dalgalansin-diye-gokbayrak-ismal-uysal

DALGALANSIN DİYE GÖKBAYRAK – İsmail UYSAL

İsmail UYSAL / Bolu F Tipi Cezaevi

“Ünsal’ı yaşamak” başlığı etrafında kalemi elime almış, şahâdetini vesile kılarak gönlümde yer eden hissiyatı satırlara dökmek istemişsem de, kalemim bunun ne kadarını dile getirebilir, işte bu hususda pek iyimser değildim. Lâkin şuna güveniyordum: Söylediğim ne olursa olsun bu hissiyata aşinâ olanlar, eminim beni anlayacak ve hasıl olması isteneni de sezeceklerdir. Buna o kadar inanıyorum ki, zaten o rahatlıklada yazıyorum…

“Ünsal’ı ilk nasıl tanıdım” 1995 senesi olması lazım, daha Metris’te yeniydim. Ünsal, ağabeyi Ali Osman Zor’u ziyarete gelmişti ve öğleden önce, hatta ziyaretin ilk saatleri olması hasebiyle, ortalık o kadar tenha ki, galiba ondan başkası da yok. O haftanın ziyaret mahâllinden sorumlu kişisi olarak oralarda dolanıyorum ama heyhât kendisini gördüğüm ve tanıdığım hâlde onunla hiç konuşmuyorum… Sert ve öfkeli bir mizaca sahip olduğunu bildiğimden(!) dolayı, aklım sıra ondan uzak duruyorum. Artık nerden, nasıl ve ne şekilde böyle bir kanıya sahip olduysam, bu duygunun etkisi altında, hiç oralı olmadan vazifemi(!) yapıyorum… Bir iki önünden geçtikten sonra, artık dayanamadı ve bana seslendi; “Selâmünaleylüm! Nasılsın? İyi misin? Hayırdır hiç muhatab olmuyorsun?” Yaptığımın savunulacak bir tarafı yoktu, utanç içinde “kusura bakma, hani tanışmıyoruz ya, o yüzden….” minvalinde bir şeyler geveledim. Tabiî cevabımı da aldım, sözü dolaştırmadan, eğip bükmeden söyledi: “Ne farkeder, gönüldaş değil miyiz, gel tanışalım!”…

Ah Ünsal! İçi dışı bir olan yiğit gönüldaşım, o gün ne kadar kızsan, ne kadar öfkelensen, yerden göğe kadar haklıydın. Zira biz, birbirimizi görmezlikten gelemezdik. Çok sürmedi, benim de içinde olduğum 12 kişilik bir gönüldaş grubuyla Niğde’ye sevk olduk. Kendisiyle bir daha hiç görüşme ve konuşma fırsatım olmadı. Ve elimde tek hatıra olarak, işte bu anlattığım yaşananlar kaldı. Ama bu bile onu tanımak için bana yetti…

O ise, o günden sonrada, hem de hiç hız kesmeden, olduğu gibi yaşadı; kararlı mücadelesiyle, tavizsiz tavrıyla, gözü karalığıyla hep en ön saflarda yer aldı…

Hacı Bayram Velî Hazretleri’nin; “Kıyamazsan can-u câne… Uzak dur girme meydana… Bu meydanda nice başlar… Kesilir hiç soran olmaz.” dediği üzere, Adımlar Dergisi’nde bombalı saldırıyla hedef olup, üstün bir nasiple nasiplenmek sûretiyle, şehâdete ulaşacağı 25 Mart akşamına kadar, cihat yolunda yaşananlara seyirci kalmadan ve “faydasız kolaya sapmadan”… Hani o ulvi heyecan adamının deyişiyle “Alçaklar! Genç Osman’a ne yapyınız? O’na nasıl kıydınız?!” haykırışına denk, meydan yerinde bu asil tepkiyi vererek yaşadı…

İman ile şereflenen , “müjde”yi işiten, emanetin ağırlığını hisseden, kabak gibi yatmayıp, sadakatla, samimiyetle hizmet ederek Adım Adım şehitliğe koşanlar; iyiler iyilikleri ile, yiğitler yiğitlikler ile anılsın… Şehidlik başlara tâc, mübarek olsun!.. Kumandanımızın tabiriyle söyleyecek olursak “Ünsal’a yakıştı!”… Şanlı alınlarında parıl parıl parıldasın…

Duydum ki  gazi Ünsal da

Alkanlara boyanmış

Sahici bir delil sunarak

Göğe kucak açmış…

Bir sevda isterdi bu yolculuk

Teslimiyet ve adanmışlık

Ve sarsılmaz bir yürek

İşte akın yolunun

Sadık neferleri

Gösterdiler akıncı olmanın

Zevkini ve erdemini

Onlardı sadakata güzel örnek

Çıktıkları yoldan dönmeyerek

Sabır, sebat ve tevekkülle

Ve ümitsizliğe düşmeyerek

Lafla, söylemle de olmaz

Yiğit iş’te gerek

“Ya kaydımız düşülsün

Ya din-ü devlet

Ya müntakim Allah

Bizi intikamına memut et”

 

Hayrette gözüm

Yüzlerde sevinç

Hayrette özüm

Gözlerde neşe

Her biri bir yiğit

Her biri bir heybet

Biz bir yola girdik

Sevdik ve gönül verdik

Doğru yolda

Doğru Adımlarda

“Her çaresizliğin çaresi

Allah AZZE VE CELLE

Bu nesve-i mahşerde

Ya Rab yüzümüzü

Ak eyle…”

En güzeli

En sevimlisi

Ölümlerin

Budur alı yazısı

Yiğitlerin

Hasıl-ı kelâm

Vakit tamam

O Rabbini dilemiş

Rabbi de onu istemiş

Şehitliğe âşık

Şehitliğe hasret

O ne yükseklik

O ne güzel izzet

Açılmış göğün kapısı

Ak pak olmuş ufuklar

Uğurlar olsun

Sevgili Ünsal…

 

ADIMLAR Dergisi.com

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>