konferans-tarihin-tarihi-uzerine

KONFERANS: TARİH’İN TARİHİ ÜZERİNE

ADIMLAR Fikir-Kültür-Siyaset Plâtformu konferanslarına devam ediyor.

Bu haftasonu gerçekleşen konferansın konuşmacısı, yazarlarımızdan, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Ana bilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi olan Sayın Ömer Şerif TURAN’dı.

Konferans, Plâtformumuzun Fatih Bürosu’nda gerçekleşti.

Ömer Şerif Turan’ın “Tarih’in Tarihi Üzerine” başlıklı konferansı gönüldaşlarımızın ve aralarında çeşitli üniversitelerin “Tarih bölümü”nde okuyan öğrenci dostlarımızın yoğun ilgisiyle karşılandı.

Konferans öncesinde, konuşmacıyı katılımcılara takdim eden ADIMLAR Plâtformu Sözcüsü Cem TÜRKBİNER, “kişi veya ilim, herhangi birşey tarif edilirken, onu hazırlayan şartlar etrafında anlatılması, hadiseyi derinlemesine tahlil etmek için olmazsa olmaz bir şart” diyerek bilgilenme sürecinde bu şartı karşılayıp, verilerini ortaya koyan disiplini olarak “tarih”in mevzu edilmesinin zorunluluğuna dikkat çekti. Türkbiner, buna karşın Tarih meselesinin çok tartışmalı bir alan oluşundan hareketle, sözü, bu hususlar etrafında konuşmasını yapacak olan Ömer Şerif Turan’a bıraktı.

Konferansının başında, 25 Mart 2015 günü ADIMLAR Dergisi’ne düzenlenen bombalı saldırıda şehîd olan gönüldaşımız Ünsal ZOR’u ve onun şahsında bütün şehidlerimizi yâd eden Turan, katılımcıları şehîdlerimizin ruhuna Fatiha okumaya davet etti.

Bertolt Brecht’in “Okumuş Bir İşçi Soruyor” şiiriyle konuşmasına başlayan Turan, Brecht’in şiirinde ortaya koyduğu klasik tarih anlayışındaki putların yıkılması tenkidiyle mevzuuna giriş yaptı. Tarihin “iktidar” ve “güç” etrafında şekillenmesi ve “tarihin gücü” ile “gücün tarihi” ilişkisi içerisinde ele alınışını mevzu eden Turan, Batı’da bu sürecin Marks’a kadar bu biçimde geldiğini ifâde etti.

Marks’ın modern tarih anlayışını da etkileyen bir şekilde yeni bir tarih yazımı, anlayışı ortaya koyduğunu dile getiren Turan, tarih kavramının lugat ve ıstılah mânâlarını ele aldı.

Kullandığımız her eşyanın ve etrafımızda bulunan her varlığın bir tarihi olduğunu dile getiren Turan, bütün bunlar yanında Tarih’in de bir tarihi olduğunu, bunu ele almaya çalışacağını, ancak, her şeyden önce “Tarih’in tarihi”ni de, “İnsanlık Tarihi”ni de Peygamberler Tarihi etrafında değerlendirmek gerektiğini ve bunun böyle görülmesi gerektiğini dile getirdi.

Batı’da “tarih”in bir bilim olarak ele alınışının 19. Yüzyıla tekabül ettiğini ve Alman Leopold von Ranke ile başlayan bu sürecin çok öncesinde, bir tarih metodolojisi olarak İslâm’ın ortaya koyduğu “ravi geleneği”nin sağlamlığının, tarih etrafında fikir serdeden bütün Batı mütefekkirler tarafından da kabul edildiğine atıf yaparak “bilim” ve “marifet” kavramları etrafında konuşmasını sürdürdü.

Toplumların siyasî ve iktisadî hamlelerini tarihten aldıklarını dile getiren Turan, istikbâle sarkma arzusunda olan her hamlenin “hafıza” ve “miras” olarak zemin kabul ettiği tarihî bakış açısının önemine dikkat çekti.

Tarih ilminin Batı’daki seyrini başta Marks olmak üzere, Nietzche ve Michel Foucault gibi, bütün bir tarih anlayışını değiştiren eserlerine kadar gelişini dinamik bir şekilde çerçeveleyen konuşmacı, daha sonra konuşması boyunca bu isimler üzerinden misâllerle konuşmasını zenginleştirdi.

İlber Ortaylı hocanın “dünya üzerinde milletler ikiye ayrılır; tarih yapan milletler ve tarih yazan milletler. Türk Milleti, tarihi yapan millettir” sözünden hareketle, tarih geleneğimiz ve anlayışımızı da mevzu etti.

Osmanlı Devleti etrafında İslâm tarih anlayışı ve kaynaklarını ele alan Turan, sözü Batı’daki ekollere getirdi. Avrupa’nın tarih anlayışını temsil eden Anglo-Sakson tarihçiliğinin “maziden bugüne geliş” biçiminde ortaya koyduğu tarihçiliğe karşın, Amerika’da “hâlden(bugünden) maziye doğru” bir tarih anlayışının üniversitelerde okutulduğunu ve bu anlayışların aralarındaki farka değindi.

Namaz için verilen kısa bir aranın ardından kaldığı yerden konferasına devam eden Turan, ikinci bölümünün girişinde İBDA Mimarı Salih MİRZABEYOĞLU’nun Aydınlık Savaşçıları adlı eserinden kısa bir bölüm okudu. Bir tarihçi olarak, 1996 yılında, babası sayın Halis TURAN’ın cezaevinde bulunduğu Metris’te, Kumandan Salih Mirzabeyoğlu için yapılan bir programda okuduğu bu ilk şiirin hâtırası etrafında konuşmasını sürdürdü.

Konuşmacının mevzuu etrafında söylemek istediklerini bağladığı kısa bir girzgâhtan sonra konferansın ikinci bölümü daha ziyâde sohbet ve soru-cevap biçiminde sürdü.

Tarihçi Hoca ve öğrenci arkadaşlarımızın yanı sıra, Genel Başkanımız sayın Ali Osman ZOR’un da söz alarak katkıda bulundukları konferansın görüntülü kaydını sizlerle paylaşacağız.

Bu vesile ile, bu verimli konferansı için Ömer Şerif Turan kardeşimize ve değerli katılımcı dost ve gönüldaşlarımıza teşekkür ederiz.

ADIMLAR Fikir-Kültür-Siyaset Plâtformu

konferans-omer-serif-turan-07 konferans-omer-serif-turan-08 konferans-omer-serif-turan-09 konferans-omer-serif-turan-10 konferans-omer-serif-turan-11 konferans-omer-serif-turan-12 konferans-omer-serif-turan-13 konferans-omer-serif-turan-14 konferans-omer-serif-turan-15 konferans-omer-serif-turan-16 konferans-omer-serif-turan-17

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>