FRANSA IŞİD’İ VURMUŞ – SEN MANUKYAN MISIN KARDEŞ

FRANSA IŞİD’İ VURMUŞ – SEN MANUKYAN MISIN KARDEŞ? – Ahmet ÖLÇÜLÜ

Nasıl, memnun musunuz müslümancıklar?

İşte, o çok şikâyet ettiğiniz IŞİD çok medeni Fransa tarafından cezalandırılıyor. Bunda sizin IŞİD hakkında yaptığınız yayınlarlın büyük tesiri var, memnun olmalısınız.

Sayenizde medeni Batı bir kez daha barbar Müslümanlara haddini bildiriyor. IŞİD kafa kesiyordu değil mi, merak etmeyin, Fransa uçaklarının attığı modern bombalar altında paramparça olan insan cesedlerini kimsecikler görmeyecek.

Sizler, dünya gerçeklerini görüp, tanımış, Batı medeniyetini bizzat kaynağında müşahede etmiş sevgili entelejansiyamız; bu bombalamalara alkış tutarken, Batılıların sizleri barbar müslümanlar safında görmemeleri için ellerinizi paralayabilirsiniz bile.

Fransa, Amerika ve daha bilmem ne kadar bela varsa hepsi birden bir kez daha İslam topraklarını cehenneme çevirirken, sizler, artık IŞİD’in tehlike olmaktan çıkması, İslâm’ın aydınlık yüzünün sizin gibi Batı görmüş, medeniyet nedir bilen, falan filan işte.

Anladınız siz onu.

Ne demekteydi Kumandan Mirzabeyoğlu, Aydınlık Savaşçıları adlı eserinde:

“cins cins ahbesin çocukları

Mutlak Fikir’e düşman”

İsmail Kılıçarslan’ın, Amerika için, “sen busun” demesi gibi, siz busunuz:

“cins cins ahbesin çocukları”

Dergimizin Genel yönetmeni Sayın Ali Osman Zor’un tesbitiyle, adı ister ıIımlı İslam olsun ister Kemalizm, rejim, Allah ve ahlâk düşmanı Batıcı rejimdir. “Ahbes”in çocukları cins cins; kimi kendinden gözükür, kimi de kendine düşman gözükerek kendinde tecelli eden asıl mânâyı yaşatır: Mutlak Fikir’e düşman!

Siyasette “güya” Kemalizmi gerileten, ama hayatın bütün diğer alanlarında en baba Kemalistin bile yapamayacağını, aklına bile getiremeyeceğini bu millete kabul ettirmenin Truva atı rolünü oynayan…

(Burada bir parantez açacak olursak, Kemalizmin gerilemesinin asıl sebebi 1999 hamlesidir ki, daha sonra bizzat Gül’ün teşekkürü ile sabit ve o gün biz Allahsız rejimle kavga ederken, onlar bize, “aman ne kavga ediyorsunuz, daha da kızdıracaksınız!” diye, leşlerin karşısında dik durmamamız için ellerinden geleni yapıyorlardı, şimdi de utanmadan parsaya yöneldiler.)

Zina da arttı, bina da…

Ve bu övünülen bir şey oldu.

Nasıl mı? İşte:

TOKİ diyor, alkışlanıyor.

“Turizm gelirlerini artırdık!” diyor, alkışlanıyor. “Daha da artıracağız!” diyor, daha da çok alkışlanıyor.

“Ya kardeş, hani turizm zina demekti? Niye alkışlıyorsun, buradan gelecek menfaatten bir beklentin varsa, sen Manukyan mısın?”

Manukyan’ın kerhane düzeni…

Entelenjansiya?

Onlar, bu Manukyancı gelişmeciliği yağlama ve yıkama ile meşguller.

Malûm, “İlim insanın cehlini alır, ahmaklığını değil!”

İlim, ahmaklığı kimisinde daha da artırmakta ki, Manukyancılık alkışlanıyor, hem de Müslüman olduğunu iddia edenlerce. Gerçekten de ilim ahmaklığı almıyormuş. Hani, “aydın”, “çağından mesul insan” demek ya, bırakın bunların çağdan mesul olmayı, insanlıkları kalmamış ki.

Ahbesin, Manukyan düzeninin çocukları…

Peki, bu gidişatın müsbete çıkacağına dair bir ışık gören var mı?

Gidip bizzat konuşuyorum, sohbet edip çaylarını içiyorum; AKP’ye oy veren esnaf dahi müsbet bir cevap veremiyor. Ümit yok, zaruret var.

İslâmi kisve giydirilmiş olması hasebiyle zulmü daha da katlanan, İslâmlığa bir iftira niteliğine bürünen bu Manukyan düzeninin, ahbesin müslüman edalı çocuklarının sonu geldi. Her ne kadar babalarına küfredip reddediyor olsalar da, onlar ahbesin çocukları.

Zulüm katlandı ve zulüm hissedene var.

Şuurlaşması gereken davalardan biri de bu. Kanıksandığı yerde, hislerin kaybolduğu yerde, kabullenmek başlar.

“Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak!”

Ahmet ÖLÇÜLÜ

ADIMLAR

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>