adimlar-aksiyon-ve-görev-mirzabeyoglu-akinci-güc

Aksiyon ve Görev – Salih Mirzabeyoğlu

1979 – Akıncı Güç Dergisi
Başyazı: “Akıncı Güç çerçevesinde”

Bölüm: Aksiyon ve Görev

* Her duygu ve düşünce, dışa aksetmiş şekilleriyle beraber, ruh ve nefs zıtlığı içindeki şuurumuzun kıvamı, irademizi gösterir; duygu ve düşünce, dış dünyanin etkisine karşı “ben” irademizi gösterici tepkimizdir; aksiyonumuzdur. (Duygu, düşünce ve ifadi faaliyetler arasındaki ilişkiyi düşününüz)

* İnsanın etkilendiği “kendini insana empoze eden” meseleler birinci derecede “öz”, ikinci derecede özle ilgili şeylerdir; insanlar için varlık, yokluk, ruh, madde, hayat, ölüm, ölümsüzlük…İzahına yanaşılmasa da duygumuz, düşüncemiz ve ifadi faaliyetlerimizden tüten manadır. Bununla ilişkili ve tepkilerin oluşturduğu, etkilendiğimiz -”karşılıklı etkileşim sahasını belirten”- toplumsal alan ise, etki ve tepkiler boyu değişendir.  Böylece “Bütün Fikrin” hem aranılanı (öz ve özle ilgili meseleleri) işaretleyici ve idrak edilmesi gerekenin mutlak hakikatini kuşatıcı, hem de bu yolda EŞYA VE HADİSELER ZEMİNİNDE AKSİYONUNUN KONUSUNU VE KONUNUN ÇÖZÜMÜNÜ ARAYAN İNSANA ÖLÇÜLER VERİCİ  mahiyetini kavrıyoruz. Aksiyonun anlamını açıkladıgımız zaman, hem bu mahiyetin istediği şuur kıvamının ne olduğunu, hem de bizzat bu aksiyoncu iradenin -sahibine- aksiyon konusunu arama görevini yüklediğini göreceğiz.

* Aksiyon lügat ve hikmet manasıyla şu…
“Aksiyon, bir işle, bir oluşla, onu doğuran fikir arasındaki ahenk ve münasebet manasındadır ve lisanımızla barışabileceği tek kelime ameldir (..!.) Hikmete geçerek aksiyon nedir ve ne değildir onu cevaplandıralım. Aksiyon, sade iş ve fikir değil, üstün işe hakkedilmiş (işlenmiş) üstün fikir demektir. Herhangi bir iş ve fikir değil dedik. Çünkü tam fikirsiz hiçbirşey yoktur. Bir sigara yakmak için bile kibritin çıkarılması yakılması, birer küçük fikirdir. Bunların kıymeti yok.. Büyük fikir ve onun büyük iş haline inkılabı; aksiyon budur. Yani alaladenin üstü; harika yenilik ve çetinlik şartları içinde insanın kendi kendisini ve cemiyetini aşma cehdi; aksiyon budur. Her işte imkan üstüne tırmanmak ve engeli aşmak davası; aksiyon budur.”

* Aksiyonun bu açıklanışı, bize hem hareket için hareketin (roman, şiir, yazı, silahlı mücadele, dernek, parti vs. şeklindeki iş ve oluş vasıtalarının) kendini gayeleştirmesinin aksiyona ters düşüşünü, hem de ihtilal-inkılab vasıtalarını  tanımadan, kullanmaya çıkmadan evvel bunların yeri ve değerini anlama şuurunun ilk şart olduğunu gösteriyor. (Mesela, “bir roman yazılsa Türkiye’nin kurtulacağı”nı söyleyen komiklerin kendilerini dosta düşmana güldürmeleri, bu  şuursuzluktandır). Bütüne nisbetle parça aksiyonla (mevzuundaki aksiyonla), bütün aksiyona katılacak olanların, bu bütün ihtilal-inkılab şuurundan pay alarak, kendi mevzularındaki aksiyona yönelmeleri ve gerekeni yapmaları; (belli bir  fikir birikimiyle BD İdeolocyasının ruhunu kavrayarak “bilmeyi bilme” durumuna gelmek, ordan ilgi mevzuuna yönelmek (pratik), pratiğin verileriyle vasıtanın teorisini zenginleştirmek, o teoriyle tekrar pratik şeklinde dış oluş vasıtalarını iç oluş destekleriyle beraber kuşatmak…)

* Biz bu şuuru, bir projektör gibi, değişimi gerçekleştirme (devrim) yolu üzerinde gezdirerek çözümünü arayacağımız konuları işaretleyecek ve bunları cözmeye çalışacağı. (Şu anda yapılan da budur ve görev sahamızı göstermektedir. Bu  hem İdeolocyadan hareketle (tümdengelimle), düşünceyi kendi konusu içinden aydınlığa çıkarma, hem de konuya yabancı (konudışı), rastgele fikir ve hareketlerin (bu niteliğininin) gösterilmesidir. (Misallendirmek gerekir ki; tıp  öğrenirken iktisatçı olma yolunca ilerlediğini sanan şaşkın adamın durumu neyse, üzerinde durduğumuz konunun dışındayken, kendini konu içinde zanneden şaşkının hali odur.)

Salih Mirzabeyoğlu

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>