ideolocya-ve-ihtilal-salih-mirzabeyoglu-adimlar

İDEOLOCYA VE İHTİLÂL – Selim GÜRSELGİL

Salih Mirzabeyoğlu’nun ilk eserlerinden bir başkası da İdeolocya ve İhtilal… 1979 yılında Akıncı Güç dergisinde ve akabinde Üstad’ın çıkarmış olduğu Rapor’larda yazdığı, Büyük Doğu ideolocyası ile düzen değişimi arasındaki ilişkileri konu alan makalelerden oluşuyor.

İdeolocya, fertle toplum arası, inanılan ve bağlanılan fikirler manzumesi… İhtilâl ise Türkçe’de devrim kelimesinin “düzen değişimi” kısmını karşılamak üzere kullanılıyor; “bütün bir toplum ve ahlâk düzeninin değişimi” anlamında ise inkılâp tabiri tercih ediliyor.

Düzen değişiminin üç yolu olduğunu belirtiyor, Mirzabeyoğlu bu kitabında:

 1) Askerî darbe yoluyla ihtilâl…

 2) Siyasî iktidarı ele geçirdikten sonra ihtilâl…

 3) Halk ihtilâli…

 Bunlardan bilhassa üçüncüsü üzerinde duruyor; diğer iki yolun kapalı olduğunu düşünüyor.

Bu kitap aynı zamanda Üstad’ın İhtilâl eserine nazîredir. Üstad, ihtilâller tarihini Peygamberlerden başlatır. En büyük ihtilâlci olarak Allah Resûlü’nü görür. Sonunda da, biraz da kanunen kaçmak için, silâhların gelişmesi karşısında halk ihtilâllerinin çağının geçtiğini söyler.

Salih Mirzabeyoğlu bu noktada şerh düşer: Resmî güçlere denk silâhlı güçler ortaya koymanın imkânsız olmadığını, bununla halk ihtilâllerinin günümüzde de geçerliliğini koruduğunu söyler.

Aslında bu kitap sadece bir teknik incelemedir.

Bunun yanında, bu incelemenin ideolojik temellendirmesi… Strateji ve taktik meselelerinin gözden geçirilmesi… Tıpkı Curzio Malaparte’nin “Hükümet Darbesi Tekniği” adlı ünlü eseri gibi… Lenin, Mao, Stalin gibi liderlerin Türkçe’de serbestçe yayınlanan ilgili eseleri gibi…

Necip Fazıl’ın sağlığında yazıldığı için onun da takdirlerini kazanmış, “Akıncı Güç’teki yazını okurken sabaha kadar ağladım” şeklinde iltifatına yol açmıştır. Zira bu yol, ağır bedeller ödemeyi gerektirecek bir yoldur. Mirzabeyoğlu, BD dâvâsını böyle bir yoldan hedeflendirmiştir

İdeolocya ve İhtilâl, içinde hiçbir samimiyetsizliğe, korkaklığa, kancıklığa, çıkar hesabına ve nefs hilesine yer olmayan bir eserdir. Bu yolda, ideolojinin kendisinden başka hiçbir dayanak ve tutamak yoktur. Gerçekleştirilecek olan o, gerçekleştirmeye aracı olan yine odur.

Salih Mirzabeyoğlu, bu teknik incelemesinden dolayı “niyet okumak” gibi bir usûlle yargılanabilir ve mahkûm edilebilirdi. Ama bu durumda o bir fikir suçu olarak görülmeliydi. Oysa 28 Şubat sürecinde bundan daha garip bir şey oldu:

“Örgüt kurmak ve yönetmek” gibi, işlemediği bir fiilden dolayı yargılandı ve mahkûm edildi. Üstelik buna dair en küçük bir somut delil gösterilmeden…

Selim GÜRSELGİL – 30 Haziran 2011

Güncelleme: Düzen değişiminin yolları üzerinde yeni mütalaalar mümkündür. Ancak muhtevası üzerinde tartışma olmaz. Düzen değişimi şarttır. Çünkü putların gölgesinde tevhid olmaz. İslâm ya vardır, ya yoktur. İslâm varsa putlar yoktur, putlar varsa İslâm yoktur.

http://www.adimlardergisi.com/ideolocya-ve-ihtilal/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>