cerrahi-mudahale-necip-fazil-kisakurek-rapor-1

CERRAHÎ MÜDAHALE – Necip Fazıl Kısakürek – Rapor Cilt1

Bu memleketi ancak cerrahî bir müdahale kurtarabilir. «Cerrahî müdahale» den kastımız bir ordu hareketi ve askerî ihtilâl değildir. Bu gibi hareketlerin «cerrahî» olduğunu kabul ederiz ama, şifa getirici bir «müdahale» olduğunu kabul edemeyiz. Kafatasından içeriye ulaşan kılıç şeklinde her neşter, oradaki uru temizleyemez; çok defa beyni büsbütün iptal eder, vücudu kötürüm eyler.
Bütün yeniçeri isyanları, tâ 1960 darbesine kadar böyle olmuştur. Yeniçeri misalinde, dış düşmana karşı milletini korumaktan âciz hale gelen ordu, meydan muharebesi kazanma hırsını öz milletine kılıç çekmek suretiyle gidermeye bakmış, düşman ülkesi yerine kendi öz vatanını işgal etmeyi marifet saymıştır.

Fakat bu hüküm, müşahhas misalini yeniçeride gördüğümüz, yumruk kuvvetinden başka bu imtiyaza malik olmayan ordulara göredir. Yumruğunun içinde beyin, beyninin içinde de yumruk saklayan ordular bu hüküm dışındadır. Diyeceksiniz ki:
— Yumrukla beyin içice olunca, ikisi de öz keyfiyetlerini kaybederler, birbirinin hassalarını tüketirler… Yumruğa lâzım olan, kendisini idare edecek kadar beyin, beyine lâzım olan da, sözünü dinletecek derecede yumruktur. Bunlarsa ayrı şeyler… Esasta ordu yumruk, beyin de millî irade… Bu hassaların mükemmel bir (koordinasyon) ahengi içinde ayrı ayrı işlemesi ve ânı gelince bölünmez bir terkip ifadesiyle muazzam bir vahdet arzetmesi lâzımdır. Onun içindir ki, orduya, yumruğunun içinde bir nevi hükümet dimağı saklayarak, milletin siyasî, içtimaî, idarî, iktisadî, ruhî, ahlakî murakabe ve kontrolü hakkını tanıyamazsınız!
Doğrudur; ve bu fikir, muarızımın değil, bizzat benimdir.

Fakat aynı fikir, bellibaşlı bir ideolocya temeli üzerine oturtulmuş, her ferdinin tek kıbleye dönük olduğu, bütün iş bölümlerinin bir İsviçre saati intizamiyle çalıştığı, herkesin ve her işin maddî ve manevî hakkını tam aldığı, müesses ve mükemmel cemiyetler içindir. Yoksa İsviçre saati misalinde olduğu gibi, çarkları kopmuş, direği kırılmış, yayları fırlamış ve akrebi, yelkovanı düşmüş, bizimki gibi bir cemiyette, yumruk kuvvetinden, vaziyeti görecek kadar beyin isteyip, pilâv yerken çatalı kulağına götüresiye şuursuz bir beyni yenisiyle değiştirmesini dilemek haktır.
Fakat ve yine, bu demek değildir ki, bizim özlediğimiz «cerrahî müdahale», askerî bir darbedir.

Asla!
Çünkü böyle bir hareketin, 4 asırlık tecrübelerimize dayanarak tespit edebiliriz ki, beyni ıslah etmek değil, büsbütün harap etmekten başka bizde bir verimi olamaz!

Öyleyse ne istiyor ve «cerrahî müdahale» tabiriyle ne murad ediyoruz?

Açıkça ve riyazi bir ifadeyle bildirelim:
Ordu misalinden kastımız, onun, ideal şekliyle belirttiği nizam ve kuvvet tasarrufunu benimsememizdendir. Ordu ruhu, yalınız kendi içinde değil, her yerde olabilir. Her yerde ve her zümrede… Hususiyle Büyük Doğu fikirler manzumesinin madde nakışlarında…

O halde «cerrahî müdahale» den kastımız, ideal ordu ruh ve nizamına malik bir fikir topluluğunun, devlete kendi beynini (empoze – zorla kabul ettirme) hamlesine girişip, kanunun verdiği olanca imkânı kullanarak iktidar kapısı önüne dikilmektir. «Zorla kabul ettirme» tabirinden de dehşete düşmeye değmez. Bu zor, iktidara gelmeden, gelmek için kullanılacak bir metod değil, üstün kanunla, üstün kanun anlayışiyle elde edilecek bir
iktidardan sonra kullanılması gerekli usuldür.
Zorla, fakat yine kanun yoliyle:
Köylü zorla toprağına iade ve onu verimlendirmeye memur edilecek…
Üniversite, kitabı, sistemi, profesörü ve talebesiyle zorla adam edilecek…
îşçi zorla çalıştırılacak ve patron zorla adalete davet edilecek…
Ahlâk zorla tatbik edilecek, her türlü ahlâk şubesinde kötülük vasatları zorla tasfiye edilecek…
însan gücü zorla tasarruf edilecek ve her istidat ve kaabiliyet, büyük iş manzumesinde, yerini zorla alacak…
Hattâ zor vasıtası olan yumruk bile, ulvi mâna ve makamına zorla kavuşturulacak…
Hâsılı, hasta millete muhtaç olduğu ilaç zorla içirilecek…
Prensip dururken şube şube iş saymaya ne hacet; Türk milletini kurtarmak için «cerrahî müdahale» den başka çare bulunmadığını bildirmek yeter!..

Gerisini alâkalılar düşünsün!.
Necip Fazıl Kısakürek
Eser: Rapor Cilt 1

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>