geçen hafta Londra merkezli Demokratik Gelişim Enstitüsü’nde (DPI ) Norveç’in başkenti Oslo’da, Kürt sorununun temel alındığı bir toplantı düzenlendi. Toplantıya aralarında siyasetçi Ufuk Uras, Kadir İnanır, Ali Bayramoğlu ve AKP’li eski milletvekili Abdurrahman Kurt gibi isimler katıldı. Toplantı sonrası sosyal medyadan bir de fotoğraf paylaşıldı. Fotoğraf, yerel seçim öncesine denk düşen toplantının gündem olmasına neden oldu ve akıllara pek çok soru düştü. Toplantıyı Ufuk Uras ile konuştuk.”

Bu takdim cümlelerinden sonra bir müddet Oslo’daki toplantı ve çözüm süreci üzerine konuştuktan sonra Minaz Bayülgen can alıcı suali Uras’a yöneltiyor:

“Kısa bir süre önce bir yandan AKP’nin önemli ismi Mehdi Eker Erbil’e gidip, Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ile görüştü. Aynı zamanda Almanya’ya da federal devlet yapısını incelemek üzere bir heyet gönderildi. Bu arada Akil İnsanlar ve aydınların toplandığı kamuoyuna duyuruldu. Bütün bunlar tesadüf mü sizce?

“Bunlar tabii ki tesadüf değil ama bunlar bir üst aklın parçası olarak hareket ediyor da değil. Bir ihtiyaç var. ABD’nin tezi de büyük ölçüde böyle.

“ABD’nin tezi nedir?

“Anladığım kadarıyla Suriye’nin yeni, federatif modelinde Kürtlere belli bölgede otonomi sağlanması ve Türkiye’nin de bunu kabul etmesi… PKK’nin silah bırakması değil ama Türkiye’den çıkması gibi şeyler tartışılıyor. Bunu Türkiye kabul eder mi? PYD ve diğer unsurlar eder mi?.. Kestirmek güç.

“Siz ne diyorsunuz?

“Bu konuların müzakare edilmesi gerekir diyoruz. Sorunuzdaki bütün örneklere, bu arayışın bir parçası olarak bakmak lazım. Suriye’deki federatif çözüm Türkiye’de geçerli değil. Türkiye’de anca anayasal yurttaşlığı esas alan bir demokratikleşme mümkün olabilir.

“Akil İnsanlar harekete geçtiğine göre bu toplantılar devam edecek mi?

“Evet, Türkiye’de de devam edecek. Ama bunun “Yeniden açılım süreci mi oluyor” sorusu ile bir ilgisi yok. Biz de bir yandan “Bunlar harekete mi geçti” diye paniğe kapılan milliyetçi kesim ile “Aman keşke harekete geçseler” diye temenni eden demokratik barışçıl kamuoyunun arasına sıkıştık kaldık.

“Yıllar evvel de ABD’nin, Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesini istediği öne sürülmüştü. Bu istek de, ‘Tek adamla ilişki kurmak, uzlaşmak daha kolay olur’ diyerek gerekçelendirilmişti. Sizce federatif bir Türkiye inşa edilirse bu, başkanlığın tamamlayıcısı olarak mı görülür? AKP bu yüzden mi federatif sistemi araştırmaya başladı?

“Federatif çözüm Türkiye’ye uymuyor. Zor bir ihtimal gibi duruyor. Örneğin, Türkiye’deki nüfus geçişkenliği nedeniyle İstanbul, Kürtlerin en kalabalık olduğu şehir konumunda. Bu da anca yurttaş merkezli demokratikleşme sağlanmasıyla çözülebilir.”

Maddeler halinde sıralayalım:

AKP, federasyonu araştırmak üzere Almanya’ya bir heyet gönderiyor.

Aynı zamanda Mehdi Eker Barzani ile görüşmek üzere Irak’ın Kuzeyi’ne gönderiliyor.

Akil İnsanların bir kısmı Oslo’larda toplanıyor. Ki, Çözüm Süreci başlarken MİT’in PKK ile yaptığı toplantı da Oslo’da gerçekleşmişti. Erdoğan, önce bu görüşmeleri kendilerinin yapmadığını söylemiş, sonra kabul etmiş, “biz değil, devletin memuru, yetkilileri görüştü” diyerek pişkinlik yapmıştı. Sonra bu sürecin hendeklerle nasıl sona erdiği, Ünsal Zor’un şehadeti ile ödenen bedellerle ihanet sürecinin bitirilmek zorunda kalındığı malum.

Başkanlık sistemini ABD istiyor. Çünkü tek adamla işi bitirmek daha kolay… Amerika’nın 1991 ve 2003 Irak Haçlı saldırılarına Türkiye’yi doğrudan ortak etmek istemesine nasıl mani olunduğu göz önünde tutulursa, tek adam isteği Haçlı menfaatleri açısından mantıklı. Yani burada, Haçlı Amerika’nın istediği tek adam rejiminin kılıfı olarak sahte Başyücelik mi yoksa gerçek Başyücelik mi savaşı sürüyor diyebiliriz. Başkanlık sisteminin hedefi bizim Başyücelik rejimimiz olmalı, bizim! Kumandan Mirzabeyoğlu, Adımlar’ın Maraş’ta gerçekleştirmiş olduğu konferansa göndermiş olduğu mesajda, bizim Başyücelik sistemimiz dururken, Amerikan sistemi, Alman sistemi ile ilgilenmenin abesliğine işaret etmişti. Kamuoyuna da mâl olacak şekilde İBDA Mimarı, aynen şunları söylemişti:

“Şimdi gündemde başkanlık sistemi tartışılıyor ya… Fransız sistemi, Alman sistemi, Amerikan veya Amerika sistemi filân… Onların birbirinden ayrı olması, başkanlık sisteminin bulunulan ülkeye göre olması gerektiğini gösteriyor zaten.

Mesela “Fransız Başkanlık Sistemi” diyorsun veya “Amerikan Başkanlık Sistemi” diyorsun; bu neyi gösteriyor?

Başkanlık sisteminin iki ayrı ülkede, o ülkenin şartlarına göre olmasını gösteriyor.

Bu mânâda referans gösterme filân ihtiyacına lüzum yok. Fransa’da şöyledir, bilmem nerede böyledir diye referans gösterme ihtiyacına filân lüzûm yok.

Bizim sistemimiz Başyücelik’tir… Başyücelik’in gerçekleşmesi için gerekli sosyal şartlar, keyfiyet, şu, bu ayrı dava… Bu hedeflenmesi gereken bir husustur. Yani şu ânda ne türlü bir başkanlık olursa olsun, bunun istikameti BAŞYÜCELİK olmalıdır!”

Hatırlatalım, Ünsal Zor bu mücadelenin, bu hedefin, bu savaşın şehididir.

Kumandan Mirzabeyoğlu’nun teslim alınamadığı, yenilgiye uğratılamadığı yerde öldürülmek suretiyle tasfiye edilmiş olduğunun ipuçları da buralarda. Emperyalizm yeni hamleler plânlıyor bu hamlelerin akamete uğratılması önünde engel olacak muhtemel güç odaklarını da işbirlikçileri eliyle tasfiye ederken, diğer yandan işbirlikçilerine, yeni duruma hazırlanmaları için yeni görevler de veriyor… Ve, tescilli bir gerçektir ki Kumandan Mirzabeyoğlu, Haçlı saldırılarına Türkiye’nin ortak edilmesini kanı ve canı bedeli ortaya koymuş olduğu tavırla engellemiş biridir. Ve o çizgide devam eden Adımlar pratiği de hem 1991 saldırısına karşı Kumandan’ın emri doğrultusunda sıktığı kurşunlarla, hem 2003 saldırısına karşı almış olduğumuz tavırla hem de Açılım Süreci denilen ihanet sürecine karşı almış olduğumuz tavır ve ödediğimiz bedellerle dünden bugüne gelen çizgisini devam ettirmektedir.

Mesele şunun ya da bunun konuşuluyor olması değil, mesele kimin projesinin hayata geçirilecek olması. Bizim Başyücelik sistemimize karşı komploların tasarlandığı bu ortamda, biz de gerekeni yapmaktan vazgeçmeyeceğiz.

A. Bâki AYTEMİZ

http://www.adimlardergisi.com/akp-federasyon-incelemesi-yapmaya-baslamis/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>