jean-paul-sartre-ilich-ramirez-sanchez-carlos-fransizcadan-tercume-eden-av-ahmet-arslan

JEAN-PAUL SARTRE – ILICH RAMIREZ SÁNCHEZ (CARLOS)

Fransızca’dan tercüme eden: Av. Ahmet Arslan

Av. Ahmet ARSLAN gönüldaşımızın ADIMLAR için FRANSIZCA’dan çevirdiği, aşağıdaki çok değerli makale, gönüldaş Carlos’un arşivlik değerde bir yazısıdır. 20. yüzyılın en etkili ve hakkında en çok kitap yazılan eylemcisi “Çakal” Carlos, aynı yüzyılın Batı’daki en etkili ve hakkında en çok konuşulan “militan” aydını Jean-Paul Sartre ile karşılaşmasını ve ona dair intibalarını anlatıyor. Carlos’un gözüyle Sartre… Türkçe’de ilk defa ve ADIMLAR farkıyla… ADIMLAR Dergisi

*

1966 yazı boyunca, Venezüella Merkez Üniversitesi (UCV) tiyatrosunda öğrenciler tarafından oynanan Sartre’ın İspanyolca’ya çevrilmiş “Kirli Eller” piyesine yardım ettim. Piyesin sonlarına doğru bir kız muhteşem göğüslerini gösterir. Unutulmaz bir hatıra; 16 yaşındaydım. Bu, Venezüella’lı gerillalar içinde yer almış bir gazinin kızıydı; onunla 1970’te Moskova’da tanıştım, sonra o ve diğer öğrencilerle birlikte Batı Berlin’de bir daireyi paylaştım. Leipzig Üniversitesi’ni yeni bırakmıştı ve daha önce Londra’da tanışmış olduğum, kendisi gibi Leipzig’i de terk eden eşinden ayrılmıştı.

Fransa’yı seven ve Fransızca konuşan, her daim ustam olan babam, ilk defa 1967 Ağustos’unda bizi Paris’e davet etti. O, bize -annem, iki biraderim ve bana- herşeyi gösteriyordu. Aşırı şekilde yürümüştük. Öğle üzeri Café de Flore’nin önünden geçerken bize her zamanki gibi rezerve edilmiş küçük masasında yazan Jean-Paul Sartre’ı gösterdi. 1975’e kadar Paris’ten her geçtiğimde onu -bazen etkileyici bir şekilde ona eşlik eden Simone de Beauvoir’la birlikte- görmek maksadıyla Flore kafesinin önünden geçmek için zaman bulmaya çalışıyordum.

Bir defasında,  1973 yılında Paris’ten geçerken saat 17’ye doğru St. Michel Bulvarı’nın sağ yanından iniyordum ve Sartre’ın “Liberation”un birinci sayısını satmak için bana doğru büyük bir gülümseme ile yaklaşmakta olduğunu gördüm. Büyük bir takdirle ona 10 frank uzattım; zira o hiç değişmemişti. Ona parayı muhafaza etmesini söyledim; Sartre o halde beni kollarının arasına aldı ve Simone’yi çağırarak sola doğru döndü. Simone bir düzine gazeteci tarafından çevrelenmiş bulunuyordu, o sırada gazeteciler flaşlarla fotoğraf çekmeye başlamıştı. Sartre bana hep birlikte fotoğraf çekinmek için beklememi söyledi. Genç ve şıktım, belimde bir tabanca taşıyordum: eli kulağında olan tehlikeyi sezerek kendimi çektim ve St-Germain Bulvarına doğru savuştum… Böyle bir onuru kabaca reddedişim İsrail gizli servisleriyle olan savaş yıllarında kimliğimi gizlemek için ödediğim bir bedeldi.

Marksist-Leninist’tim, Stalin’e oldukça meyilliydim, fakat Sartre’ın varoluşçuluğu gençlik okumalarımın bir parçasıydı ve entelektüel bakımdan kendimi inşa etmeme yardımı oldu ve Moskova’dan bize empoze edilen neredeyse dini dogmalardan kaçınmayı öğrenmeme vesile oldu. Sartre bazı zamanlar militan dayanışma adına kendi fikirlerine zıt politik pozisyon almak zorunda kaldı. Onun örnekliği, proleter dayanışma ile karşı koyamadığımız olumsuz politik koşullar karşısında da tutkulu bir şekilde hayatta kalmama yardımcı oldu.  Özellikle 1968 Prag Baharı veya Alman işgâli sırasındaki oportünist realizmi gibi tüm politik tutumlarını beğenmesem de, fiziksel bakımdan gösterişsiz fakat kadınları mükemmelen manyetize eden bu edebiyat adamına saygı duyuyorum; büyük dram yazarı, gerçek filozof, başkalarının aksine medyada çokça yer alan bir Fransız, sahici devrimci bir militandı.

Fransa’da bir siyasi tutuklu için (mevzuatta yer alan siyasi tutukluluk statüsü Adalet Bakanı Badinter tarafından kaldırılmıştır.) cehennem “başkası” değildir, başkalarının bir kısmıdır(*): moralman ve entelektüel bakımdan bizi cezalandırmaya çalışan yetkililer; Fransız hukukuna saygı göstermeyen, kendi zihinlerindeki aşağılık duruma bizi indirmeye ve iz bırakmaya çalışan özel yetkili mahkemelerin hâkimleri. Bu tür insanlara karşı tiksintim asla azalmasa da, bu tür insanların aksine Jean-Paul Sartre bana güçlü bir şekilde tesir etti…

*Carlos, Sartre’ın “cehennem başkasıdır (l’enfer, c’estlesautres)” sözüne göndermede bulunuyor.

(Bu yazı, Carlos hakkında farklı yazarların ve Carlos’un kendi yazılarının yer aldığı “Carlos -Un Combattant Contre L’Empire-” isimli kitaptan tercüme edilmiştir.)

Orjinal: http://www.adimlardergisi.com/jean-paul-sartre-ilich-ramirez-sanchez-carlos-fransizcadan-tercume-eden-av-ahmet-arslan/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>