kuran-dan-baska-kitaba-ihtiyac-yok-diye-kitab-yazanlar-2

“KUR’ÂN’DAN BAŞKA KİTABA İHTİYAÇ YOKTUR!” DİYE KİTAB YAZANLAR… – Selim GÜRSELGİL

Dün, “Kur’ân Müslümanlığı” adlı yeni dinin havarilerinden biriyle tartıştım. Adam tuhaf şekilde namaz da kılıyor. Çelişkiye dikkat çektim:

— “Kur’ân’da nasıl namaz kılınacağı tarif edilmiyor, sen nasıl kılabiliyorsun?”

— “İşte dikkatle bakınca çıkarılıyor” dedi.

Bu kesimle belki yüzüncü kez aynı noktaya geldik:

— “Peki, çıkardığın şey (kıldığın namaz) bizimkine benziyor mu?”

Benziyormuş, aynısıymış…

Dedim:

— “O zaman İmam-ı Azam’a niye b.. atıyorsun, geri zekâlı! Onunla aynı sonuca varıyorsun madem niye onu yalanlıyorsun?”

Öncekiler gibi tam burada sıvışıp gitti.

Tabiî üzüldüm. Normalde insanlarla fikrî bir mevzu konuşurken kalp kırmak istemiyorum. Ama bir geri zekâlılık çeşidinin giderek yaygınlaşması karşısında bazen kendimi tutamıyorum. Bu dava, yayılıyor; çünkü kafası karışık gençlere aradığını sunuyor: Çağdaşlıkla dindarlık bir arada!

Gençler tam da böyle bir şeye ihtiyaç duyuyor. Hem dindarlık elinde olmalı, hem de piyasada cahil örneklerini gördüğü geleneksel kalıpların dışında, çağdaş, üzerinde az çok mantık oyunları yapabileceği bir şeyler olmalı. Hollywood filmi gibi, hem göze, hem akla hitap etmeli!

Yalnız bir vakitler kafa kafaya verip bunu ülkede yayan Edip Yüksel, Adnan Oktar kliği olsun, Yaşar Nuri gibi onların ilâhiyat versiyonları olsun, hiç de bu gençlere ilk bakışta göründüğü kadar zeki değiller.

“Kur’ân’dan başka kitaba ihtiyaç yoktur” diye kitap yazana ne derler?

Ebleh!

Bunlar o sırıttıkları cahil takımından farksız bir psikolojiye sahip. Onları sırıttıkları kesimden ayıran zekâları değil, şahsî ihtirasları. Dinin 1400 yıldır yanlış anlaşıldığını, ilk defa kendisinin doğru anladığını (bu anlama gelecek sözler) söyleyen kimseler görürseniz, kaçın!

BD-İBDA fikir çağını müjdeliyor, bunlar İslâmî hükümlerle boğuşuyorlar. Oysa İslâmî hükümlerin hiçbirini ne değiştirebilir, ne yeni bir şey ekleyebilirler. İkindinin aslında kaç rekât olduğunu söyleyemezler. O halde niye bu boş işle uğraşıyorlar?

Fikirden nasipsiz oldukları için!

İslâmî dava ve mesuliyetten habersiz oldukları için…

Çoğu da İslam inkılâbından kaçarken, vicdanına İslâmî bir şey yapıyormuş tesellisi vermek için…

Kuran’la, hadislerle, mezheplerle, tasavvufla boğuşanlara bakın, her seferinde karşınızda aksiyon kaçkını bir hain görürsünüz.

İbda Mimarı, Mahir Çayan’dan bir söz nakletmişti. Bir vakitler aynı ebleh koronun solda toplanmasına nazaran, Çayan onlara demiş: “Sizler Marksolog olabilirsiniz ama Marksist olamazsınız.” Bunlar da o hesap. Bir gün iyi birer ilâhiyatçı olabilirler ama müslüman olamazlar.

Selim GÜRSELGİL

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>