kayip-dava

KAYIP DAVA – Fehim Taştekin

Ortadoğu’da yaşanan “reel politik”in, söylemlerin aksine yol aldığı ve geliştiğini reel bir bakışla ortaya koyan Fehim Taştekin’in yazısını alâkalarınıza sunuyoruz:

ADIMLAR Dergisi

 

KAYIP DAVA

Katar’la ortaklığın zemini pörsümeye başlarken Türkiye’nin ‘Rabia’ işaretiyle handiyse kutsallaştırdığı Mısır siyasetini mevcut haliyle sürdürmesi zorlaşıyor. Eğer parlamento seçimleri düzenlenir ve hükümet kurulursa Türkiye de bunu demokrasiye doğru atılmış bir adım olarak görüp Sisi ile barışabilir.

Doha Büyükelçisi Ahmet Demirok, Katar ile Türkiye’yi vizyon ve politik duruşları açısından ‘dünyadaki en yakın iki ülke’ olarak tanımlamış. Yutkunun yutkunabildiğiniz kadar!

Vizyon Arap Baharı ile örtüştü. Ortaklık hasıl oldu.

Libya’nın ‘müflis devlet’ haline gelmesinde ortaklık!

Suriye’nin iç savaşa sürüklenmesinde ortaklık!

Mısır’ı darbeye götüren süreçte Müslüman Kardeşler’in (İhvan) hatalarında ortaklık!

Hamas’ın Suriye’den koparılıp ortada bırakılmasında ortaklık!

Bir tarafta Hamas’ı desteklerken diğer tarafta İsrail’le alttan ya da alenen işbirliği yapmakta ortak! Malum Türkiye, İsrail’le ticareti Mavi Marmara saldırısından sonra dörde katlarken Katar da İsrail’le ekonomik ve siyasi ilişkilerini hiç sekteye uğratmadı. Hatta geçenlerde Katar Emiri Şeyh Temim, İsrail Savunma Bakanlığı’yla bağlantılı Zahal Malul Gaziler Örgütü’ne (ZVDO) bağışlanan Paris’teki bir konutu, ederinin çok üzerinde bir fiyatla, 3 milyon dolara alarak örtülü bağışta bulundu.

Teslim edelim ki ortaklardan biri pek kıvrak, diğeri kimi yerlerde manevracı kimi yerlerde hatalarda ısrar edecek kadar saplantılı. Saplantılı alanlar da Katar’la ortaklığın tesis edildiği yerler: Suriye, Libya, Müslüman Kardeşler, Hamas vesaire.

KATAR’IN ARKASINDA BİR VAGON OLMAK!

Katar, Körfez İşbirliği Konseyi’ndeki (KİK) eli sopalı ortaklarının ağır baskısı karşısında Müslüman Kardeşler’e ‘Misafirimsin ama burada siyaset yapmayacaksın’ diye sınır çizip Mısır’ın darbeci lideri Abdulfettah Sisi’yle barışma yoluna girerken ‘Ortadoğu’da her gelişmeyi yönetiriz’ diye efelenen ama duvardan duvara çarpan ‘pro-aktif’ ortağın istikameti merak konusu. Şimdi Ankara ne yapacak? Kahire’ye Katar’ın arkasından mı gidecek yoksa Doha’dan kışkışlanan Müslüman Kardeşler’in yeni fırlatma rampasına mı dönüşecek?

Çelişen iki sinyal: İlki Müslüman Kardeşler’in Türkiye’de üstlenme çabası. Katar’ın Mısır’la yeni sayfa açtığı günlerde bir grup eski Şura Meclisi üyesinin İstanbul’da sürgünde parlamento kurması istikametin seyrine dair bir yol işareti. İkincisi Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’dan gelen “Mısır’la ilişkileri düzeltmemiz lazım” açıklaması. Bu da tersi istikamete bir yol işareti.

Kahire’den bir gazeteci dostumun ifadesiyle “Mısır’da Türkiye’nin de Katar’ın izinden geleceğine dair olumlu bir hava esmeye başladı.”

‘Katar’ın ekseni kaydı ya Türkiye’ sorusuyla karşılaşan Dışişleri Sözcüsü Tanju Bilgiç ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ayrı açıklamalarla bunun ön şartını deklare etti. Bilgiç ilişkilerin normalleşmesi için ‘demokrasiye tam anlamıyla geri dönülmesi’ şartını dillendirdi. Çavuşoğlu ise şarta biraz daha acı sos kattı: “Mısır yönetimi demokrasi için adımlar atarsa, insan hakları ihlallerini ve zulmü durdurursa ilişkilerimizi düzeltiriz.”

ZEMİN KAYIYOR

Katar’la ortaklığın zemini pörsümeye başlarken Türkiye’nin ‘Rabia’ işaretiyle handiyse kutsallaştırdığı Mısır siyasetini mevcut haliyle sürdürmesi zorlaşıyor. Dışişleri’nin açıklamasından anlaşılan o ki bu çizgiden dönüşü de kabaca demokrasi yönünde atılacak adıma bağlıyor. Bu şarttan şu sonuç çıkıyor: Buradaki şart belli ki Sisi değil parlamento seçimleriyle ilgili. Sisi darbe sonrası düzenlenen seçimle cumhurbaşkanı oldu. Kenan Evren gibi. 2013’teki darbeyle feshedildiğinden beri Mısır’da bir parlamento yok. Sisi’nin başkanlık kararnameleri ‘yasa’ işlevi görüyor. Eğer parlamento seçimleri düzenlenir ve hükümet kurulursa Türkiye de bunu demokrasiye doğru atılmış bir adım olarak görüp Sisi ile barışabilir. Ankara’nın meşru görmediği Sisi her halükarda görevinin başında kalacak ama seçimler Türkiye’ye çark fırsatı sunacak! Seçimler ne zaman? Sisi sözünde durursa martın sonunda.

YOL ARKADAŞLARI DÖKÜLÜYOR

Türkiye bu yolu izlemez de Beşşar Esad’a yapıldığı gibi ‘Sisi ile el sıkışmam’ tutumunu sürdürürse ne olur? Bir kere bu istikamette Türkiye’nin yol arkadaşları yavaş yavaş istikrarlı bir ortaklık vaat etmiyor. Katar KİK’te Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin baskılarına dayanamayıp Mısır’ın yeniden döndüğü klasik Arap masasındaki eski koltuğuna yerleşti. Elbette Katar, Türkiye ile ilişkilerini, adına da stratejik ortaklık diyerek, devam ettirecek ama bölgesel zirvelerini Mısır ve Suudi Arabistan’la yapacak. Artık Doha-Riyad-Kahire ekseninde gelişecek yeni ortaklığın ömrü ne kadar sürer onun garantisi de yok. Bu arada yeri gelmişken hatırlatayım Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı Arap Birliği zirvesine ilk kez onur konuğu olarak davet eden, 2010’da, yani Arap isyanlarından az önce Muammer Kaddafi’ydi. Muhtemelen yeni şekillenen Arap kulübünde Türkiye artık soru işaretleriyle anılan bir konuk olacak.

MÜSLÜMAN KARDEŞLER’İN YALNIZLIĞI

Katar’la ortaklığın zeminiyle ilgili ikinci gelişme bizzat Müslüman Kardeşler’le ilgili. Müslüman Kardeşler iktidardayken Mübarek’e karşı ‘devrim’in aktörlerini saf dışı bırakıp askere zemin açtığı gibi Sisi’nin müdahalesi sonrası oluşturulan darbeye karşı koalisyonda da cemaat refleksini sürdürdüğü için yalnız kaldı. Abdullah Aydoğan’ın El Cezire’de yer alan yazısına göre devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin devrilmesinden sonra Müslüman Kardeşler ve diğer bazı muhaliflerin kurduğu Meşruiyeti Destekleme ve Darbeyi Ret Koalisyonu tamamen dağıldı. 40 siyasi hareket ve gruptan oluşan koalisyonun önde gelen bileşenlerinden Vasat Partisi 28 Ağustos’ta, Vatan Partisi 17 Eylül’de, kanlı bir şekilde bastırılan Rabia ve Nahda Meydanlarındaki gösterilere katılan Selefi Cephe 30 Kasım’da ve İstiklal Partisi 4 Aralık’ta Müslüman Kardeşler’i terk etti. Selefilerin en önem siyasi gücü Nur Partisi zaten Sisi’nin yanında yer almıştı. Ayrılma gerekçeleri Müslüman Kardeşler’in diğer partilerin görüşlerini dikkate almaması ve yönetimi devireceklerine dair inançlarının kalmaması. Bu şekilde kendi ülkesinde yalnızlaşan ve 1 milyonluk miting çağrısı yapıp istediği kalabalığı toplayamayan Müslüman Kardeşler başka bir siyasi hamleye girişti. Örgüte bağlı Hürriyet ve Adalet Partisi’nden eski Şura Meclisi üyeleri 3 Temmuz’da İstanbul’da bir otelde toplanarak darbe sonrası çıkartılan tüm kararların geçersiz sayılmasını da öngören yedi maddelik bir deklarasyon ilan etti. Kurulan sürgündeki parlamentonun siyasi bir etki göstermesi çok zor. Mısır içinde espri konusu olmaktan öteye gitme şansları da yok. Yasama değil danışma işlevi gören ve darbenin akabinde feshedilen Şura Meclisi anayasa değişikliğine binaen yeni dönemde zaten olmayacak. Yani çift kanatlı yasama düzenine son verildi. Bu çabalar artık kimseye güven vermiyor.

HAMAS TEKRAR İRAN KAPISINDA

Türkiye-Katar ortaklığının en çok konuşulan öznesi Hamas’a gelince; bu babdaki hikaye de pek dramatik. Suriye’de isyan sürecinde muhaliflerden yana tavır alıp Şam’daki siyasi bürosunu Doha’ya taşıyan yani İran-Suriye ekseninden çıkan Hamas ortada kalınca ve İsrail’le savaşta İran’dan başka silah yardımı yapan bir ülkeyi yanında göremeyince tekrar yüzünü Tahran’a çevirdi. 14 Aralık’ta Gazze’de Hamas’ın kuruluş yıldönümünde örgütün silahlı kanadı İzzeddin el Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde para ve silah desteği için İran’a teşekkür etti. Bundan bir hafta önce Tahran’a beş kişilik heyet gönderen Hamas yardımların devamını talep etti. Şimdi eski günlere dönmek için Hamas lideri Halid Meşal’in İran’ı ziyaret edip dini lider ve cumhurbaşkanı ile görüşmesi gündemde.

Görüldüğü gibi zemin kayıyor. Ha buna rağmen Türkiye’nin ilkesel dış politika güttüğü ve yalnız da kalsa haklı çizgisini sürdüreceğine dair savlarda ısrar ediliyorsa sözüm şudur: Son yılların dış politika sicilinde savunulası bir ilkesel devamlılık olmadığından bu bir PR çalışması ya da algı operasyonundan öte bir anlam taşımıyor.

 

Fehim Taştekin

Kaynak: Radikal

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>