olum-odasi-b-yedi-286-salih-mirzabeyoglu

ÖLÜM ODASI -B YEDİ- (286) SALİH MİRZABEYOĞLU

AKTÖR-ANDIRAN

YEVMİYE: 5 Şubat 1983… Makinenin gide gide insan cehdine yer bırakmayacağı bahsi… Profesör Ayhan Songar’ın, Üstadım’ın bir Konferans’ında sözkonusu ettiği ŞARLO’nun bir filmindeki VİDA sıkıştırma sahnesiyle makine-insan ilişkisinin hicvedilmesini hatırlatması… Ve Üstadım: “Şarlo, Nasreddin Hoca’nın hemen ardından gelir… Milli kahraman dediniz mi, işte onlar… Büyük insandı… Düşünün siz LENİN’in içindeki ukdeyi, başucu eseri olarak bir Alman Generali’nin —Klavzviç— eseriyle, Şarlo’yu alıyor… Bir maddeci olarak, onun en büyük düşmanı olması lâzım halbuki… Meselâ onun kadere âit şeyleri, korkunç… Bu sahte liderlere karşı… Bir işsiz adam, tesadüfen bir amele grevine katılır… Giderken yolda bir otobüs-kamyonette küçük bayraklar var ya, eline alır onu, haydi amele bunun arkasına… N’oldu, onun CENAZESİNİ çaldılardı?”

*

TA’BİR-İfâde, anlatma. Rüyâ tâbir etmek. Herhangi bir şeyden ve hâdiseden, başka bir hak ve faydalı mânâya intikal etmek, ibretlendirmek, ders almak: 682: QROBO TİBELOYO- Süryanice, “Dünya savaşı”. (Ulvisinden süflisine, günlük hayattan olağanüstüsüne, fertten topluma, maddî ve mânevî çevreye kadar, Hak ve Bâtıl bilinenler arası Ruh ve Nefs kutubları arasında, dünya hâlimiz, dünya telâşemiz, dünyada derdimiz; aslı “olmak” için, dünya savaşımız!)… İSLÂMÎ TELAKKÎ: 682: İKTİSAS- Birinin ardından, izinden gitmek. Kısas istemek. İntikam almak. “Hakkını tam olarak almak”. (Dünyadan… “Ta’bir” karşılığının hakkı, Yevmiye: “Ben hakkımı alırım!”… Tazî-Arablar. “Arab, tâbirci demek”: 1418: Bitevî-Sürekli, durmadan. Bütün, yekpare… Necib Fazıl Kısakürek: 1417= 418: Musa Mirzabeyoğlu… Musa: Müzler. Derin fikirler. Suretler… Müzun-Nurlar, ışıklar: 109: Müz-Un. “Şekil kabul eden, Tabiat mertebesiyle birleşerek Cisim mertebesini doğuran Heba nuru”… Yevmiye: Son zamanlarında sıkça söylediği, “Hava puslu mu ne?”… Veli sözü: “Veli, dünyayı toz zerreleri gibi görür!”… Süryanice, Sembo-Nur: 109: Mandho-Süryanice, “Doğu”… İbranice, “Ma’azin-Ahize. Ses alıcı. Kabul edici: 109: Hem-zanun-Farsça, “Dizdize oturup konuşma, yanyana oturma!” demek. Qrobo D’colma-Süryanice, “Dünya Savaşı”: 308: Arvasî-Abdulhakîm… Herşeyi yerli yerince eden Hakîm Allah’ın kulu izindeyiz… Süryanice, Qrobo Tibeloyo-Dünya Savaşı: 682: Radyuto Mehdo-Süryanice, “Kültür Tezi”… Kültür Davamız!)

*

CHARLİE CHAPLİN-Şarlo. (Alman asıllı bir aileden, Londra’ya göç etmiş ve oradan da Amerika’ya; sene 1913… İlk filmini, Birinci Dünya Harbi’nin başladığı 1914 senesinde yapmış… “Tüfek Omuza”; 1918’ de… “Şehir Işıkları”… “Asrî Zamanlar”… İngilizce, Charli: Tank… “Li”, muarife eden… Debbabe-Tank: 1013= 14: Salih Mirzabeyoğlu… Chaplin-Sekreter. Sırdaş: 104: Padev Pidzame-Sırpça, “Mavi Gecelik” demek… Süryanice, Moğoloyo-Moğol: 1104: İstibab-Dökülme. Damardan kan fışkırma… Moğol: 76: Uzun çaçlı-Karaçay Malkar Lûgatı’nda, “Uzun Saçlı” demek… Çengel-Pençe. “Penç, beş”: 104: Zahr-Sırt. İstikbâl. Yüklenen nefs… Hamse-Beş: 705: Habnâme-Rüyâ Kitabı): 356: İNŞAD-Şiir okuma. Arayıp soruşturma. Hicvetme. Kayıp olan bir şeyi haber verme. (Şarlo’nun ismi, tam olarak, Sir Charles Spencer Chaplin. “Spencer, hür adam. Chaplin, ruhî lider”: 1943: Derviş Muhammed-332 mührü)… Süryanice, GŞİMO-Cisimlenen: 1356: LUBOŞO-Süryanice, “Büyü”… Arabça, RAÎS-ÜL FERİK KUSTO MÜSLİM. (Raise Sultan Barier: 216: Avrupa-ya karşı sed): 1355: ARBOCMO ARBCİN TLOT-Süryanice, “Dörtyüz Kırk İki”. (Salih Mirzabeyoğlu: 1441: Kısakürek)… Süryanice, YAMİNO ROĞLO-Sağ bacak: 1354= 355: FLOKEVERDHE-Sarı. “Allah’ın Hakk isminin nuruna işaret eder”. (Levha: 10 Eylül 1984… Kâzım Albayrak ile konuşuyorum ve benim misyonum hakkında ona, “benden başka kimse yok ki! Bir vücutta sağlam kalmış tek organ gibi hissediyorum kendimi!”… Ve sağlam kalmış o organ olarak da, kendi vücudumun sağ bacağı… Hadîs: “Biriniz ayakkabısını giyeceği zaman önce sağ ayağından, ayakkabısını çıkaracağı zaman da önce sol ayağından başlasın. Böylece sağ ayak ilk giyilip en son çıkarılan ayak olsun!”… Arabça, Hiza-Ayakkabı. Sıfat. “Hiza, bir şeyin karşılığı ve mukabili, bir çizginin devamı ile hasıl olan cihet, sıra, taraf, basılan yerde iz bırakan murad”: 710: Tefkir-Düşündürme veya düşündürülme… Arabça, Kadem Yumna-Sağ ayak: 254: Rab Haylo-Süryanice, “Kumandan”… Balık Burcu, unsuru Su, yıldızı Müşteri, vücutta tesir yen Ayaklar, bacaklar, simyada Yansıtma safhası)

*

LEVHA: 29 Ekim 1987… Kâzım Albayrak’a bir fıkra anlatıyorum: “Kurbağa vırak diye bağırınca, adam bırak anlamış!”… Kâzım gülüyor… Sonra bana, Hollywood’da mülk sahibi olabileceğim bir sistemden bahsediyor! (Çağz-Kurbağa: 1010: Ebced… Mürg-ab-Kurbağa. Su kuşu: 1243: Merec-Mecburî olma… Mecr-Akıl. Çokca asker: 243: Meric-Çalkantılı, dalgalı… Muhteber-Tecrübe ve imtihan eden, deneyen: 3243: Derviş Muhammed-Selase miat isna ve selasun… Magrib-Batı taraf. Akşam. Şam. Rumî. Gözyaşı. Abranî, gri renk, renksizlik. “Aşk ötesi renk; bütün renkleri silici”. “Mevlâna Hâlid Hazretleri: Allah insanı aşk değil, kendisine ibadet için yarattı!”. “Sadece güzellik, aldatıcı olabilir; doğrunun olmadığı yerde güzel de yoktur!”: 1242= 243: Agmar-Yüce kimseler. Bildiğim bir şey varsa bilmediğimdir!” diyenler; idrakin aczini idrak edenler… Hollywood-Kutsal orman: 70: Ayn harfinin ebcedi-Bu harf, Allah’ın Bâtın ismi ve Tabiat mertebesi ile ilgilidir… BÜYÜK DOĞU-İBDA: 1069= 70: SEBBABE-Şehadet parmağı)

İbranice, HAVRAGA-Vidalamak. “Nurbat”: 214: HUKUK-Şeriat. (İbranice, Yama-İç deniz. “Tasavvuf”: 52: Müebbed-Ebed. Daimî)… ZÜBRE-Büyük demir parçası. Örs. (Üstadım’dan: Ensemin örsünde bir demir balyoz / Kapandım yatağa son çare diye / Bir kanlı şafakta bana çil horoz / Yepyeni bir dünya etti hediye): 214: TURRA-Mühür. Padişah damgası, imzası. (Derviş Muhammed-442 mührü… İşte Rüyâ, işte cisimlenen tâbir!)… FİZİK: 214: MÜD’AMES -Gizli. Saklı… Muhyiddin-i Arabî Hazretleri: “Halkın gözünde görünen Yaratıklar âlemi, Hakk ise akıldadır; Hakkı görenler gözünde ise Yaratıklar âlemi gizli, Hakk ise görünendir!”… Ve: “Bildikçe Halk, ötesi ise Hakk’dır!”… Ve: “Halkın dili, Hakk’ın dilidir!”

 

BEN-ÇALDIRAN

LEVHA: 4 Haziran 1986… ÜSTADIM’ın tabutunu çalmışım… Bir odada sandalyeler üstüne koyuyorum… Üstadım, içinde oturur vaziyet alıyor ve hayatta… Tekrar yatıyor, kapak örtülüyor… Bu sırada evin içinde, uykudan kalkıp helâya girip çıkanlar ve namaz kılmak için abdest alanların o odaya girmelerinden çekiniyorum… Neyse ki girmiyorlar… Ben, daha önce abdest almadığım için üzülüyorum… Ama iki sandalye üzerine yerleştirilmiş tabutun başında Fatiha okuyorum… Sonra yatak odasına yatağa gidiyorum… Galiba Faik anlamadı… Benim arabayla tabutu oradan kaçırmayı düşünüyorum!

*

Süryanice, LASTİ-Çalmak. “Andırmak”. (İngilizce, Last-Devam etmek, sürmek. “Dün geceden beri” der gibi, geçmişten bulunulan ana —son, sona— dair. “Sürer” misalinde olduğu gibi, İstikbal içinde bir geniş zaman. “Bir şeyin devamına dair”: 1491: Emanet-Eminlik… İstikamet üzere olmak. İki şeyi birbirine benzet erek ayırdedememek. Örtülü olmak… Kıpçak Lûgatı’nda, Çalma-Başörtüsü. Sarık. “Sarik, hırsız”: 75: Milâd-Doğum günü… Süryanice, Galbatro Şdo-Tabut çalmak: 1950: Doğum senem): 501: TEKNİK-Varlığın muhtevasından şuurun çıkardığı form, yapma varlık… Süryanice, DUFNO-Tabut: 146: MUSA-Vasiyet olunan mal. Menfaat. (Musa, Kıpti dilinde, “Mu” ve “Sa”, sudaki sandık mânâsında… Pervaz-Sandık. Dolap. Ayna. Nur. Merkez. Kanat açmak, uçmak. Karargâh. İnce uzun tahta. Saçak. Hücre: 1216: Bhor-İbranice, “İlk çocuk”… Musa Aleyhisselâm’da tecelli eden “Çocuk” hikmetini hatırlayınız… Rüyâ: 217: Diber-İbranice, “Kelime”… İbranice, Zahar-Hatırlamak, aklında tutmak: 217: Haraz-Sıralamak… İbranice, Hed-Yankı. Akis: 10: Baz-Süryanice, “Çalmak”… İbranice, Nisah-Biçim vermek, formüle etmek: 129: Nücu’-Eser yapmak. Duhul etmek, girmek. Yemeğin hazmolup sindirilmesi… Salih: 2129: Galbatro Htaf-Süryanice, “Tabut çalmak”… Süryanice, Oruno Gnab-Tabut çalmak: 1321: Kurtubî-Hâlid bin Velid Hazretleri’nin bir kılıcının ismi)

*

Süryanice, DUFNO HTAF-Tabut çalmak: 635: RAHMAN Sûresi’nin 19. âyeti. “Noktalı harfler”… SALİH Erdiş: 635: LAHZ-Yama… (Süryanice, Oruno Nqaş-Tabut çalmak: 1624: Urgacto-Süryanice, “Yama”… Mu-S a. Mu: Su… Sa: Sandık. “Sad. Uyku. Tabiat mertebesi”… Sad-Yüz sayısı: 95: İbranice, Dmima-Kanama. “Maden çıkma”… Pîr-Kuyu, maden kuyusu, bir keyfiyetin bol olduğu kimse: 212: Mimsono-Süryanice, “Aktör, temsil eden, ayn, andıran”… Miat-Yüz sayıları: 1441: Teli’a-İbranice, Yama… Kısakürek: 1440= 441: Tahattüm-Hatem, yüzük takınmak. Ariflerin gönlüne Allah’ın koyduğu işaret… İbranice, Tilai-Yama: 451: Salih Mirzabeyoğlu… Croytoburdcomlitoresdoruqco-Yama: 4761: Derviş Muhammed-442 mührü… “En büyük ebcedle”… Dikkat: Üstadım’ın “Derviş Muhammed” rüyâsı ve elime geçen “Derviş Muhammed-442 mührü… İbranice, Yemani-Doğru: 112: Salih İzzet Erdiş… İbranice, Yama-İç deniz: 52: Muhd-Süryanice, “Muhammed” isminin rumuzu… Süryanice, Hayno-Enerji, kuvvet: 52: Hadvo D’cido-Süryanice, “Bayram Sevinci”… Süryanice, Yamai-Denizci: 62: Mehdî)… Süryanice, NAVŞOŞDO-Tabut çalma: 673: MEHDÎ Derviş Muhammed… TABUT-Sandık. Tekne. Kova. (Rüyâ’da gelen mânâ: Muhib Işıklar Efendi, Üstadım’a, “Nuru kalbinden kovayla çek!” diyor): 809: BERZAH-İki âlem arası. Perde. Dünya ile âhiret arası. Kabir. (Kabr-Kabir: 1302: Mirzabeyoğlu)… Süryanice, DUFNO TORONO-Taş tabut: 1809: MALYO BOGO QATADRAMUN-Süryanice, “Dolmabahçe Sarayı”.

 

HAKÎM-BULUŞTURAN

LEVHA: 8 Kasım 1989… Göz göz yuvalara sokulmuş gibi tabutlar… Biri taştan… Taş tabut!.. Ve üzerinde küçük tabut resimleri ve kabartmaları var… Arkeolojik araştırmaya mevzu… Onunla ilgilenen biri, “ama Hakîm bilinmeden önce o resimler çok değildi!” diye, o resimlerin sonradan arttığını söylüyor… Galiba KÜRTLER, kendilerine itibar olsun diye TABUT üzerindeki RESİMLERİ fazlalaştırmışlar!..

*

Süryanice, NAVŞO FESFSO-Taş tabut. (Sahr: Buyük taş. Kaya. Maden kütlesi-Hazret-i Süleyman’ın mührünü çalan ifrit… Zı harfi, Allah’ın Aziz ismi, Madenler mertebesi, Kamer menzillerinden “Sa’du’z Zabih”e işaret eder; Kurban kesen, yakınlık kuran, nefsi feda… İbranice, Emet-Hakikat: 442: Mehdî Muhammed “mührü rakamı”… İbranice, Ahen-Hakikaten, doğru. “Ahen, Osmanlıca’da Demir”: 59: Mehdî… Mehdî Derviş Muhammed: 673: Rüyâ Tâbir Etmek… Tecris-Doğru fikirli etmek: 48625= 673: “Şatranc-ı Urefa’nın-Arifler Satrancı’nın”, Yüz Karesi’nin Toplamı… Süryanice, Riş Qukloya-Vida başı. Nurbat başı: 673: Setoro-Süryanice, “Muhafız”… Ruh, nefsle asıldır; sabittir… Taş: Maden. Kan. Sabit… İbranice, Matehet-Metal. Maden: 851: Ruhamî-Mermerden yapılmış. Mermerle ilgili… İbranice, Kes-Kürsü. Koltuk. Sandalye. Makam. “Abdülhakîm Koltuğu”: 81: Kina-İbranice, “Bit”… Kazzan-Pire: 851: Dain-Maden. Asıl. Doğruluk… İbranice, Kef-Kaya. “Maden Kütlesi”: 101: Gusto… Kef harfi, Allah’ın Şekûr ismi, Kürsî mertebesi, Kamer menzillerinden “Nesre- Saçma, yazı, didikleme”ye işaret eder): 1650: GAZBATRO BAZ-Süryanice, “Tabut çalma”. (Süryanice, Baz-Çalmak: 10: Hed-İbranice, “Akis, yankı”… Yevmiye: Yankı kelimesini severim!)… Süryanice, MDAHLONUTO-Şok: 650: LO METMALLONO-Gizli. (Kamus-Gizli, saklı: 207: Kamus-Derya, deniz. Denizin ortası. Derin yeri. Büyük Lûgat Kitabı… Alt başlığı “Lûgat-ı Sâlihûn” olan “Furkan” lûgatını hatırla… En büyük ebcedle, Derviş Muhammed-442 mührü: 4761: Furkan Sûresi 53. âyet… Kamus-Aslan. Esed: 236: Cuqobo Sukolo-Zihin kontrolü. “Her hafta Üstadım’dan”… İbranice, Arye-Aslan: 212: Pîr… Malikü’l Mülk-Mülkün Maliki. “Esma-i Hüsna’dandır”: 1211: Arik-İbranice, “Madde”… Üstadım’dan: “Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik / Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur / İçiçe mimarî, içiçe benlik / Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur!”… İbranice, Gaşmi-Maddî, bedenî. “Zel harfi, Allah’ın Müzill ismi, Hayvanlar mertebesi, “Derece almak, mübarek, mübarek yıldızlar menzili”: 1351: Kur’ân-“Allah Sevgilisi’nin nefsi”… Rısman-İp, halat… “Allah’ın ipine sımsıkı sarılınız”: 351: Sinimmar-Ay. Kamer. “Kamer menzilleri”… İbranice, Gişur-İki ucu birleştirmek: 1516: Müteabbid-Kulluk eden. İbadet eden. “Kalbin zâhiri ve bâtını”… Süryanice, Hulonoyuto -Materyalizm. “Bir işin meydana gelmesi için lazım gelen şeyleri toplama prensibi”: 1706: Güzariş-Rüyâ Tâbir Etme… İbranice, Hamranut-Materyalizm: 706: Fikir Kahramanı… İbranice, Niftar-Merhum. Ölmüş, ölü: 1740: Mütefekkir)… İbranice, MESULO-Kayalık. “Maden kütleleri. Yazılar”: 138: LÂZIK-Yapışkan, yapışıcı. Yapışmış olan. (Alak: Yapışkan veya ilişken nesne. Kan. Hayvanat, bedenle alâkalı. Bir şeye ilişip tutunmak. Bir işe başlayıp devam etmek. Ruhun, kalbte kan noktalarında karar etmesi)… HANİF-İstikamet, doğruluk: 2136: SÜLEYMAN Mahzumoğulları. “R.A”.

*

İbranice, EVEN-Taş. Kaya. “Maden kütlesi. Kan”. (İbranice, Nehami-Demirci: 106: İbranice, Yofi-Güzellik. Harika. “Mucize. İbda. İcâd. Köprü, iki şey arasında”… İbranice, Nepah-Demirci: 62: Mehdî): 58: KELEV-İbranice, “Köpek”. (Tazı -Arablar. “Kelbler. Tâbirciler. İz sürenler.”: 1417: Musa Mirzabeyoğlu… Süryanice, Navşo Mho-Tabut çalma: 1417: Necib Fazıl Kısakürek… Ebu Hâlid-Köpek. Kurt. Canavar: 643: Kokalto-Süryanice, “Nokta”… Süryanice, Hagaroyuto-İslam. İslâmiyet: 1643: Bet Krihe-Süryanice, “Hastahâne”… Haliç-Körfez, koy, büyük çanak. İp. Boğaz. Kanal. Kanat: 1642: Tamir-Karaçay Malkar Lûgatı’nda “Damar”… İbranice, Martse-Konferans veren: 706: Fikir Kahramanı… İbranice, Alkimya-Simya“cı”: 1112: Salih İzzet Erdiş)… Süryanice, METHAKBONUTO-Hikmet: 1058: ZAHİRA ALEMİYYE-Arabça, “Dünya Çapında Bir Hâdise”. (Takdim yazımın alt başlığı)… Süryanice, GNAZ-Gizlemek. (Be harfi, AlIah’ın Lâtif ismi, “Cinler-Gizliler, gizlilikler” mertebesi, Kamer menzillerinden “Mukaddem min-ed delâl”e işaret eder; Öne alınmış delile, Takdim’e): 1058= 59: MEHDÎ.

*

ARVASÎ-Abdülhakîm; “Seyyid Fehim Arvasî ile, görünen”. (Arvas: Doğu Anadolu’da bir dağ ve yöre ismi… Dağ: Taş. Sabit): 278: ORUNO BAZ-Süryanice, “Tabut çalma”. (Süryanice, Baz-Çalma: 10: Hed-İbranice, “Yankı, akis”… Zavarih-Nabız damarları: 1009= 10: Heca-Harflerin sesi. Şekil. Kıyafet. Sükût etmek… İbranice, Ot-Harf. “Rüya, yerden biten ot”: 406: Şahika-Yüce. Büyük dağ. Yüksek yapı veya ağaç… Zirve-Sıfır. Yazı, sahr, maden kütlesi. Boş. Nokta. Bit: 10: Ebced)

 

ZATÎ-BÂKÎ

YEVMİYE: Bir Eczahâne’de, her biri 50 gramlık bambaşka ilâçlar taşıyan şişeler arasında biricik vahdet noktası sadece 50 gramlık kemmiyet ölçüsünden ibaret kalıyorsa…

*

HEME EZ OST-Herşey O’ndandır. “Allah’tandır”: 525: MCİSUTO-Süryanice, “Cin hastalığı”. (Ezher-Kamer. Hilâl. Parlak beyaz: 1212: Pîr-Kuyu. Maden ocağı. “Kan”… “Cin-Gizliler-Gizlilikler-Sır” gaybı; İnsanî Hakikat’in Perdeleri’nde, Salı günü ile ilgilidir ve Perdelerinin rengi güzel bir beyazdır, “Kelimullah-Allah’la konuşan” Iâkablı Musa Aleyhisselâm’ın gaybıdır… Be harfi, Allah’ın Lâtif ismi, “Cinler-Sırlar” mertebesi ve Kamer menzillerinden Mukaddem min-ed delal’e işaret eder; öne alınmış delile, Takdim’e… Hemze, Allah’ın “Mübdi’-Güzel Yaratan” ismine, İlk Kalem mertebesine ve Kamer menzillerinden “Seretan, yengeç, kanser-Nath, başını vuran, başvuran”a işaret eder… Haste: İstenen, bilinmezin taciz ettiği, buldukça arayan. Allah karşısında hep eksik kulun hâli… Şarlo: Dehâ, beyin nezlesi gibi bir şey!)… En büyük ebcedle, HE-Allah lâfzının son ve zikir harfi, nefes harfi. (He harfi, Allah’ın “Bais-Elçi gönderen” ismi, Levh-i Mahfuz mertebesi ve Kamer menzillerinden “Butayn-Beden, bâtınlık”a işaret eder): 705: HABNAME-Rüyâ Kitabı… HAMSİN-Elli sayısı. (Nun: Ebcedi 50 olan harf. Balık. Kalem. Kılıç… Bu harf, Allah’ın Nur ismi, 4. Sema tabakası ve Kamer menzillerinden “Simak” ile ilgilidir; Balıklar, Parlak yıldızlar, İki parlak yıldızdan biri, Bir şeyi kaldıracak âlet’le): 760: ZAT-ÜL HAREKET-Zâtıyla hareketli. Kendi kendine hareket eden. “Kendinden zuhur”… MÜNTENİR-Işık ve nur olan, parlaklık: 760: SİRKAT-Çalma. (Rüyâ, şiir, hikâye edilen)… TERKİN-Boyama, yazma. Çizme, silme. Deberan. (YEVMİYE: Biz yazıda, mütemadiyen kendimizle imtihan hâlindeyiz. Yazarız, beğenmeyiz, sileriz, yeniden yazarız. Bu arada bilmediğimiz bir şey oluyor hayatımızda. Bir şey ruhumuzda pişiyor, pişiyor, sonra detay sandığımız bir vesileyle patlayıveriyor. İşte Kafa Kâgıdı’nda istediğim şey bu; bu patlamaların maziye doğru psikolojik pırıltıları… Vak’aya göre ruh değil de, ruha göre vak’a): 760: TEŞKİL-Vücud vermek. Suretlendirmek. Şekil vermek. Meydana getirmek. Atın iki ön ayağı ve bir arka ayağının beyaz olması… MİŞKAT-Kandil: 5761: FURKAN Sûresi, 53 âyet. (Berzah’la ilgili).

*

KAPTAN Gusto Müslüman: 485: KAPTAN Mirzabeyoğlu… En küçük ebcedle, DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü: 1485: EBU BEKİR MUHAMMED BİN ALİ-Muhyiddin-i Arabî. (Muhyî: İhya eden… “Arabî-Tabirci”: İnsanların idrak edemedikleri hususları, veliler bir yakaza —uykuyla uyanıklık arası— bir ânda Peygamberle buluşup, o hususu idrak edebilirler. İşte bu paye ve makam, bu yolda yürüyen evliyalar için tesbit edilmiştir. AlIah’tan başka hiçbir kimseden yardım görmeyen, hiçbir hocadan faydalanmadan kendi kabiliyet ve himmetleriyle çalışıp doğruluk ve bilhassa ilim elde eden, kendilerini insanlık meziyetiyle süslemiş olanlar, bu makama sahib olmuşlardır… Bu ilimlerden biri de RÜYA —Uykuda görülen suretler. Yerden biten ot, nebat— ilmidir. Allah bu ilmi, Şeriat’ta kendisine’ Allah Sevgilisi’nin diliyle ibâdet edilmesi için getirmiştir. Bunların aracıları, idrak ehli ve yazı-çizi âlimleridir. Bu ilimler, LEDUNNİ ilimlerdir. Peygamberlerden çıkan ilimler olmadığı gibi, Peygamber’in varisi olan evliyaların da ilmi değildir. Bu ilim nev’i şahsına münhasırdır ve insan şahsiyetiyle alakası vardır… Bunlarla varılan netice şudur ki, bütün topluluklar tam bir teslimiyetle dua etmelidirler. Allah’ın, Sevgilisi’ne söylemesini emrettiği gibi: “Bana ve benim yolumda yürüyenler için, basiretle Allah’a dua edin!”… Onlar, bu makamın sahibidirler. Onlar bu ümmet içinde, Hazret-i Musa’nın şeriatiyle Hazret-i Harun’a tâbi olunması zaruretinin misâli içinde, İsrailoğulları Peygamberleri gibidirler. Bu cihet Kur’ân’la da açıklanmıştır. İşte bunlar gibiler, hiç şübhesiz hakiki Şeriat’ı muhafaza edenlerdir ve en çok bilgi sahibidirler. Fakat Fukaha buna pek iltifat etmez ve inanmazlar; bunların doğruluğunu aramaya lüzum görmezler. Onların tek arzuları makamlarını korumak ve hakikatleri gizlemektir; öyle ki, kendilerince doğru olarak bilinen cihetleri dahi, yazı-çizi âlimlerine bildirmezler.)

*

İbranice, OT-Harf, “Ruya, yerden biten ot”: 406: NHOŞO HUGOYO-Süryanice, “Bakır Halka”… HAVK-Halka denilen yuvarlak: 706: SEVR-Boğa Burcu. “Simya safhasında, katılaştırma”… HA harfi, Allah’ın Ahir ismi, Heba mertebesi, Kamer menzillerinden “Deberan-Yeni bir şekil için bozan” mertebesi; Boğa Burcu’nda yer alan 5 yıldız… Süryanice, METALUN-Maden: 3525: SEYYİD Taha Cizro + SEYYİD Fehim Arvasî + ESSEYYİD Abdülhakîm Arvasî “Üçışık” + NECİB Fazıl Kısakürek + SALİH Mirzabeyoğlu… Süryanice, HATO HFUĞOYO-Yeni Devir: 1525: QELOYTO QESO-Süryanice, “Ölüm Odası”… BİNTASYA-Beyinde duygu ve duyu —hasse— birliği merkezi: 1524: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ-442 mührü “nün mânâsı”.

*

Mİ?-İbranice, “Kim?”: 50: NUN harfinin ebcedi; bu harf Allah’ın Nur ismi, Dördüncü sema mertebesi ve Kamer menzillerinden “Simak” ile ilgilidir; Balıklar, Parlak yıldızlar, 2 parlak yıldızdan biri, Bir şeyi kaldıracak âlet’le. (Nun harfinin, en küçük ebcedi: 1002: Lo Malyo Maşlmonuto-Süryanice, “Bomboş Devir”. Fetih fırsatı… Da’va Cetveli’nde, Allah’ın “Baki” ismi ile ilgili Be harfinin sayı değeri: 2: Darabe-Arabça, “Sefere çıkmak, cihad etmek, yeryüzünü dolaşmak, misâl vermek” demek… Nun harfinin, büyük ebcedi: 106: Yofi-İbranice, “Harika”… İbranice, Yofi: Güzellik: 106: Nehami-Demirci. “Mehdî”. Nun harfinin, en büyük ebcedi: 5760: Furkan Sûresi’nin 53. âyeti… Ezin-Kefil: 760: Naşitat-Meleklerden bir taife. “Fe harfi, Allah’ın “Kaviyy-Kuvet veren” ismi, Melekler mertebesi, Kamer menzillerinden Sa’du’l Ahbiye ile ilgilidir; Gölge olan, koruyan, şiir idraki, şiarIa”… Sirkat-Çalma: “Gaib’ten”: 760: Teşkil- Vücud verme. Suretlendirmek. Şekil vermek. Meydana getirmek. Atın iki ön ve bir arka ayağının beyaz olması)… ZÂTÎ-Zat’a mensub. Şahsî, indi, ledünnî. Müstesna. Hususi. (Za’t: Boğazlamak. Kurban. Nefsi feda. Yakınlık. “Zı harfi ve madenler mertebesinin Kamer menziIi”… Zat: Özel. Asıl. Ehil. Sahib): 111: ELİF-Çok şeyle ünsiyet eden. Hemze. “AIIah’ın Mübdî ismi, İlk Kalem mertebesi, Kamer menzillerinden Seretan, yengeç-Nath, başvuran” ile ilgili… BÂKÎ-Ağlayan. (Bâkî: Süren, ebedi. Esma-i Hüsna’dandır… Bâkî: Ağlayan. Abranî. Gri renk, Allah’ın “Kahhar-Her yüksekliğin üstünde ezici” ismi nuruna işaret eden renksizlik. Dua): 33: KİC-Dağın yüksek ve yüce yeri. (Üstadım’ın Derviş Muhammed rüyasını hatırla!)

Kaynak: Baran Dergisi

Orjinal: http://www.adimlardergisi.com/olum-odasi-b-yedi-286-salih-mirzabeyoglu/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>