erdogan-mirzabeyoglu-telegram-kasikci-cinayet

“BİZ SORUMLULUK MAKAMINDAYIZ”; YA MİRZABEYOĞLU’NUN SORUMLULUĞU?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Meclis Grubunda yaptığı konuşmada Kaşıkçı cinayeti ile ilgili olarak gayet uzun ve detaylı bir açıklama yaptı ve “Biz sorumluluk makamıyız!” diyerek, Türkiye’de işlenmiş bir cinayeti aydınlatma görevlerine atıf yaptı. Hatırlanacağı üzere AKP’den daha önce yapılan açıklamada, cinayeti çözmenin namus meselesi olduğu vurgulanmıştı.

Erdoğan, cinayetle ilgili şu soruları da gündeme getirdi:

“Bundan sonra tüm sorumluları açık bir şekilde ortaya çıkararak hukuk önünde cezaya çarptırılmalarını bekliyoruz. Cinayetin anlık değil planlı olduğuna yönelik emareler var. Bu 15 kişi cinayet günü neden İstanbul’da toplanmıştır. Bu kişiler kimden emir alarak oraya gelmiştir, başkonsolosluk binası neden hemen değil de neden günler sonra incelemeye açılmıştır, cinayet ortadayken onca tutarsız açıklama neden yapılmıştır, ceset neden hala ortada yok, cesedin yerli işbirlikçiye verildiği ifadesi doğruysa bu yerli işbirlikçi kimdir? Sıradan bir kişi bahsetmiyor bundan. Bu yerli işbirlikçiyi açıklamaya mecbursun. Kimse sorular cevaplanmadan meselenin kapatılacağını aklından geçirmesin. Güvenlik birimlerinin elindeki bilgiler hadisenin planlı olduğuna işaret ediyor. Böyle bir meseleyi, birkaç güvenlik ve istihbarat elemanının üzerine yıkmak yanlış.”

Demek ki Erdoğan hem mesuliyetinin farkında hem de istediği zaman soru sorabiliyor, bir meseleyi aydınlatmak için irade gösterip, tavır alabiliyor.

O hâlde Kumandan Mirzabeyoğlu cinayetinin aydınlatılması da bir irade, yani isteyip istememe meselesidir.

Peki, Kaşıkçı cinayetinin aydınlatılması için bu irade ortaya konabilirken, Mirzabeyoğlu’nun katledenlerin ortaya çıkartılması için böyle bir irade niçin gösterilmez?

Oysa Mirzabeyoğlu cinayetinin çözümü, TELEGRAM’ın ortaya çıkmasına ve dolayısıyla bir Millî Güvenlik meselesinin de giderilmesine yol açmayacak mı?

Tabi muhatapların bakış açısı bu şekildeyse ve bunda samimilerse.

Diğer türlüsü farklı ihtimaller de gündeme gelir.

Şimdi biz kimseyi töhmet altında bırakmadan soralım: Mirzabeyoğlu katledilirken niye seyrettiniz ve katilleri nerede?

Mesuller sizlersiniz, sizsiniz!

Altı, yedi yaşında çocuklar değilsiniz ki kandırılmış olasınız, aldatılasınız da sorumluluktan kurtulabilesiniz; değil mi?

Ülkede bir cinayet işleniyor ve “sorumluluk makamındayım” diyenler sorumluluklarını niye yerine getirmiyor?

Sizin sorduklarınız üzerinden aynen soruyoruz:

“Bundan sonra tüm sorumluları açık bir şekilde ortaya çıkararak hukuk önünde cezaya çarptırmalarını bekliyoruz. Cinayetin anlık değil planlı olduğuna yönelik emareler var (Var değil, apaçık, TELEGRAM yıllar boyu devam etti ve Kumandan katledilmeden 25 gün önce kendisine suikast yapılacağını söyledi zaten.) Bu TELEGRAM’cılar nerededir?  Bu kişiler kimden emir alarak bu suikasti yapmıştır, Kumandan’a yapılan TELEGAM’la ilgili niçin tek bir soruşturma açılmadı ve cinayetten sonra da dosya normal bir ölüm gibi niye kapatıldı? Telegram uluslararası bir proje evet, yerli işbirlikçileri kimler?  Bu yerli işbirlikçiyi açıklamaya mecbursun. Kimse sorular cevaplanmadan meselenin kapatılacağını aklından geçirmesin. Elimizdeki bilgiler hadisenin planlı olduğuna işaret ediyor. Böyle bir meseleyi, geçiştirmek ve ileride muhtemel bir şekilde birkaç güvenlik ve istihbarat elemanının üzerine yıkmak yanlış.”

http://www.adimlardergisi.com/biz-sorumluluk-makamindayiz-ya-mirzabeyoglunun-sorumlulugu/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>