molotov-kumandan-mirzabeyoglu-cakal-carlos-kitap

MOLOTOV’UN GÖZÜNDE KUMANDAN MİRZABEYOĞLU VE “ARKADAŞIM ÇAKAL CARLOS”

Gönüldaş Igor Molotov’un Carlos hakkında kaleme almış olduğu, “Arkadaşım Çakal Carlos” kitabı piyasaya çıktı. Molotov, kitabının tanıtımı ile ilgili olarak kitaptan bazı bölümleri paylaştı:

MOLOTOV’UN GÖZÜNDE KUMANDAN MİRZABEYOĞLU
VE “ARKADAŞIM ÇAKAL CARLOS”

Kitaptan alınan birkaç parça:

“Haziran ayında İstanbul gezisi için özenle hazırlandım. Bir yandan, Ilyich Ramirez Sanchez’in avukatlarıyla görüşecektim, diğer yandan, direnişini silâhla da gerçekleştiren bir hareketin Kumandanı olan Salih Mirzabeyoğlu ile de görüşmeyi amaçlıyordum. Mirzabeyoğlu, bir kahraman olarak hakkında kitaplar yazılabilir: Uzun saçlı ve aslana benzer kafalı Kumandan, ömür boyu cezaevinde kalma cezası almışken konulduğu cezaevinden bir kaç yıl önce serbest bırakıldı. Doksanlı yılların sonlarında, ona idam cezası verildi ve onun Amerikalılara karşı savaşında Saddam Hüseyin’e destek veren adamları, medyada çıkan haberlere göre, “radikal terörist” olarak adlandırılıyordu.

Geziden önce Salih Mirzabeoğlu’nun Boğaz’da bir yerlerde inzivaya çekildiği söylendi ama buna rağmen, Carlos ile telefonda konuşma fırsatım oldu. Onun Poise’de kaç yıldır tutsak edildiğini Allah biliyor. Onu orada tecrit odasına kilitleyerek delirtmek istiyorlar. Onun hurdasını çıkarmak isteseler de, O, hapishaneden bile Kumandan Mirzabeyoğlu gibi kişileri etkiliyor ve Rus, Türk ve İspanyol basınında yayınlanmak üzere siyasî yazılarını avukatlara dikte ediyor.

Dört yoldaş eşliğinde, “Adımlar” dergisinin yayınlandığı büyük binaya ulaşmak için İstanbul’un caddelerinde çok zaman harcadık. “Adımlar” dergisinin önceki ofisi patlayıcı maddeler ile patlatılmıştır. “Söz Çakal Carlos’ta” adlı kitab da Türkçe olarak burada yazılmış. Carlos’la görüşmem için bana telefonu verdiler ve enerjik, neşeli bir ses duydum: “Yoldaş Molotov!”; beni gezegendeki en tehlikeli kişi, iyi bir Rusçası ile selamladı. Biz uzun bir süredir arkadaşız, ama telefon görüşmeleri benim için büyük bir lüks.

“Ben şunu söylemek istiyorum!”… Carlos, kelimeler arasında duraklama yaparak bana şunları söylüyor: “Benimle bağlı olan hikâyelerin hepsi, basit bir şey değil, bunların arkasında sadece Arapların, yalnızca Müslümanlar ve Filistinlilerin değil, tüm insanlık uğruna verilen savaş ve insanlığa hizmet fikri saklıdır. Düşmanlarım bütün dünyayı aldatmak istiyor, fazlasıyla yalan uyduruyorlar… Medya yüzünden çok ünlü oldum, daha sonra beni yakalayamadıklarından, ben hariç Avrupa’daki direnişin bütün üyelerini öldürdüler. Öldüremedikleri tek bendim, geri kalan herkesi öldürdüler”…

Aynı zamanda, mahkeme jürisine seslenerek, gazetecilerin, binlerce kişinin akıbetinden mesul olunacak eylemlerden sorumlu bir imaj oluşturmasının çok kolay olduğuna işaret etti. Ve bu iş için “Carlos’un uygun olduğunu düşündüler. “Carlos”, onların gece kâbuslularında görünüyordu… “Carlos” New York’ta atom bombası patlamaya hazırlıyordu… “Carlos” cumhurbaşkanlarını öldürüyordu ve bakanlarla kahvaltı yapıyordu… İşbirlikçi basında Carlos hakkında okuduğunuz şeylerin çoğunun gerçekten olamayacağının farkında mısınız? Carlos, etten ve kandan oluşan bir adamdır. Carlos, Hazreti İsa gibi insanlarım tüm günâhlarını kendi üzerine alamaz ve devrimin zaferlerinin sadece kendine ait olduğu bireysel bir başarı olarak görülemez…

Duruşmanın dördüncü gününde Carlos, kendi arkadaşı ve yoldaşı olan, on yıllardır görmediği Nydia Tobon’u ilk kez gördü. Carlos’a göre FHKC’yi DST’ye değişen Nydia, elli dokuzundan daha genç görünüşü ve şık giyimiyle mahkeme salonunda göründü. İlişkisinin romantik bölümlerini anlattığı lirik tartışmadan sonra hâkim açık sözlü sordu:

– “Toullier Caddesi’ndeki cinayetten nasıl haberdar oldunuz?”

– “Gazetelerden, sayın yargıç.”

– “Hangi gazetelerden?”

– “Guardian, sayın yargıç.”

– “Nasıl yani gazetelerden? Sizi arayıp cinayetin yapıldığını söylemedi mi?”

– “Aradı, ama ben evde değildim.”

– “1978’de Carlos hakkında bir kitap yazdınız, değil mi?”

– “Evet, Bu doğru, sayın yargıç. Fakat bu kitabın daha iyi satış yapabilmesi için, çok şeyleri kendim uydurdum.”

– “Neyi uydurdunuz, mesela?”

– “Örneğin, Carlos’un beni aradığını ve Tulier Caddesi’ndeki dört kişinin öldürdüğünü itiraf ettiğini.”

– “Nasıl?”

–”İşte böylece, sayın yargıç.”

Carlos’un zafere ulaştığını söylemeye gerek var mı? Hâkim kitabı kaptı ve kitabın kahramanının hayal edilen monoloğunun aktardığı parçaları okumaya başladı. Sonra hâkim gözünü kırptı:

– “Bununla ilgili ne diyeceksin?”

– “Hiçbir şey, sayın yargıç. Hepsini gazete yazılarından aldım.” Carlos kafasını geri attı ve güldü.

(c) Arkadaşım Çakal Carlos.

Orjinal Haber: http://www.adimlardergisi.com/molotovun-gozunde-kumandan-mirzabeyoglu-ve-arkadasim-cakal-carlos/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>