boksun-remz-sahsiyeti-muhammed-aliye-rahmet

BOKSUN REMZ ŞAHSİYETİNE RAHMET – Alkan SANCAKTAR

Boksta bugün uygulanan neredeyse bütün yeniliklerin ilk tatbikçisi Muhammmed Ali, uzun yıllar tedavi gördüğü Parkinson hastalığının ardından geçtiğimiz gün vefât etti.

Muhammed Ali’nin 1964 yılında çıktığı ilk şampiyonluk maçı öncesi, Malcolm X’in yaptığı açıklama, onun mânâsını ve İslâm Coğrafyası için oynadığı rolü net bir şekilde çerçevelemektedir:

“Bu maç gerçek adına yapılan bir maçtır. Hilal ile Haç’ın ringe çıkışıdır bu; hem de ilk kez. Çağdaş bir haçlı seferi, bir Müslümanla bir Hristiyanın, televizyon başında bekleşen bütün dünya karşısında kozlarını paylaşmasıdır bu!”

İşte Malik El-Şahbaz Malcolm X tarafından müjdelenen bu mânâya sıkı sıkıya bağlı kalan Cassius Marcellus Clay, maç öncesine kadar Cassius X şeklinde taşıdığı adını da terk ederek, favori rakibi Sonny Liston’u darmadağın ettiği maçın hemen ardından İslâm’a bağlılığını açıklayarak adını haykırmıştır: “Cassius Clay benim köle adımdı. Artık köle değilim! Ben Muhammed Ali’yim! Bundan sonra adım bu!”

O günden 80’lerin başında sona eren boks hayatı ve ardından süren yaşamı boyunca “İslâm’ın Yumruğu” olarak abideleşmiş bir şahsiyet…

Şımarık Batı ve Batılı karşısında İslâm için verdiği kavgasıyla İBDA’nın “fikrin emrinde yumruk” misâline denk düşen bir SEMBOL olarak, kendisinden önce görülmemiş şekilde boksa getirdiği yenilikler; savaşı-kavgayı topyekûn ele alan bakış açısıyla maçlarından önce ve sonra gerçekleştirdiği basın toplantılarıyla, Batılı gazetecilere verdiği cevaplarında, sataşmalarında ve laf atmalarında görüldüğü üzere, sözlerini de bir yumruk gibi kullanmasıyla, maç öncesi hasımlarını kararlılığı ve heybetiyle ezmesiyle, ringde maç öncesi gözlerini hasımlarının gözlerine dikmesiyle, hasmına göre maç içerisinde geliştirdiği yıkıcı oyun zekâsıyla, inancına bağlı bir icad yeteneği olarak geliştirdiği ayak hareketleri (dansı) ve gard değiştirmeleriyle, yumruk atmanın bütün biçimlerini kullanan stiliyle, hasmının kazanma iradesini yok eden maç içerisindeki tavırlarıyla, “boks için boks” şeklindeki anlayış karşısında boksu “yumruk atmak”tan çıkaran ve onu fikrin emrine veren ve onun için kullanışıyla;

Hedefe giden yolda ideal için yumruğunu kullanan ve bunun stratejisini, taktiğini bütün yönleriyle geliştiren boksun Remz Şahsiyeti Muhammed Ali.

 

“YUMRUK VE KAFA”

70’ler boyunca Anadolu insanını maç saatlerinde radyo ve televizyon yayınlarına bağlayan, İslâm coğrafyasının Batı karşısında son yüzyılda yaşadığı makus talihini tersine çevirici bir sembol olan yumruğun REMZ ŞAHSİYETİ Muhammed Ali hakkında, kafanın REMZ ŞAHSİYETİ Necip Fazıl Kısakürek 1967 yılı Büyük Doğu’sunda “YUMRUK VE KAFA” başlığı altında şunları yazmıştır:

Boksör Muhammed Ali (Clay)’in yumruğundaki kuvvet İslâm mütefekkirinin kafasında da tecelli ettiği anda her şey kurtulmuştur. O yumruk ki, bütün kuvvetini Allahtan ve dinden bilir; kendisine denk bir kafayla birleştiği ân, Batılının kırılan çenesine karşılık beynini ezmek imtiyazına da erecek ve ruhlardaki o korkunç küçüklük ukdesi kalkacaktır.

O zaman, bilmem kaçıncı (raund)tan sonra, kan içinde bıraktığı hasmına:

– Söyle bakalım benim adım ne?

Diye tekrarlayıp duran Mehmet Ali’ye eş, İslâm mütefekkiri, altüst edeceği Batı tefekkür sistemine karşı haykıracaktır:

– Söyle bakalım benim adım ne?

O da:

– Nihayet seni gördüm ve anladım! Adın İslâm!.. cevabını vermekten başka çare bulamıyacaktır.

İslâmın kafa zaferi gerçekleşecek olursa meydana çıkacak hakikat karşısında ve galip Doğulu ile mağlûp Batılı arasında muhasebe şöyle olacaktır:

– Söyle, ey, keşifleri içinde boğulan ve demokrasi ve liberalizma, yeni nizam ve faşizma, materyalizma ve komünizma derken, yeni katolisizma adına baş vurmadığı yol bırakmayan Batı adamı! El attığın ne kadar hedef varsa hepsinin birden varamadığı, ulaşamadığı, eremediği gayenin İslâmda olduğunu nihayet anladın mı?

Günün şartlarına göre, sözde aydınlarımızla biz, Batı fikir boksörünün karşısında (nakavt) olmuş yerde yatarken, işte hayalimiz bu kadar büyük ve hakikatimiz böylesine şanlıdır.

Üstad’ın kendisi vesilesiyle İBDA ihtiyacını ifâde ettiği Muhammed Ali’yi, kafa ve yumruğun birlikte hakkını veren İBDA’nın gelişini müjdeleyen;

İBDA’nın boksörü olarak selâmlıyor, rahmetle anıyoruz!

Alkan SANCAKTAR

Orjinal Makale: http://www.adimlardergisi.com/boksun-remz-sahsiyeti-muhammed-aliye-rahmet/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>