bu-ne-lahana-tursusu-mustafa-bey

Bu Ne Lahana Turşusu Mustafa Bey? – Mehmet KİBAR

“Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” deyimini bilmeyen yoktur sanırım. Sözleriyle davranışları birbirini tutmayan kimseler için söylenmiş, mükemmel bir Anadolu deyimidir.

Birkaç gün önce AKP Malatya Milletvekili Mustafa Şahin‘in, birkaç gazetedeki açıklamalarını okurken aklıma bu deyim geldi.

Sayın Şahin‘in, muhtemelen Gülen Cemaati’ne mensup oldukları iddia edilen polisleri kastederek, 28 Şubat döneminde hem namaz kılıp hem de işkence yapan resmi görevlileri şikayet etmesi, AKP liderliğinin olduğu kadar, AKP mensuplarının da ne kadar ilkesiz bir politika yürüttüklerini gösteriyor.

Bu işkenceleri yapanlarla 10 yıl boyunca iktidar ortaklığı yapıp, “ne istedilerse verip” , ardından yorgan gidip kavga başladığında eski defterleri karıştırıp işkencelerden bahsetmenin,ilkesizlikten başka bir izahı varsa ve biz yanılıyorsak, buyursun bir başkası doğrusunu söylesin.

Evet 28 Şubat dönemi, Müslümanlar özelinde yaşanan bir işkence dönemiydi.

Bir iki satır yukarıda dediğimiz gibi, ne işkenceyi yalanlama gibi bir derdimiz var, ne de işkenceciyi aklama gibi bir vazifemiz.

Sıkıntı, zaten bilinen bir şeyin dile getirilmesi değil, işkenceyi sanki yeni öğrenmiş gibi bu gün kendi siyasi kavgalarında dile getirenler.

AKP Milletvekili Mustafa Şahin‘e hangi Cemaat mensubu polis,nerede işkence yaptı bilmiyoruz.

Ama hem 28 Şubat darbesi öncesindeki zamanlarda, hem de 28 Şubat döneminde, bizzat kendi ağızlarıyla Fethullah Gülen‘e bağlılıklarını dile getirirken işkence yapan, namaz vakitlerinde de işkenceye ara verip, kanlı elleriyle namaza duran polislerle bizzat ve defalarca tanışmışlığımız var.

Filistin askısı, elektrik, falaka, tecavüz tehdidi, kaba dayak gibi işkence metotlarını çok iyi bilen bu insanlık düşmanlarının tezgahlarından geçtikten sonra, günlerce ve haftalarca iş göremez raporu almayan İBDA bağlısı neredeyse yok gibidir.

Bizzat şahsımda ve doğrudan tanıdığım bir çok arkadaşımda, bu işkencelerin fiziki izleri bile hala durur.

AKP Malatya Milletvekili Mustafa Şahin‘i okurken, o günlere gidip geldim desem yalan olmaz. İnsan bazı şeyleri unutamıyor…

Ancak yine Mustafa Şahin‘in ve aynı şeyleri yaşadığını iddia eden başka AKP mensuplarının, bunları dün değil de, bu gün dile getirmesi, bizce kendileri açısından samimiyetsiz bir davranış.

Neden bunları söylemek için 10 yıl bekledin diye sorarlar insana.

Neden aynı işkencecilerin mensup olduğu yapıya, 10 yıl boyunca ne istedilerse verdin de,bunları iktidara geldiğin gün yüzlerine söyleyip, işkencelerin hesap sormadın derler.

Neden?

Eline hayatı boyunca silah bile almamış Metin Kaplan hala 28 Şubat yargısı yüzünden hapisteve ağır hasta; neden yıllarca görmezden geldiniz ve hala görmezden gelip birkaç polisten bahsediyorsunuz derler.

Salih Mirzabeyoğlu, sizin bir Ergenekon, bir Paralel Yargı dediğiniz hakimlerin bile tespit edemediği bir örgütün lideri olarak idam cezasıyla cezalandırıldığında ve sizin iktidarınız döneminde tek kişilik hücrede tutulurken, siz Cemaat ile ortak değil miydiniz derler.

İşinize geldiği zaman insanların işkence gibi unutmayacağı acıları, kendi kavganızda hatırlayıp istismar etmek ayıp değil mi diye sorarlar.

Dün öyle bu gün böyle; hayırdır kardeş, bu işler nasıl ince işler derler.

Ne istediler de verdiniz, sonra ne oldu da kavgaya tutuştunuz; hele önce biraz da bundan bahsedin derler…

Salih Mirzabeyoğlu’na yapılan ve halen devam eden Telegram işkencesini kabul edip, onun faillerinden bahsetmek için bir on yıl daha mı bekleyeceksiniz derler…

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu derler…

 

Mehmet KİBAR

ADIMLAR

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>