halic-1453-yeni-cag-halic-2014-yeni-duenya-duezeni-av-gueven-yilmaz

Haliç 1453 – Yeni Çağ / Haliç 2014 – Yenİ Dünya Düzeni – Av. Güven YILMAZ

“Demokrasya, getirdiği prensiplerle, icap ederse kendi kendini tepeletmek yolunu da açık bırakan ve bu yolu hiçbir pahaya ve hiçbir fert ve zümreye kapattırmayan telakki ve teşkilatın ismidir ve sadece içtimai dayanışma ruhunun temelleri üzerindedir.” (NFK)

Her ne kadar Batı tarafından kendi sömürü düzenini daha iyi yürütebilmek için ideal bir idare sistemi olarak dünyaya dayatılmak istense de,  yapılan tarifleri üzerinden baktığımızda DEMOKRASİ, aslında dayatılan toplumların bünyesine hiç de uymayan özellikleriyle, olsa olsa, bir yol, bir tünel, bir köprü, bir vadi misâli GEÇİŞ REJİMİ’dir.

Her rejimin kendi varlığını koruma refleksi içinde hareket etme zorunluluğunu başa alarak söyleyelim ki; demokrasi iki yüzlü bir sistemdir. Ve bir yandan “egemenlik hakkının halka ait olduğu” temeli üzerine oturtulduğunu iddia ederken, diğer yandan “gerek çoğunluğun azınlığa, gerekse azınlığın çoğunluğa tahakkümüne müsaade edilemez” safsata ve karmaşası içinde  sömürü fonksiyonunu icra etmeye devam etmektedir.

Demokrasi; insanları, keyfiyetine bakmadan kemmiyet hesabıyla bir tutan bir rejimdir ve bu rejim içinde yeri gelir “köylü ülkenin efendisi” olarak görülürken, işler tersine gidince “o iradesi mazota veya makarnaya satın alınabilecek kişi”dir artık. “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir”, ama işler istenilen şekilde gelişmezse millet kâh “göbeğini kaşıyan adam”dır, kâh “dağdaki çoban”dır. İBDA Mimarı’nın Haliç Kongre Merkezi’nde verdiği konferansta belirttiği veciz ifâde ile “hakimiyetin sahibi(!) olan millet, Eminönü’nde çıplak ayakla dolaşan”dır.

Yeri gelmişken Prof.Dr.Teoman Duralı’nın tesbitini hatırlayalım: “Dünya ‘sermaye ideolojisi’nin tahakkümü altındadır.” Demokrasilerde aslolan halkın istek ve iradeleri değil, bu ‘sermaye ideolojisi’nin kurduğu ‘sömürü düzeni’nin varlığını koruması ve devam ettirmesidir.

Büyük Doğu Mimarı’nın “Fikirsiziz edendiler, fikirsiziz! Ne yola, ne madene, ne silaha muhtacız! İhtiyacımız sade fikre. Ondan da mahrumuz! Fikir olunca hepsi olur, o olmayınca da hiç biri olmaz; bunu bile anlamıyoruz.” şeklindeki ikazına kendini muhatap kabul etmeyen ve bünyeye uymayan ithal rejim demokrasiyi “geçiş rejimi” değil de “hedef rejim” olarak gören fikirden azade idareciler sayesinde yollarımız, köprülerimiz, havaalanlarımız ve hatta deniz altından giden metromuz bile var, ancak Allah için seven, Allah için buğz eden ve Allah için nefret eden insan tipinden, ‘hiçbir ahlaki kaygısı olmayan sermaye ideolojisi’nin tahakkümü altına girmiş ve hayat tarzını bu ideolojinin normlarına göre dizayn etmeye çalışan insan tipine doğru tersine bir tekamül halinde olduğumuz da reddedilemeyecek bir gerçek…

Bu tersine tekamülün tezahürü de ferdi ve toplumsal cinnet hali… Suç oranının sistematik artışı ve hatta suç işleniş tarzı ve suçun mağdurlarının bebeklere kadar inmesi ile daha da iğrenç bir hâl alması… Anne babanın çocuklarınca hunharca öldürülmesi… Kendi çocuklarına dahi tecavüz eden babalar, uyuşturucu ve fuhuş bataklığına düşmüş gençler, para için kendini ve kızını satan anneler… Ve saire ve saire…

Dahası, hiç kimsenin bir diğerine ne şahıs ne de kurum olarak güveninin kalmadığı ve herkesin birbirinin altını oyduğu günümüzde, insanlık her zamankinden daha fazla birine inanmaya ve onun yol göstericiliğine muhtaç…

Büyük Doğu Mimarı’nın “Her fikir, her inanış, tek mevsimlik vesselam./ Zaman ve mekan üstü biricik rejim İslam.” dizeleriyle belirlediği ideal rejim içinde “Halkın değil Hakkın hâkimiyeti”nin tesisinin yeryüzünde neye nisbetle ve nasıl temsil edilmesi gerektiği de bir dünya görüşüne sahip olmayı gerektirmekte…

Carlos’un tesbiti ile “Sadece İbda bağlıları için değil, dünyadaki tüm İslâm devrimcileri için de referans olan örnek lider” tarafından buradan (TÜRKİYE / İSTANBUL/HALİÇ) inşâ edilecek “YENİ DÜNYA DÜZENİ” ile Batı tarafından dayatılmaya çalışılan “DEMOKRASİ”ye HODRİ MEYDAN!

1453’de Haliç’e inen gemilerle Bizans’a karşı denildiği gibi, 2014 yılı Kasım ayının 29. gününde Haliç Kongre Merkezi’nden “Papa ve Patrik barışı”na HODRİ MEYDAN!

Av. Güven Yılmaz

ADIMLAR Dergisi 3. SAYI’DAN

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>