egitim-ogretim-eskiler-talim-terbiye-derlerdi

Eğitim Öğretim… Eskiler “Talim Terbiye” derlerdi! – Mehmet Tığlı

Öğretim/Talim; özellikle yeni doğanların, çocukların ve genç bireylerin olmak üzere insanın hayatında yaşayabilmesi için gerekli teorik, teknik ve pratik bilgilerin tecrübeyle birlikte verilmesidir. En önemlisi de bilgiye nasıl ulaşacağı ve nasıl bileceğine dair…

Eğitim/Terbiye; yine özellikle genç bireylerin hayatında öncelikle insan ve toplum ilişkilerinde nasıl bir tavır ve duruş sergileyeceğini göstermek, benimsetmek işidir. Ve her ikisi de hayata hazırlama, bilgi beceri, alışkanlık anlayış kazandırma ve şahsiyetlerini geliştirme içindir.

Peki pratikte bu gerçekleşiyor mu? Eğitim sistemimiz bunu ne kadar sağlayabiliyor. 40 kısır yıllık tecrübeme istinaden söylersem, bırakın hayata hazırlamayı, hayata yabancılaştırdığını bile belirtebilirim.

Üniversitelerin yaygınlaşması ve eğitimin ticarete dönüşmesi, Anadolu’nun her şehri, fakülteyi şehrin geçim kapısı görüp fakülte açma yarışlarına girmesiyle, neredeyse öğrencilerin büyük bir bölümüde üniversite okuduğunu da değerlendirirsek, 23 yaşına kadar hayattan kopuk, sindirilememiş teorik bilgilere gömülü bir nesil geliyor. Bir fidan dikemeyen, doğa ile ilişkisi kesilmiş, kendi yeme içme giyimini düzenleyemeyen, elinde herhangi bir özel becerisi, zanaatı ve sanatı olmayan, evinde ve dışarıda oluşan basit aksaklıkları dahi gideremeyen, tamir edemeyen ebebeynine muhtaç bir nesil. Askerliği yap, iş bul deyince yaş 25-30 oluyor. Genç birey dışarda kendi çabaları ile öğrenebilirse ne ala, yoksa hali harap.

Her sene eğitim sistemimizin sil baştan düzenlenmesi, eğitimin hükümet, hatta değişen bakana göre yeniden dizayn edilmesi, bu değişikliklere öğretmen ve öğrencilerin adapte olmakta zorlanması eğitimi içinden çıkılmaz bir karmaşaya sokuyor. Halbuki eğitim meselesi bir hükümet değil, devlet politikası olması gerekir. Gerek Osmanlının son dönemindeki Abdulhamit’in yaptığı gibi, gerekse Cumhuriyetin ilk yıllarında köy enstitülerinde olduğu gibi bir seferberlik haline getirilmesi gerekiyor. Bu konuda Grigoriy Petrov’un “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabını öneririm.

Bundan ayrı olarak söyleyeceğim konulardan biriside sürekli eksikliğini çektiğim “DUYGULAR EĞİTİMİ”dir. Okullarda böyle bir ders olmalı ve bu derslerde: Sevmek, aşk, neşe, mutluluk, hüzün öfke, nefret, kin, kıskançlık, korku, kaygı, utanmak, yalnızlık hissi, tiksinme, hor görme, gurur, kibir, hayret etme, şaşırma, depresyon, stress vs.. konular işlenmeli, olumlu duyguların nasıl geliştirileceği, olumsuzlar ile nasıl mücadele verileceği öğretilmelidir.

Orjinal Makale: http://www.adimlardergisi.com/egitim-ogretim-eskiler-talim-terbiye-derlerdi/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>