insan-memuriyeti-salih-mirzabeyoglu

İNSAN MEMURİYETİ – Salih Mirzabeyoğlu

Allah bu yeryüzünü ve istihsal sahalarını hikmetle yaratmıştır; mamur, semereli ve faydalı kılınması hikmetiyle… Eğer halk dünya

mamurluğundan ne fayda erişeceğini ve yeryüzünü kupkuru bırakmaktan ne günah doğacağını bilseydi, gayesini ve vücut hikmetini tamamiyle anlamış olurdu.

Toprağından bin batman mahsul çıkacak bir insan, eğer ihmâl ve isteksizlik yüzünden dokuz yüz batman mal elde edecek olur ve aradaki yüz batman fark insanların istifadesinden uzsak kalırsa biliriz ki, bunun hesabı kendinden sorulacaktır.

İnsanların faydasına sarfedecek bir vaziyeti bulunduğu halde bundan kaçan, yeryüzünün umranında pay sahibi olmak istemeyen ve üstelik bunun ismini, dünyayı terk, zühd ve takva koyan insan, Şeytandan başka kimseye tâbi değildir… Nefsin kucağında esneyenlerin miskinliklerine hak kisvesi biçmelerine ve bunun mesuliyetine dair bir İslâm büyüğünden altını çizdiğimiz işaretten sonra, dünyaya
kazık kakma heveslisi başka bir nefs azmanı tavra yine bir İslâm büyüğünden:
-<<Sizin rabbiniz ayağımın altındadır!>>
Ayağını bir noktaya basıp böyle haykırıyor…
Küfre benzeyen bu sözü belki delâlete kavuşturacakları ümidiyle o noktayı kazdılar…
Bir de görsünler ki, bir yığın altun… Büyük velî, insanları, paraya tapmakla suçluyordu.

Ve başka bir İslâm büyüğü… İnsanın Allah’a muhtaç olduğunu bildiren âyetin
tefsirinde şöyle buyurdu:
-<<İnsanoğlu Allah’a muhtaçtır. Allah, ezelî ilmiyle bildi ki, insan beşeriyeti gereğince, su, ekmek vesair dünya sebeplerine ihtiyaç halindedir. Bu bakımdan her neye muhtaç olursa bu ihtiyacın hakikati, Allah’a muhtaç olmaktan başka bir şey değildir… Bu hikmetin
ihtarı!>>

Alemdeki her nakış, müntehasında Allah gayesini işaretlerken, bu hikmetin ihtarında bir kere daha insanoğlunun bilerek veya bilmeyerek her davranışında Allah’ı arıyor oluşunu görelim… İşte bu gözdür ki, baştan beri işaretlenen hususiyetleri Büyük Doğu Mimarı’nın toplayıcı hükmünde bulur:
-<<Müslümanlıkta dünya odur ki, mümin onu zaptedecek, ona hakim olacak, fakat onun esaret ve hakimiyetine düşmeyecektir. Bu harikulâde inceliği anlayan, en dakik <<nüans-gamıza>>lardan ibaret İslâm’ın dünya ölçüsünü de kavrar; ve bu vakte kadar eşya ve
hadiselere İslâm adına nasıl tek taraflı bir gözle bakıldığını ve dünyanın nasıl elden kaçırıldığını görüp ürperir.>>

Allah, Kur’an’ında, insanı kendisine halife olarak yarattığını ve onu eşya ve hadiseleri teshire memur ettiği emriyle, fâni ve ebedî, sahte ve gerçek dünyalara ve her ikisine karşı insanî vazifelere ait sırrı bildirmiş ve ölçüyü vermiştir.

Salih Mirzabeyoğlu
İktisat ve Ahlâk – Sayfa 9,10
İBDA Yayınları

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>