almanlar-incirlikten-ve-izmirdeki-nato-teror-ussunden-vazgecemiyor

ALMANLAR İNCİRLİK’TEN VE İZMİR’DEKİ NATO TERÖR ÜSSÜNDEN VAZGEÇEMİYOR – Nihan ÖZTÜRK

Alman Federal Parlamentosu’nun “1915 Ermeni Olayları”nı “soykırım” olarak niteleyen yasa tasarısını kabul ettiğinden bu yana, Türkiye ile yaşanan soğuk hava dalgası, yerini tekrar “ılımlı” bir havaya bırakıyor.

2 Haziran’da ezici bir çoğunlukla kabul edilen tasarıdan sonra kamuoyunda Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkiler sekteye uğramış görünse de, hükümetler, iki tarafın da çıkarına uygun şekilde ara bulucu bir çözüm arayışı içerisindeydiler.

Çünkü Alman Meclisinin kararına tepki olarak AKP Hükümeti, İncirlik’teki Alman askerlerini ziyaret etmek isteyen Alman Vekillerine yasak getirmişti.

Buna göre tavizler verilmeliydi ve sonunda Alman Hükümeti, bizzat Erdoğan’ın teklifi üzerine ilk adımı atarak, Meclisin kararına uzak durduklarını resmi bir şekilde açıklamış oldu.

Bunun yanı sıra Alman hükümet sözcüleri AKP’nin bu açıklamayı memnuniyet ile karşıladıklarını ve bir haftaya kalmadan olumlu bir yanıt alacaklarına emin olduklarını ifâde ettiler. Bu açıklamalar sonrasında Alman vekiller, şimdiden İncirlik’e ve ayrıca İzmir’deki NATO Üssü’ne de gerçekleştirecekleri ziyaretlerin hazırlıklarına başladıklarını kamuoyuna açıkladılar.

Diğer taraftan, Almanya ile ilişkilerin normalleşmeye başlamasıyla birlikte, her “soğuk-sıcak” değişiminde olduğu gibi, birden Avrupa Birliği ile Türkiye’nin yeniden yakınlaşması ile ilgili haberler ve açıklamalar gündeme geldi.

Der Spiegel’de bugün yer alan bir habere göre bir kaç gün önce Ankara’da Erdoğan ile görüşen AB Parlamento Başkanı Martin Schulz, Almanya’ya vizesiz seyahat için görüşmelerin tekrar başladığını ve bu konuda Türkiye tarafının tavizlere açık olduğunu gündeme taşıdı. Schulz’un konuyla ilgili bir de takvim belirleyerek Ekim ayında düşünülen “vizesiz seyahat”in, Kasım veya Aralık ayına sarkmasının sorun olmayacağını, fakat her koşulda sene sonuna kadar mutlaka gerçekleşmesi konusunda tarafların mutabakata vardıklarını açıkladı.

En son bir Alman Vekilin “Erdoğan ile asla” şeklindeki açıklamalarına karşılık, aradan bir hafta geçmeden “Erdoğan ile pek tabi” ve “Birbirimize ihtiyacımız var” yollu açıklamalar yapılmaya başlandı bile.

15 Temmuz kalkışmasına da değinen Alman yetkililer, demokrasiye sahip çıkma adına gösterilen tepkinin doğal karşılanması gerektiğini, darbelerin kabul edilemeyeceğini ve Türk halkının darbeci askerlere karşı tutumlarını anladıklarını dile getirdiler.

Bütün bunlar tabi Alman medyasından yansıyanlar.

Bizim Avrupa’dan takip edenler olarak süreçle ilgili dışarıdan edindiğimiz izlenim ise; AKP Hükümeti’nin “soğuk hava”lardan “sıcak hava”ya geçişlerde daima büyük tavizler veren taraf olduğu, tabiri caiz ise bir kaç “tatlı söz” karşısında, Almanya’ya her türlü imkânı sağlayacak bir saflık içinde olduğudur.

Kısacası, Alman bürokrasisinin küçük politik manevralar diyebileceğimiz “jest”lerine karşın, itibarımız ve topraklarımız kurban edilmektir!

Almanya’dan görünen tablo bu…

 

GERÇEK BATI DÜŞMANI KİMDİR?

İster istemez soruyoruz, bu mudur Hükümetin “dik duruş” anlayışı?

AB’ye üyelik konusunda on yıllardır Türkiye’ye dayatılan engeller “Kıbrıs” ve “Ermeni Soykırımı” gibi meseleler ortadayken, nasıl oluyor da bir oldu-bitti oynanıp, göz göre göre “Türk Devleti’nin Ermeni Soykırımı masalını resmen kabul ettiği” hissi verilebiliyor?

Sanki Almanya “Ermeni Soykırımı” yalanını resmi olarak kabul etmemiş gibi, “görmezden gelelim, yolumuza bakalım” demek, yenilen takımın “önümüzdeki maçlara bakacağız” edebiyatına sarılmaktan farksızdır.

Yahu “golü yedin!” ve top ağlarda duruyor!

Kaldı ki “uluslararası ilişkiler” denilen diplomasi, “futbol maçı” gibi de “sonraki maçlara ümit bağlanabilecek” bir “lig” değil.

Kıbrıs Davası’nın düşürüldüğü durum ortada.

Daha dün yaşanan “İngiliz çıkarması”, derken “Türk tarafı”nın “Rum tarafı”na bağlanması ile Kıbrıs Davası’nın bir oldu bittiye getirilmek istenmesi, İktidar’ın Kıbrıs’ı neden hiç dillendirmediği ve kendi haline bıraktığı sanırız her kesim içerisinde kalan samimi insanların dikkatini çekmekte.

Peki ya kısa süre önce Alman medyasında Erdoğan’a karşı gerçekleştirilen ve çingenelik boyutlarında olan aşağılama, küçük düşürme kampanyası ne olacak?

Dikkat buyurunuz “düşmanlaştırma” demedik.

Çünkü Genel Başkanımız Sayın Ali Osman Zor’un röportajlarında ifâde ettiği üzere, biz, Batı’nın gerçekten düşman ilân ettiklerine nasıl saldırdıklarını Irak’ta Saddam’a, Libya’da Kaddafi’ye karşı yürütülen sefil ve sefih itibarsızlaştırma kampanyaları eşliğinde katledilmelerinden biliyoruz.

Önümüzde ki günlerde, yukarda bahsettiğimiz şekilde gelişebilecek hadiselerle birlikte, Alman medyası başta olmak üzere istediğini alan Batı’nın Erdoğan’ı ve AKP’yi nasıl “cici”leştirebileceğini hep birlikte göreceğiz.

Sürekli aldanma bahanesini “joker” gibi kullanan İktidar’a ihtarımız olsun.

“Darbe”ye ve Müslüman topraklarının bombalanmasına rağmen Amerika’nın başını çektiği NATO’ya, Ermeni Soykırımı masalına rağmen Almanya’nın başını çektiği AB’ye, Kıbrıs’ta göz göre göre operasyon yapan İngiltere’ye ve her Müslümanın Tabiî Düşman gördüğünü bilmenize rağmen anlaşmaya vardığınız İsrail’e, açıkcası “kandırılmaktan” neticelerini hissedemeyecek kadar kibirle hareket ettiğiniz politikalarınız Türkiye’yi ve Türk Milleti’ni büyük bir felâkete sürüklüyor.

Son bir hafta içinde onlarca şehid verdiğimiz Amerika’nın kara ordusu Etnik Kürtçülerin saldırıları devam ederken, aynı anda dün, Almanya’nın Köln şehrinde 30 bin bölücünün şenlik yapılmasına izin verilmesine ne gözle bakıyorsunuz?

“Kınayıcı bakışlar”la mı?!

Ya Almanya’nın “İncirlik yetmez. Madem taviz, İzmir’i de isteriz” küstahlığını, buna da izin vererek mi taçlandırmayı düşünüyorsunuz?

Nihan ÖZTÜRK
ADIMLAR Almanya

Orjinal Haber: http://www.adimlardergisi.com/almanlar-incirlikten-ve-izmirdeki-nato-teror-ussunden-vazgecemiyor/

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>