Bütün Fikrin Gerekliliği – Salih Mirzabeyoğlu

Bütün Fikrin Gerekliliği
İktidar • Siyaset • Hareket
(Die Notwendigkeit ganzheitlichen Denkens – Macht, Politik und Bewegung)
(Necessity of Whole Idea – Power, politics and movement)
ضرورة الفكرة كلها - السلطة والسياسة وحركة
(Nécessité de l’idée - Alimentation, de la politique et mouvement)
(Necesidad de Whole Idea - Poder, política y movimiento)

bütün-fikrin-geregliligi-kumandan

“Mücerret fikir istidadı tamam!”
1979 – Necip Fazıl Kısakürek


TAKTİM

BİRKAÇ SÖZ

“Her ilim bir marifettir, her marifet de bir ilim!”… Büyük İslâm velisi böyle buyuruyor!..

Mücerret mânâda “ilim”, “bilme” demektir… “Bilme”nin hakikati de, feraset ve anlayış, basiret ve kavrayışta… Bunun uç noktasında da, şiir idrakı var… Ve insanın bilgilenme süreciyle eşdeğer olan hürriyetin sonsuzluğunca sonsuz hayret!..

İnsan idrakının hedeflediği veya idraka kendini empoze eden her meselenin malzemesi, neticede idrak keyfiyetinin topladığıdır; ve maruf mânâsıyla ilim de, bu malzemenin sistematize edilmiş şeklidir… Umumiyetle bilinmeyen husus ise, ilmin gayesinin o mevzuda idrakı geliştirmek için olduğu!..

Bir ilimde sadece malûmattar olmakla kalınan nokta, Abdülhakîm Arvasî Hazretlerinin “ilim insanın cehlini alır, ahmaklığını almaz!” buyurduğu hikmetin içine girer; ve faydasız ilimden Allah’a sığınmak şuuru, imân ölçüsüdür!..

“Kuyruğu etrafında dönen kedi hayrette; Âlim ki, hayreti yok, ne boş gayrette!”… Üstadım’ın, ilmi nisbetinde ahmak yaradılışlara her dem hatırlatılması gereken “Hayret” isimli “Noktalama”sı!..

Gerçek oluş ve sahici buluş ifade etmek gereken her mevzuda ilk önce idrak ettirilmesi şart ölçülendirmelerden biri de, İmam-ı Gazalî Hazretlerinin: “Fıkıh için ne kdar hadis bilmeli?” sualine, “bilmeyi bilecek kadar!” cevabını veriyor… Bu ölçülendirmeyi, bütün mevzulara tatbik ediniz!..

En nihayet, kitaplık çapta ele alınabilecek olan bu hususu, Hazret-i Ebubekir’in sonsuz oluşu remzedercesine belirttiği bir hikmetle noktalayalım:
-“İdrakı idrak etmek, bir ilimdir!”

Belli başlı ipuçlarını verdiğimize göre, “idraki idrak”ın hakikati ile mücerret mânâda “İslâma muhatab anlayış” davasının birbirinin aynı olduğunu bildirelim… Daha “ilim nedir?” suâlinin bile cevabını düşünmemişken; kabuk ve ezbere bilgiyle “ilim” kavramının itibar kalkanı arkasından bu meseleye yan bakanlar, meselenin hasrına aldığı mevzularla billûrlaşmasına nazaran bunun da bir ilim olduğunu anlasınlar… Ve bizim, zamanın ihtiyaçlarına nisbetle bu davanın kurucusu olduğumuzu!..

“İslâma muhatap anlayış” davasının saf fikir ve tecrit buudunu, derinliğine ve genişliğine doğru meseleler içinde ilk defa misâllendiren ben, yetişmelerinde büyük pay sahibi olduğum ham yobaz ve kaba softa tipinden ayrı ve “ilk” mânâsının verimi hâlinde benzersiz yeni idrak nesline, bu eserin mânâsını hikâye etmek borcundayım!..

İster mümin olsun, ister kâfir; el atılan her meselede, kesiksiz bir tecrit tavrıyla yürüyen her fetih ehli, büyüdükçe kendini yiyen ve ruhun önünde dize gelen aklın son takatiyle haykıracaktır: “Mutlak Fikir gerekli!”… Bu vasıflandırmanın karşılığı olan imân, fikir ve sistem mihrakının ne olduğu, ona nasıl yanaşılacağının usul ve adabı meselesi, sonrak iş!..

20 yaş ötesinde için için olgunlaşan ve günün ihtiyaçlarına nisbetle Gölge I. dönemin sesini temellendirmeye yönelerek, 1978’de Gölge II. dönemin mânâsını ifade eden bu bahis, Akıncı Güç patlamasının başında, 1979’da bir kitapçık çapında basıldı ve Büyük Doğu Mimarı’nın tetkikine sunuldu… Ve “dünya çapında fikir” çapının kurbağa çapına nazaran henüz “larva” safhasını temsil etmesine rağmen, Büyük Doğu Mimarı’nın şu hükmüne muhatap oldu:
-“Mücerret fikir istidadı tam!”

“Bütün dehâlar gençliklerinde parladılar ve bütün davalar gençler elinde yürüdü!..” Demek ki, ezbere bilgi ile fikrini hüviyetinin makyaj malzemesi gibi yanında gezdiren ve malik olmadıkları mânânın sahibi görünmeye bayılan soytarılarla gerçek bir fikir adamı arasındaki fark, en küçük çaplarda bile belli oluyor!..

Mutlak fikrin gerekliliği; “bütün fikrin gerekliliği”… Fikir, usul ve metod cihetiyle, el atılan her meselede onun özelliğine nazaran görünen “bütün fikrin gerekliliği” davası, bütün İbda külliyatına şamil mânâsıyla ve İslâm’ın vasıflandırılışını göstermesine nazaran, özelleştirilmiş ve tekele alınmış bir oluş prensibi ve esasına yükselmiştir: Bütün Fikrin Gerekliliği!..

Dikkat: “Bütün Fikrin Gerekliliği”, insan ve toplum meselelerine İslâm’ı tatbik edebilmenin, yani “İslâma muhatab anlayış”ın tüttürülmesi söz konusu olan her yerde, temel bir oluş prensibi ve temel bir esastır!..

İlk baskısı 4 ayda tükenmişken, ardından gelen eserlerde ışığı artarak kemâl hâline eren bu eserin keyfiyeti, işte bu yüzden, şu kadar sene gecikmiş olarak 2. baskıya giriyor… Şu farkla: Günün ihtiyaçlarına nisbetle ve aksiyonu temellendirme ve yönlendirme niyetine göre “İktidar- Siyaset- Eylem” mevzuunun ağırlığı içinde ele alınan ilk baskının durumuna pek ellemeyerek, 2. baskıda onu “Birinci Kısım” diye vermekte, “İkinci Kısım”da ise işin derinlik buuduna ait mücerret meseleleri ve İbda’nın diğer eserlerinde işlenen mevzularla bağlantı noktalarını göstermekteyiz!..

FRAGMANLAR

“Mutlak Fikir” bağlıları, Muhiddin-i Arabî Hazretlerinin, “Küfrün kaynağını bilmeyen gerçek imanda olamaz.” Hikmetinden paysızlık içinde, ne kendini biliyor, ne de dışını… “Mutlak Fikir” düşmanları da, ne düşman olduklarını tanıyor, ne yandaş olduklarını; hakim düşünce, “kulüpçülük” zihniyeti. (s.27)

Burada şu noktaya dikkat etmek gerekir ki, otoritenin menfi neticelerini sergileyerek onun gereksizliği neticesine varmak mümkün değildir. İnsanı sosyal olmaya iten sebepler ortadan kalkmadan, sosyal münasebet farklılaşmasıyla beliren sosyal organizasyon farklılaşmasına ve otoritenin doğumuna mâni olunamaz…(s.41)

O halde düşünmeyle birlikte dilin doğuşu nasıl açıklanacak? Bunu teorinin sayısız pratikle oluştuğu şeklindeki düşünceyle açıklamak mümkün değildir. Eğer teoriyi oluşturan “tenkid şuuru”nun rolünden bahisle bu nokta izah edilirse, burada “tenkid şuuru”nun önceliği, kastedilen mânâ içinde, yine “teori ve pratik” ilişkisi gibidir… Prariğin sayısız tekrarlarıyla –hiç yoktan– tenkid şuuru oluşmaz. (s.55)

Her zaman gücün teşkilâtlandırılması şeklinde gözüken devlet, bir ülkede ancak kendisine karşı gelinmesi imkânsız bir maddî gücün varlığı ile birlikte kendisini gösterir. Yalnız şu farkla ki, bu maddî güç, baskı altında tutucu ve sömürücü bir kuvvet değil, hukukla sınırlandırılmış bir kudrettir. (s.99)

Tekrarlamakta fayda var ki; düzen değişimi sözkonusu olduğunda eğer orduya güvenilmiyorsa, ister iktidara gelince yapılacak bir darbe düşünülsün, isterse halk ihtilali düşünülsün, bunu gerçekleştirecek bir kadro, örgüt ve metoda ihtiyaç vardır. (s.120)

Düşünülebilecek herşey, onu düşünen kişinin ruhunda bir tasavvurdur; bundan dolayı ruhlardaki tasavvurlardan başka bir şey düşünülemez…Sırf mantıkî bir alanda bile yeni olana ilk ulaşan akıl değil sezgidir. (s.148)

Âlemde her varlık, kendi derecesinde ve ifadesi kendi varlık zâtında “neyse o” olarak ve türünün bizim mânâlandırdığımız kanunlar çerçevesindeki sebep-sonuç ilişkisinde yaşarken, kendini ifade edici olmak ve memuriyetini bulmak yalnız insana mahsus bir iş. (s.150)

İÇİNDEKİLER

Birkaç Söz
Birinci Baskının Takdimi

I. KISIM

1. LEVHA
İÇTİMAİ SİSTEM ÇERÇEVESİNDE
Günümüz Dünyası
Ölçümüz
Sınıflama
Buhranın Kaynağı
Nasıl Bir Tercih
İktidar ve Toplum
Toplum ve Siyaset
Sosyal Münasebetleri Doğuran Şartlar
İlgi ve İhtiyaç
Sosyal İlişki
Toplum – Yapılar – Müesseseler
Siyasi Fonksiyon-İdare Eden ve İdare Edilen-
Şiyaset – Şuur – Ahlâk
Yanlış Düzen – Siyasi Şuur – Buhran
Ferdin Rolü
Metodun Niteliği
İyi – Doğru – Güzel
Çevre Şartları
Sezgi ve Mantık
Netice

2. LEVHA
İKTİDAR VE HAKİMİYET ÇERÇEVESİNDE

Doğrular ve Yanlışlar
İktidar Kimindir?
Sistem – Rejim – İktidar
İktidarın Kaynağı Hakkında Görüşler
İktidar ve Hakimiyet
Halk Hakimiyeti – Millet Hakimiyeti
Mutlak İktdar

3. LEVHA
DEVLETİN DOĞUMU VE MAHİYETİ

Devletin Doğumu ve Mahiyeti
Sosyal ve Siyasî Varlık
Hukukî ve Siyasî Düzen
Devletin İncelenmesi
İlk Münasebetler
Kuvvet ve Mücadele
Biyolojik Teori
Ekonomik Olay
Akıl ve İrade
Sosyal ve Siyasî Sözleşme
İktidarın Müesseseleşmesi
Tesbitler

4. LEVHA
DEĞİŞİMİN BİÇİMLERİ

Düzen ve Düzen Değişimi
Genel Olarak Değişim Biçimleri
Siyaset ve Savaş
Hazırlayıcı – Koruyucu – Yıkıcı
Yanlış Değerlendirme

II. KISIM

Toplayıcı Hüküm
Usul ve Metod
Kader Sırrı
Sır – Müphemlik
Sır İdraki
İnsanın Yeri
Varoluş ve Düşünce
“Ben” ve Fikir
İnsan ve Hayvan
Terkip Hatası
Nizam Şuuru
Ruh ve Dil
Bilginin Doğuşu
Bir Tesbit
Şuur ve Malum
Varlık Sırrına Yaklaşma
Bilmeden Bilmek
Ruh ve Ruhî Çaba
Ruh ve Düşünce
Hakikate Erme Çabası
İş ve Şuur
İçgüdü ve Şuur
Nesneleştirme Gücü
Hüküm
Ruhçuluğun Hakikati
Düşünce ve Alet
Üst Dil – Üst Mânâ
Aklın Değeri
Akıl ve Zekâ
Değer Ölçüsü
Ruhî Muvazene
Aslolan Ruhîlik
Büyük Ölçü
İmân ve İnkâr
İmân ve İspat
Mutlak Fikir ve İdrak
Eserde Müessiri Görmek
Kültür ve Zaman
Zaman Ölçüsü
Zaman ve Şuur
Anahtar
Ezelî Hal Şuuru
Mutlak Fikir ve Zevken İdrak
Ferdin Hakikati
Tablo
Nihayet

ibda-yayinlari

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>