finlandiya-devlet-televizyonu-yle-roportaji

Finlandiya Devlet Televizyonu YLE Röportajı

Finlandiya Devlet Televizyonu YLE için, gazeteci Eero Ojanpera’nın, Genel Yayın Yönetmenimiz Sayın Ali Osman ZOR ile yaptığı röportajın tam metni ve Video’su

 

TAM METİN

YLE: Bize kısaca IŞİD’in tarihini, geçmişini anlatabilir misiniz?

Ali Osman ZOR: IŞİD’in tarihi, 2003’te Amerika’nın Irak işgâliyle başladı dersek eğer yanılmış olmayız. Bugün çıkmış bir örgüt değil IŞİD. 2003’te Amerika’nın İngiltere ile beraber, işbirlikçilerini de peşine takarak 91’den sonra ikinci kez Irak’ı işgâl etmesi üzerine orada bir direniş başladı. Bugün IŞİD dediğimiz örgütte o direnişin tabiî bir neticesi.

YLE: Sizce IŞİD’in, basit olarak anlatmak gerekirse, mesajı nedir?

Ali Osman ZOR: Bunu sadece IŞİD açısından düşünmemek lazım; aslında bütün İslâm Coğrafyasında IŞİD’in şahsında verilmek istenen mesaj şu: Bizler, bu coğrafyada yaşayan milletler olarak Batı’nın, Batı gücünün bize karışmasını istemiyoruz. Bu coğrafyadan elini çekmesini istiyoruz! Çünkü burası bizim evimiz. Evimizi kendimiz dizayn etmek istiyoruz. Amerika’nın 91’den beri, evimize gelip tarumâr etmesini, evimizi yerle bir etmesini biz istemiyoruz! Nasıl yaşayacağımızı bize söylemesini de istemiyoruz! Bugün IŞİD’in aslında söylediği şey bu… 2003 İşgâli eğer olmasaydı, yani bu coğrafyaya Batı gücünün müdahalesi olmasaydı ve bu coğrafyadaki insanlara nasıl yaşayacaklarını söylemeseydi Batı dünyası bugün IŞİD diye birşey de olmayacaktı. Bugün IŞİD’in şahsında hem Irak’ta, hem Suriye’de, hattâ Türkiye’de, bütün İslâm Coğrafyası’nda yaşayan halklar Batı’ya “elini üzerimizden çek!” diyor! Yani bize karışma, nasıl yaşayacağımıza karışma, kendimizi nasıl idare edeceğimize karışma! “Demokrasi” veya başka birşey; biz istediğimiz rejimle kendi kendimizi idare edebilecek kabiliyette ve yetenekteyiz! Hem tarihimiz, hem dinimiz, hem kültürümüz buna müsait. Dolayısıyla IŞİD’in verdiği mesaj, Batı’ya “coğrafyamızdan çek git!” demektir!

YLE: Şunu söylemek doğru olur mu; “Biz bütün müslümanları tek bayrak altında toplamak istiyoruz”. İstediklerini söylemek doğru olur mu?

Ali Osman ZOR: IŞİD bunu zaten kendisi söylüyor.  IŞİD’in bildirilerinde, kendilerini ifâde ederken kullandıkları cümlelerde, zaten bu açıkça ifâde ediliyor. Diğer taraftan ise, IŞİD haricinde bölgede yaşayan Batı karşıtı, ister İslâmî olsun, ister İslâm dışı olsun, marksist örgütler de var. Bunlar da aynı şeyi söylüyor, aslına bakılırsa. Burada, özellikle bir müslüman için, zaten “parçalı” olmak söz konusu değil. Müslümanlar Birlik olmalı. Yani Hıristiyan âlemi için baktığımızda, bugün Avrupa Birliği olgu da bununla alâkalı. Avrupa “birleşme”ye çalışırken, bizim de birleşme isteğimizden daha normal ne olabilir? Bizim karşı çıktığımız husus ise, Avrupa kendi içerisinde birleşmeye çalışırken, bu “birleşme”sini, bizi parçalayarak yapma gayreti. Bölgedeki IŞİD veya diğer hareketler buna karşı çıkıyorlar.

YLE: “Halifelik” kurulursa, gerçekleşirse sınırları ne olacak?

Ali Osman ZOR: Halifeliğin gerçekleşip gerçekleşmemesi, ayrı. Veya bunu iddia eden insanların, bunu becerip becerememeleri ayrı. Burada söz konusu olan, bölgemize saldıran Batı gücüne karşı çıkmaktır. Ve biz, Amerika’nın başını çektiği bu güce karşı çıkmak adına IŞİD’i destekliyoruz. Şimdi bunu bir kenara bıraktıktan sonra, İslâm Birliği’nin, (“Halifelik” demek “İslâm Birliği” demek, “müslümanların birlik olması” demek) “bunun sınırları ne olur?” Bunun sınırları, bütün müslümanların yaşadığı (en son Halife Osmanlı Devletindeydi) bütün müslümanların yaşadığı sınırlar, İslâm Devleti’nin, İslâm Birliği’nin oluşacağı, kurulacağı alandır.

YLE: Raporlar geliyor ve bir çok farklı kaynaklardan gelen rapor şu; IŞİD çok fazla vahşet uyguluyor… Ne düşünüyorsunuz bu konuda?

Ali Osman ZOR: Bunun, Amerikan kaynaklı bir Batı propagandası olduğunu düşünüyorum. Bugün, IŞİD’in dahil olduğu savaşta öldürülen insan sayısı, -nasıl bir rakam verirseniz verin- 3 bin, 5 bin, 10 bin… Peki, 2003’ten beri veya 91’den beri Amerika’nın bölgede gerçekleştirdiği işgâlde ölen insan sayısı kaç? 1 milyon ile 3 milyon arasında! Yani, 3 milyon müslümanı katleden bir ülkeye, dünyaya vahşet atfedilmiyor, ona “vahşi!” denilmiyor, ama IŞİD kendi bölgesini savunurken, kendi ülkesini savunurken, kendi insanını, dinini, haysiyetini, onurunu savunurken uyguladığı savaşa “vahşet” deniliyor. Şimdi burada “vahşet”i kimin yaptığı belli; Tomahawk füzeleriyle yapılan vahşettir! 2003 yılında “akıllı füzeler”le yerle bir edilen şehirlerde yapılan vahşettir! Bombardıman uçaklarıyla Bağdat’a yapılanlar vahşettir!.. Burada IŞİD, “savaş” adına Batı tarafından uydurulan yalanları ortadan kaldırarak, bize, gerçekte savaşın ne olduğunu gösterdi aslında. Burada da bir “vahşet”ten bahsetmek yerine, ortada bir savaş var… Amerika’nın yaptığına “savaş” deniyor, IŞİD veya başka bir İslâmcı örgütün yaptığına ise “vahşet” deniliyor. Yani buradaki çifte standarda biz dikkat ediyoruz! Görmüyoruz zannedilmesin!.. Burada bir savaş var, vahşeti yapan da buraya saldıran güçtür! Kim saldırdıysa vahşi olan odur! Vahşeti yapan da odur, terörist de odur! Bu mânâda Baş Terörist Amerika Birleşik Devletleri ve onun “koalisyon güçleri” dediği müttefikleridir!

YLE: Sizce, IŞİD ile ilgili Batı’da ne yanlış anlaşılıyor ve yanlış biliniyor?

Ali Osman ZOR: Bir kere perdelenen ve örtülen gerçek şu: IŞİD veya diğer örgütler, Batı karşıtı yapılar Amerikan İşgâli neticesinde çıktı. Eğer ki Amerika, 91’den itibaren veya 1989 Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, bölgeye karşı “yeni dünya düzeni” adı altında saldırıya geçmeseydi ve bu saldırısını 2003 yılında Büyük Ortadoğu Projesi adı altında devam ettirmeseydi, bugün bölgede Batı karşıtı bir savaş olmayacaktı. Fakat Amerika böyle hareket ettiği için, bugün Batı da böyle bir durumla karşı karşıya. Şimdi “yanlış bilinen nedir, IŞİD hakkında?”. IŞİD, dünden çıkmış bir “terör örgütü” değildir! IŞİD, 2003 işgâlinde Saddam Hüseyin’in lideri olduğu Irak rejimi devrildikten sonra ortaya çıkmış, Iraklıların oluşturduğu bir Direniş Örgütü’dür! Bu örgütü meydana getirenler de, 2003 yılında direnişe katılan, direnişe karar veren o zamanki BAAS Partisi’nin subaylarıdır. Saklanan gerçek bu! Bu gerçeği saklamak için de, IŞİD üzerinde “yabancı savaşçılar”, “Avrupa’dan gelenler”, “Kafkasya’dan gelenler” diye spekülasyon yapılıyor. Hâlbuki bu, doğru değil! Gerçek, IŞİD’in Millî ve Iraklı bir örgüt olduğudur! Suriye’deki IŞİD’in da Irak kaynaklı bir örgüt olduğu ve bunun da Amerika karşıtı direnişe katılan Millî bir örgüt olduğudur. Saklanan gerçek bu!

YLE: Teşekkür ederim.

ADIMLAR

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>