adimlar-salih-mirzabeyoglu-gölge-dergisi-gasbedilen-haklar

Gasbedilen Haklar – Salih Mirzabeyoglu (Gölge Dergisi 1976)

Bir toplumun insan yapısının meydana getirdiği verimler bütünü
kültürü meydana getirir. Söz ve ses fikir, hareket tarzı, örf, adet,
ahlak, yaşama biçimi, nizam ifadesindeki müesseseleri
oluştururlar. Kültür, ilim, teknik, sanat ve bütün sosyal faaliyetlerin
karşılıklı etkileriyle kendi içinde gelişimini yaparken dışardan
gelen herşey bünyeye uygunsa sindirilir veya bünye bunu
reddeder. Sıhhatli bir kültür bütünü içinde insan kültürü,
kültür insanı etkiler. Kısaca kültür iç yapının dışta şekillenmesidir.

Siyasi ve iktisadi emperyalizmin öncü karakolu kültür
emperyalizmidir. Tepeden inme getirilen müesseseler, inanç
ve fikirler dıştan içe doğru tesir gayesini güder. Kültür vurgununa
ençok uğramış kesim -ifadesi saptırılanlar- gerçekte haktan
kopuktur ve şuurlu veya şuursuz emperyalizmin kuyrukçularıdır.
Siyasi ve iktisadi emperyalizm bunlar eliyle tatbik edilir. Bu tiplerin
sistem arayışları vurgun yedikleri kültür içinden olacaktır.
Adı ister komünizm, ister kapitalizm ister ortanın solu olsun.

Bizim memleketimizdede yenilik adına yapılan herşey fayda
zarar muhasebesi yapılmadan, tepeden inme ve milletin
temyülü dikkate alınmadan fikir ve müessese ithali yoluyla
yapılmıştır. İnsan için devlet değilde, devlet için insan ölçüsüyle,
mutlak fikrin; inanç, ahlak, hukuk, iktisat ve sosyal hayat
anlayışındaki sapmaları düzelteceklerine bit pazarından
toplanma -alındıkları memleketlerde buhranın kaynağı olan-
ithal malı müesseselerle bir düzencik kurulmuştur:

Medeni kanunu isviçreden, ticaret kanunu fransızların
sömürgelerine uyguladığı ticaret kanunlarından, ceza hukuku
italyadan aparılan ve iktisadi düzeni karma ekonomi
adı altında karmakarışık olan ve ahlak (fertler arasındaki
ruh uyumu) kıtlığı ekonomik kıtlığa dönüşen..

Bu düzenin, insanca kendi iradesi doğrultusunda yaşama hakkı
gasbedilen insanımıza karşı tavrı şunu söyleyeceksin, şöyle
düşünmeyeceksin, şöyle hareket etmeyeceksin, olmuş ve bunun
dışında istediğin gibi hareket edebilirsin diyerek kendi iradesini
gösteremeyeceğini belirtmiştir.

Sonra.. Şahane soytarılar ortada özenilecek bir medeniyet
varmış gibi, çağdas medeniyet seviyesine ermekten,
battıkça kalkınmadan zulüm ve katilam yaptıkça iç barıştan,
yüksek (!) dış siyaset icabi taviz verdikçe (Avrupaya yaltaklanmaktan
başka dış politika olmamıştır) cihanda sulhdan bahsettiler.
Mutlak Fikrin akıncısı değilde istismarcısı renksiz politikacı
eliyle sahibi esir yaptılar ve elini tesbihle bağladılar.

Bu noel ağacı gibi ruhsuz ve köksüz kelleler her bayram
ve yılbaşı aynı nasihatvari mavalları tekrarlayacaklarına
ve gerçek irade  her kımıldanışında tehtid tavrı takınacaklarına
hiçbir şahsi tarih ilmine teslim etmekten çekinmeden, tahlile,
teşhise; neyin, niçin, nasıl hangi dış etkilerle yapıldığının
fikir ortamında rahatça anlatılmasını sağlasalardı ve kültür
emperyalizmine mani olsalardı daha iyi olurdu.

Bugünkü çamur ortamında mücadele, ruhu en aziz ölçüler
içinde şekillendirilmesi gerekirken -hafifletmeye lüzum yok-
alçakça namussuzca bu ölçülerle temas ettirilmeyenlerle ve
onları bu ölçülerle temas ettirmeyenlerle, <mutlak fikirden>
beslenen akıncıların mücadelesidir.

İnsan duygu ve tabiatina aykırı olan bir düzende yaşayamaz.
Milletimizin <gerçek iradesini> gösteren nizam içinde yaşaması
hakkıdır.

Akıncı gasbedilen hakkını karşısındaki kuyrukçu guruplar
istesede istemesede her ne pahasına olursa olsun söke söke
alacaktır.

Salih Mirzabeyoğlu
Gölge – Aylık Siyasi Kavga Dergisi
Ocak 1976

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>