batida-sol-natoculugu-sorgularken-turkiyede-solun-durumu

BATIDA SOL NATOCULUĞU SORGULARKEN, TÜRKİYE’DE SOL’UN DURUMU – Gökhan Yamangül

Alman Sol Parti Federal Parlamento Grup Başkanı Sahra Wagenknecht son zamanlarda dikkatimizi çeken bir başka isim… Almanya’nın ABD’nin kuyruğuna takılarak İslâm coğrafyasında kan dökmesine şiddetle karşı ve sürekli olarak NATO şemsiyesi altında gerçekleşen “barış, demokrasi ve halklara özgürlük” dövizli işgal ve sömürü operasyonlarını eleştiriyor, Almanya’nın bu işlerin dışında kalması gerektiğini iddia ediyor.

Alman “kadın” politikacının çeşitli zamanlarda verdiği, “Irak Savaşı olmasaydı IŞİD olmazdı, Libya bombalanmasaydı bu kadar güçlenmezdi” gibi, yaşanan savaşın asıl sorumlusu olarak ABD’yi işaretletici demeçleri ve ayrıca Paris saldırılarından sonra, ülkesinin de desteklediği Suriye’ye dönük hava operasyonlarını kasten, “Suriye’de masum sivilleri bombalarla öldürmek, Paris’te restoran ya da konser salonlarında etrafa ateş açarak insanları öldürmekten daha hafif bir suç değil” ifâdeleri, batının kendi iç muhasebesine dönük ciddi seslerdir.

Geçen gün yeni anayasa taslağında yer alan “terör suçuna karışanların vatandaşlıktan çıkarılmasına” dönük maddeye itiraz ederek istifa eden Fransa Adalet Bakanı Christiane Taubira’dan sonra bir başka dürüst sesi bu defa Almanya’dan ve yine bir “kadın” politikacıdan duymak ayrıca dikkate değer. Ki aslında Sahra Wagenknecht’in NATO karşıtı söylemleri yeni bir şey değil.

Alman Sol Parti sözcüsü Wagenknecht’in demeçleri dikkatli okunursa, “milyonlarca insanın ölmesine ve mülteci durumuna düşmesine sebep” Kuzey Atlantik Terör Örgütü NATO olduğu tezimizi destekleyen bir duruşu olduğu görülür.

Almanya’da Sol Parti sözcüsü NATO’yu böyle görür ve Irak, Libya saldırılarına karşı çıkarken, bizim Türkiye’de ise “biji Obama’cı” Kürtçülüğün kıçı etrafında dolaşmak dışında söylem geliştiremeyen ve kendilerinin şu şartlarda Amerika ile müttefik duruma düştüklerini bile idrâkten aciz sözde sosyalistlere ne demeli? Müttefik dediysek, lâfın gelişi… Yoksa esasta durumları son derece adi bir tetikçiliktir. Başka türlü, ABD karşıtı söylemin tam merkezinde duran Adımlar’la niye uğraşsınlar ve en çok ABD’yi rahatsız eden söylemlerinden ötürü Adımlar’a niye düşman olsunlar ki? Birkaç yazıdır üzerinde durduğumuz “Amerikancı sosyalizm”, “NATO’cu sol”, “BOP piyadeleri” ifâdeleri basit bir ironi değil, Türkiye’deki sosyalist hareketin Kürtçülüğün akıl hocalığında geldiği yerin somut resmidir. Hâlâ sağlam duran, durmaya çalışanlarını tenzih ederiz.

NATO’culuk vatan ihanetine denk bir suçtur ve Türk ordusunun milli vasfını ayaklar altına alıp, onun sevk ve idaresini batılı güçlere teslim etmektir.

Buna karşın birileri de çıkıp Türkiye NATO toprağıdır diyebiliyor. O birilerinin her dediğine ayet-hadis gibi şeksiz şüphesiz iman eden bir başka birileri de, “iyi ama gardaşım, NATO olmasa bu vatanı nasıl savunuruz?” diyebiliyor.

Bunun anlamı şudur: “Evin sevk ve idaresini ırz düşmanına teslim etmez isek, ırz ve namusumuzu koruyamayız.

NATO’ya Hayır!” duruşu, samimi vatanseverliğin de, samimi anti-emperyalist duruşun da olmazsa olmazıdır. Bu çerçevede bu toprağın evlâtları arasında oluşan farklı kesimler tarafından dile getirilen  “vatanseverlik” ile “yurtseverlik” arasında fark yoktur.

Kim ne kadar hakiki İslâmcı, kim ne kadar hakiki milliyetçi, kim ne kadar hakiki sosyalist ve kim ‘Kuvva-i Milliye’ciliğinde ne kadar samimi; NATO konusunda düşündüğüne bakın, anlarsınız.

Gökhan Yamangül

Orjinal: http://www.adimlardergisi.com/batida-sol-natoculugu-sorgularken-turkiyede-solun-durumu/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>