Adsız-1-630x325

DÜŞMANA DÜŞMANLIĞIN AZALMASIN; İNTİKAM HİSSİ, ALLAH’IN DÜŞMANLARIMIZA KARŞI BİZE İHSAN ETTİĞİ BİR NİMETTİR! – Serhat OĞUZ

3 Mayıs 2016 tarihi itibariyle facebook sayfamda devamını getirmek niyetiyle “giriş” mahiyetinde kaleme aldığım bu yazıyı yaşadığımız “gerçekliğe” binaen dikkatinize sunuyorum. Hamdolsun tavrımızda ve niyetimizde değişen bir husus yok.
….
Bütün bir anlayışa nispetle (tabi bunun ne olduğunun idrakiyle) Hedef-İktidar (bunun da mahiyetinin ne olduğunun şuuruyla) odaklı tavır ve duruş sergilenirken, hadiseler arasındaki bağlantı, hadiselerin ayrıştırılması ve tekrar birleştirilmesi, neyin neyi gerektirdiği ve daha bunlar gibi benzer işlemler sakin, sabırlı ve soğukkanlı yapılmalı.

Bunu yapabilmek için de karakter özelliği halinde şu hususların var olması gerekir:

-Düşman nitelemesi doğru yapıldıktan sonra, düşmanın asıl ve medya gibi yönlendirme faaliyetinde bulunan yan unsurlarına karşı DÜŞMANCA duygularda azalma bir tarafa her geçen dakika artış olmalı…

Bunun için de düşmanın tüm faaliyetleri çok sıkı takip altında tutularak insanlara söyledikleri değil, söyledikleriyle gizlediği yani, söylemedikleri deşifre edilerek anlatılmalı.

Politik saldırılar en üst seviyeden yapılırken askeri saldırılar imkân ve araçlar nispetinde yapılır…
Yukarıdaki bu ilke hadiseler karşısında siyasî ve askerî tavır ve duruş planlanırken yine soğukkanlılık muhafaza edilerek hep göz önünde tutulmalı…

“Ortamın” sağladığı imkânlar “pervasızca” ve “müsrifçe” kullanılırken, uygun hale gelen bu ortamın 40 yıldır verilen mücadelenin bir neticesi olduğu unutulmadan, mücadelenin hedefine adeta kedi murakabesinde kilitlenilmeli…

-Haber dinlemek de savaşın bir parçasıdır.

Bu sözü ilkeleştirip verilenle kastın ne olduğunu bir bakışta anladıktan sonra, eldeki propaganda imkânlarıyla “anında müdahale” prensibine uygun olarak karşılık verilmeli…

Tüm bunlar “hazırlık” kapsamında yapılırken, gayrı ciddi ve motivasyonu düşürücü, hedefi flulaştırarak ondan uzaklaştırıcı hiçbir tavra, söze, eyleme itibar edilmemeli…

“Bilme ve yapma” aynıdır ölçüsüne inanç halinde bağlanmış insanlarla bir araya gelmek, istişareleri onlarla yapmak, temel meseleleri yine onlarla konuşmak bu aşamada en çok gayret göstereceğimiz “eylem” olmalı…

“Eeee biz ne yapacağız?” tavrı lüzumsuz olup, cevabının tartışılacağı zemin de zaten burası değil.
Muhataplarımız, “doğru meselelerin, doğru adreslerde konuşulabileceğine” inanmış insanlar olduğundan, muhakkak ki, bu zeminde konuşmanın “sınırını”da idrak edenlerdir.

Türkiye şu ân bir savaşın içinde.

Bu gerçekten kopmayanlar, karşı tarafın söylemlerine ve göz boyamalarına bakmadan, bu savaşın taraflarını da doğru tasnif edenlerdir…

Bu tasnif ve ayrıştırma içinde unutulmamalı ki, İBDA hiçbir uluslararası veya yerel bir gücün STEPNESİ değildir. Öyle olabileceğini zannedenlerin bizatihi kendileri yedeklenmiş güçler içindedir.

Dünya çapında ki bu savaşın, “yeni dünya düzeni buradan başlayacak” diyerek İbda, dünya çapındaki tarafı olduğunu zaten yıllar evvel ilan etmiştir…

Her kesim BU stratejik hedefe HİZMET ettiğiyle veya ZARAR verdiğiyle değerlendirilecek…
Kimin hizmet ettiğini, kimin ise zarar verdiğini tespit edebilmek de yukarıdaki hususlara dikkat etmeyi gerektirir.

Yalanlar tüm imkânlarla ne kadar da gizlenmeye çalışılırsa çalışılsın eldeki imkânlarla her fırsatta tek tek ortaya çıkarılıp sahiplerinin suratına vurulacak…

Serhat OĞUZ

http://www.adimlardergisi.com/dusmana-dusmanligin-azalmasin-intikam-hissi-allahin-dusmanlarimiza-karsi-bize-ihsan-ettigi-bir-nimettir/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>