olum-odasi-b-yedi-350-hilm-en-hakiki-mursid-salih-mirzabeyoglu

ÖLÜM ODASI -B YEDİ- 350 / HİLM (EN HAKİKİ MÜRŞİD) / SALİH MİRZABEYOĞLU

HİLM
(EN HAKİKİ MÜRŞİD)

LEVHA: 10 Aralık 1985… Derviş Muhammed ile Seyyid Fehim Muhammed Hazretleri üzerinde düşünüyorum!.. LEVHA: 10 Aralık 1985… Bir Veli kelâmiyle uğraşıyorum ve tam çözüme ulaşıyorum… “En hakiki mürşid” diye bir bahis… Yazmadım, sonra da unuttum!..

*

HAYATTA En Hakiki Mürşid Hilm’dir. “Hazret-i Ali’nin sözüdür”. (Hilm-Muti, yumuşak huylu; Allah ve Resûlü’nün ölçüleri karşısında kayıtsız şartsız tâbi Müslüman ahlâkı: 78: İbda-Benzersiz oluş. İcâd. İhdas… Hakîm-Herşeyi yerli yerince eden, varlığın hakikatiyle muttasıf hikmet ehli: 78: Hikemî-Hikmet ve düşünceye âid… Hazret-i Ali: “Eşyayı lâyık olduğu yere koymak akıllılıktır!”… Eşya: Şeyler. Nesneler. Sadece maddî varlıklar değil, “Bir ben var benden içeri!” hakikati gibi, iç âlem düzenimize âid “nesneleştirme-objeleştirme”ler de, “eşya” kavramı cümlesindendir!): 1398: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDÎ-332 mührü.

*

HAYATTA En Hakiki Mürşid Hilm’dir: 1397: MUZA’FER-Sarı renkte. Safran renginde. (Güney Yıldızı. Şira-ül Yemani ve “Kelb-i Ekber” denilen Güney Yarımküresi’ndeki Burç ve yıldızın ismidir; bu yıldız, Semâ’nın en parlak yıldızıdır ve sembolü “sarı” renktir. Allah’ın “Hakk” ismi nuruna işaret eder… Sarı renk, Allah Sevgilisi’nin bir Sahabî’nin sakalını sarıya boyatmış olması dolayısiyle, “en beğendiğim renk” diye beyan ettiği renktir!)… Arabça, MİKAD ABDÜLHAKÎM-Abdülhakîm Koltuğu: 2398: MADBRO ŞAFEL MAFRGUTO-Süryanice, “Çöle İnen Nur”… TE harfinin ebcedi. (Te harfi, Allah’ın “Kaabid-Kısıcı, sıkıcı” ismi, Esir Mertebesi, Kamer menzillerinden “Kalbe” işaret eder): 400: GÜLŞEN-Gül Bahçesi. (Üstadım’ın, 1977 tarihli, Aşk isimli Noktalaması: Rabbim Rabbim, bu işin, bildim neymiş Türkçesi / Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi)… MU’SIR-Sıkıcı, sıkan: 400: Menşud-Matlub, istenen şey… MÜNŞÎ-İnşâ eden, yapan, uslûbu güzel olan. İyi nesir yazan. (Kef harfi, Allah’ın Şekür ismi, Kürsî mertebesi, Kamer menzillerinden “Nesre”ye işaret eder): 400: KEŞF-Açmak. Olacak şeyi önceden sezmek… ŞAHSİYET: 1400: KEŞŞAF-Keşfeden. Gizli şeyleri bulup meydana çıkaran. (Noktalı harflerle, Kaptan Kusto Müslüman-Takdim yazım: 302: Derviş Muhammed. “Noktasız harfler”… Bakr-Açmak. Genişletmek: 1302: Mirzabeyoğlu… Dünya Çapında Bir Hâdise-Takdim yazımın alt başlığı: 1053= 1054: Derviş Muhammed-442 mührü)

*

HİLM’in “alıcı” kabı, şekli: İslâm’a Muhatab Anlayış… Hadîs: “Kişi kendini bilmek gibi irfan olmaz!”; kişi kendini bilmek gibi, “nasib-tali’” olmaz… Kendini Bil: 187: İslâm’a muhatab anlayış – Renkten renge bürünen bir sabit; şuur seviyesinin her değişiminde “istikameti” kaybetmeyen hakikat alıcısı… Ve BD-İBDA anlayışı: Akıl sormaya memur / Gökleri kalbur kalbur, eliyorum —NFK”… Sabitimiz!

 

MÜTEFEKKİR…

LEVHA: 13 Aralık 1989… “Murd’un Yükselişi” diye, bir karikatür bandı… Üç- beş karelik hikâye edişten sonra, sonda bir imza: MURD… Kahramanın bizzat çizer olduğunu görünce şaşırıyorum!..

*

MURD-Mersin Ağacı. (Mersin ağacı, “Maki-Çalılık” cinsinden ve 2 – 3 metre kadar uzayabilen bir ağaçtır. Kökleri derin ve satha yakın kısımları genişliğine yayılır; bu özelliğiyle de, bilhassa heyelân bölgelerinde toprak kaymalarını önlemek üzere dikilir. Mavi ve beyaz renkli küçük meyveleri, çerez olarak kullanılır… Lâtince, Mytrum-Mersin ağacı meyvesi: 696: Mit-Rum. “Rum miti; Şamî, Rumî, Batı. Akşam. Akşam – yemeği. Karanlık. İstikbâl. Kâim”… Tasavvur-Bir şeyi zihinde şekillendirmek. Tasarlamak. Arzu: 696: Hafiye-İnsan bedeninde gizli can. Gizli, mestur, perdeli… Suret-Biçim, görünüş. Kılık. Tarz. Hâl. Tasvir. Çare: 696: Fikir Kahraman“ı”… Fikir Kahramanı: 706: Kurt-Kırgız dilinde, “Solucan”. Zelil kelimesi kökünden Ezel, hayal ve serab izdivacına teşbih edilen “Kurt ve Sırtlan’dan doğan yavru” mânâsındadır; iyi koku alan, çevreyi bilen, iz süren… Süryanice, Şuşo-Solucan. “Solucan kanat taksa, yerde sürünmez olur; inziva ve münzeviye teşbih olunan”: 612: Derviş Muhammed): 244: MÜRD-Ölüm. “Zamanın maksatlılığı”. Müslüman için, dünyayı Ahiret hayatının kârı bilmek üzere yaşama şuuru… Farsça, MURD-“Ölmek” kökünden. Mâzi. “Hurda-Ufak, ince, kırık” mânâsına tâbi olarak, “Hurd-murd” şeklinde kullanılır. (Yengeç Burcu, unsuru Su, –ki, şekil veren ama kendisi o şekil olmayan Varlık alıcısı Heba nurunun unsurlardaki temsilcisidir–, tabiatı Soğuk-Nemli, türü Önemli-Hareketli, yıldızı Ay, vücutta tesir yeri Göğüs-Karın, cinsiyeti Dişi, simya safhasında Deberan; yeni bir sisteme geçmek üzere, “Sistem bozumu, nakle hazırlayan”… Su, vücuttaki organlar arasındaki münasebette, birbirine gerekli olanı çözüp nakleden): 244: MERD-Erkek, merdek; erkekçe, yiğitçe, şeci. “Yazılışı, Murd ile aynı”. (Fars şairi Nizamî’den, bir Beyit: “Hezârı âferini ber zeni niki ray / Ki mara bimerdi şeved rahnimaya: Bize mertlik yolunu gösteren / İyi düşünceli kadına bin aferin!.. Birinci Mısraın Ebcedi. “Bize mertlik yolunu gösteren”: 1124: Muid-Allah’ın “Öldürücü, diriltici” mânâsına gelen 99 güzel isminden biri… Muid-Yardımcı. Mubassır. Geri çevirtici. Bir şeyi adet edinmiş olan. Arslan. Anter. Gaza ve cihâd eden kimse: 124: Amid-Çok hasta. Aşk hastası. Derin, başlıca nokta. Önder, kumandan. Rehber. Vergi tahsil eden, haraç alan kimse… Saye-ban-Şemsiye. Gölgelik. Büyük çadır. Koruyan, himaye eden, sahib çıkan: 124: Adn-Vatan tutmak, mukim olmak. Cennet’te bir makam ismi… Cessas-Cinnî, gizli şeyleri araştıran. Tecessüs sahibi: 124: Du’ma-Ulu Yol… İkinci Mısraın Ebcedi: 1139: Masbug-Boyalı, boyanmış… Neffah-Hayır sahibi kimse: 139: Lâhik-Yetişen, vasıl olan, ulaşmış. İlâve olan, eklenmiş. Sonradan tâyin olan, yenisi… Delehmes-Arslan. Kahraman. Çeri, öncü. Kuvvetli kişi. Çok karanlık olan gece: 139: Saydele-Eczahâne… İstikbal-i İslâm: 7726: Derviş Muhammed Semerkandi-442 mührü. “En büyük ebcedle”… Beyt’in Toplam Ebcedi: 2263: Cisr-Köprü… Rabbanî-Allah’a dair ve müteallik olan: 263: Pîran-Pirler. İhtiyarlar. Seçkinler… Kürtçe, Nirx-Nefs muhasebesi: 265: Dareyn-Her iki dünya, iki yurt, iki yer… Üstadım’ın, “İkimizin şiirleri” dediği Noktalamalar’dan, Hadîs: “Şu Hadîs’te toplanmış tüm hikmet ve tüm gerçek / Hesaba çekilmeden, kendini hesaba çek!” —1983)

*

Lâtince, MYRTUS-Murd. Mersin ağacı. (Lâtince, Myrtetum-Mersin kokusu: 1097: Vâfi-Tam, elverişli, kâfi, yeter. Sözünün eri. “Vaadini mutlak yerine getiren Allah”… Suâl-Dilemek, dilenmek. İstek: 97: Ka’be… Devlethâne-Saadethâne. Ev, köşk, konak: 97: Menced-İnci ve altundan yapılan gerdanlık… Mahmud-Medhe lâyık, medhedilmiş. Allah Sevgilisi’nin bir sıfatı: 98: Sıbga-Boya, renk. Din… Zaman-Arş’tan taayyün eder: 98: Zeman-Devir, çağ, mevsim… Ezmen; benden: 98: Ezman-Kürtçe, Gök): 716: ŞEHRİYAR-Hükümdar… CEHABİZE-Hakikatlerden haberi olanlar: 716: HVO SOHDO DERVİŞ MUHAMMED-Süryanice, “Şehîd Derviş Muhammed”… Süryanice, ŞACUTO-Sarı. (Asfar: Kust otu çeşidi. Sıfır. Boş. Sarı. Kızıl. Yazılı şey. Münşeat): 716: MQARBONUTO-Süryanice, “Takdim”. (Kaptan Kusto Müslüman / Dünya Çapında Bir Hâdise: 1665= 666: Hadımü’l Haremeyn-iş Şerifeyn-Hilâfete haiz olmaları hasebiyle, Osmanlı Padişahları hakkında kullanılan bir tâbir; ilk defa, “Harameyn-Mekke ve Medine”nin Hâdimi mânâsına gelen bu tâbir, Yavuz Sultan Selim Han zamanında O’nun için kullanılmıştır… Huddam-Hizmette bulunan, hâdim, hizmetçi. Cin taifesinden olan hizmetçi: 4641= 645: Derviş Mhammed-332 mührü. “En büyük ebcedle”… Hudm-Her nesnenin kökü: 1644: Ebu Hâlid-Köpek, kelb. “Ezel”… Merba’-Dağ üstünde olan yüksek yer: 644: Teremmüd-Yanıp kül olma… Üstadım’ın son Noktalamalarından: “Allah Resûl aşkiyle, yandım, bittim, kül oldum / Öyle zaif düştüm ki, sonunda Herkül oldum!”… Hâdim-Hademe, hizmetçi: 645: Haddam-Muvaffakiyetli kişi. Hizmetçi… Be harfi, Allah’ın Lâtif ismi, “Cinler-Gizliler, gizlilikler, gizli varlıklar” mertebesi, Kamer menzillerinden “Mukaddem min-ed delâl”e işaret eder; Öne alınmış delil’e, Takdim’e… Dünya Çapında Bir Hadise: 1053: Cin… İngilizce, Sprit-Cin. Esprit: 682: Ta’bir… İbranice, Est Pri-Meyve ağacı: 48625= 673: Şatranc-ı Urefa’nın Yüz Kabı’nın toplamı… Rüyâ Tâbir etmek: 673: Mehdî Derviş Muhammed… Hafa-Gizlilik: 682: Hıfa’-Her şeyin, örten perdesi… Ahmed-Allah Sevgilisi’nin bir ismi. İmam-ı Rabbanî Hazretleri’nin ismi. Üstadım’ın küçük ismi: 54: Derviş Muhammed-442 mührü)

*

MANZUR-U Nazar-ı Piran-ı Kiram. “Keremli Pirlerin Nazarlarına Görünen”. (Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nin mühründeki yazı): 2777: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ… Semizkant, Semirkant, M.Ö. 2000 yıllarında Büyük İskender’in Doğu’ya seferinden sonra, Yunanca MARAKANDA… DERVİŞ Muhammed Marakanda: 1928: ANADOLU’da Lâtin Harfleri’nin getirilişi… Süryanice, GALBATRO-Taş Tabut. “Berzah Sabiti”: 1927= 928: ÜŞTÜRGAV-Zürafa. “Muhyiddin-i Arabî Hazretleri, tasavvufta ayak kaymalarının çok olmasından dolayı Ezel’i, zürafa sırtına benzetmiştir”… HAYSİYET-İtibar. Şeref. Değer. Kıymet. Derece. Mesned. Mertebe. (İman ve İslam’da, Üstadım’ın imzasıyla: Fikir çilesi haysiyetinin müstesna genci Salih Mirzabeyoğlu’na —28 Şubat 1982): 928: SALİH İzzet Erdiş.

*

MURDAD-Şemsî senenin 5. Ayındaki şahıs. “Mayıs ayı”. Her ayın 7. yahud 8. günü. Bu ay ve günü, idareye memur addedilen Melek’in ismi. (Mayıs ayını, Fars şâiri “Şa’ir”, bir Beyti’nde şöyle anlatıyor: “Germhun çoâb der murdâd / Serd âhem çobâd der âbân: Su gibi sıcak kanlı / Murdad rüzgârı gibi soğuk nefesliyim!”… Birinci Mısraın ebcedi: 1421: Kaside-i Bürde. “Peygamber önünde, meşhur Arab şâiri Ka’b bin Züheyr’in okuduğu kasidenin ismi olup, bu kasideyi O beğenmiş ve iltifat olarak kendi hırkasını ona giydirdiğinden, bu isimle meşhur olmuştur”… Tecdid-Yenileme. Yenilenme. Tazelenme: 421: Kı’nar-Dağ keçisinin büyük ve semiz olanı. “Cedî-Oğlak Burcu, yıldızı zuhal”… Fürfur-Semiz koç: 566: Seyyid Abdülhakîm Arvasî… Hüviyyet. “Yevmiye: Benim bir Takdim yazım olacak, bütün hüviyetinle görüneceksin!: 421: Salih Mirzabeyoğlu. “Sin harfiyle”… İkinci Mısraın Ebcedi: 564: Kapitan-Yakut dilinde, “Süvari”. Gemi Kaptanı… Toplam Ebced: 1985= 986: Fevz-Ölmek. MEVT… Mevt- 1983 Mayıs ayında, Üstadım’ın vefatı: 441: Necib Fazıl Kısakürek): 249: DÜMDAR-Son zamanlarda gelen büyük Evliyaullah. Ordunun geriden gelen kuvveti… AHMER-Kırmızı; “Merih-Mirruh yıldızının sembolü ve ism-i câmi olan Allah isminin nuruna işaret eder”. (Koç Burcu, unsuru Ateş, tabiatı Kuru-Sıcak, türü Önemli-Hareketli, vücutta tesir yeri Baş-Beyin, cinsiyeti Erkek, simya’da “Kül etme” safhası): 249: MUHACİR-Göç eden. Allah’ın yasak ettiğinden uzaklaşan… HIMAR-Eşek. “Sabır. Yük götüren”. (Ahkab-Yabani eşek: 112: Ahkab-Uzun zamanlar… Neseb-Baba soyu. Vuslat: 112: Salih İzzet Erdiş… Mishel-Dil. Lisân. Eğe, törpü. Ziynet verecek nesne. Yabanî eşek. Dizgin: 2136= 138: Süleyman Mahzumoğulları-Süleyman bin Hâlid): 249: ÇEHARÜM-Dördüncü.

*

Süryanice, OSO-Mersin ağacı. Murd: 72: EUSE-Fransızca, “Çirkin”. (Laide-Dişi. Çirkin: 45: Adem… Fransızca, Caricatur-Karikatür. Çirkin kimse: 829: Dahık-Gülen, gülücü… Karikatür: 1017: Tiyatro… Hayy-Diri, canlı, sağ. Bir şeyi cem etmek, ihraz etmek: 1017: Hatt-Bir şeyi, yukarıdan aşağıya indirmek… Hakîm: 78: İbda-Benzersiz bir şey ortaya koymak. İcâd… Karikatür, en başta insan nefsinin Yaradan karşısındaki, “eksiksiz karşısındaki eksiklik, güzellik karşısında aynı şekilde, acib, garib, tuhaf şey” olarak, Allah’ın mekri ve hâdiselere verdiği istihza tavrıdır; Mutlak karşısında izafet, Mutlak Varlık karşısında gölge varlığın, nasıl ve niçin olduğu sırrı… İnsan, bütün varlığı ve varlık faaliyetleri ile, Allah’ın taklitçisi; mekr bu… Aynı mânâ bütün sanat faaliyetlerini de içine alan; yâni karikatür. Sanat, güzel veya çirkini, güzel ifâdedir. “Doğrunun olmadığı yerde, güzel de yoktur!” ölçüsü, bütün hayat ve sanat faaliyetleri için bir sabitimiz. “Sürrealizm-Gerçek üstü”, bir sanat akımının ismi ve onun ölçüsü de bahsi geçen sabitte; bizim bu tâbirden kasdımız, sanatın, nefsin Kâinat’a bakan aklî tarafından çok, ruhî tarafına meyille, onun hissin eriştiği kuşatana âit olması. “Yukarıdan aşağıya indirme kasdı” da bu. Kaba bir bakışla, deforme edilmiş suretler diyebileceğimiz karikatür’ün, her neye âit olursa olsun abartılı çizgileri, bizde mevcut “Olmazı olmaz ihtimaller âlemi”ne ilgidedir ve cezbedişinden bellidir; kıymetlendiriş ölçüsü, ne kadar günlük hâdiselere hitab ediciliğinde zannedilse de aslında buradadır!)… KARİKATÜR BANDI: 1085: KÜNYE-Bir kimsenin nereden ve kimden olduğunu bildiren, hüviyetinin yazılı olduğu kâğıt. (Takdim yazım)… MURD’UN YÜKSELİŞİ: 740: MÜTEFEKKİR. (Süryanice ve Lâtince, Ctiduto-İstikbâl. “Karanlık. Meçhul. Cahillik”: 829: Dahık-Gülen. Gülücü. İhtimaller âleminin mihrak noktasını yakalayan istikbâl edici, karşılayıcı. Dıhk-Gülme: 828: Dahk-Ağzı yarılmış olan çiçek tomurcuğu… Hani Üstadım’ın dediği: “Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk / Ağaç içinde ağaç, geliştiren tomurcuk!”… Gülme mevzuu, en derinden İlâhî sanata çıkar ki, ölçülendirme İmam-ı Rabbani Hazretleri’nden: “Şeriat’ın Hak oluşu şuradan bellidir ki, nefs onun tekliflerinden hiç hoşlanmaz, ruh ağlarken nefs güler ve ruh gülerken de nefs ağlar!)

 

KEMÂL
(ŞATRANC-I UREFA’DAN)

ŞATRANC-I Urefa’nın 48. Kabı, KEMÂL-Bütün, tam, olgun, eksiksiz. Âli kişi. İhtiyar, görgülü ve tecrübeli: 91: CEZZAF-Av ile balık tutan kişi. (Süryanice, Gufo-Balık ağı: 92: Muhammed. “S.a.v”… Asal-Tamam, kök: 92: Amenna-“İnandık, öylece kabul ederiz, O’na diyecek yok”… Asal-Ahlâk. Karakter. Alâmet. İşaret, belirti: 92: Sabg-Boyanma. Boyama… Mükella-Sahil. Nehir kenarı. Küst: 92: Bek’-Karşılayıp istikbâl etmek; mukabil olmak… Süryanice, Hogoroyo Qubarniti Kusto-Kaptan Kusto Müslüman: 1092: Emen-Kıpçak dilinde, “Süt anası”… İbranice, Ma’an-Adres, adres yazmak. “BD-İBDA”: 1092: Seyyid Abdülhakîm Arvasî + Seyyid Fehim Arvasî – “Manzur-u Nazar-ı Pirân-ı Kiram – Li Küllî Emrin Fehîm”… Li-İlle. O işde parmağı olan… Süryanice, Suvoho-Hasret: 92: Anadol-u… Vav harfi, Allah’ın “Rafiu’d Derecati-Bütün derecelerin üstünde” ismi, Yüksek dereceler mertebesi, Kamer menzillerinden “Rişa”ya işaret eder; Balık karnı denilen menzil. Kuyudan su çekmekte kullanılan urgan… Yunus Aleyhisselâm’da tecelli eden hikmet, “Nefsi, Nefes”; Nefes nefsle kaim… Balık Burcu, unsuru Su, tabiatı Soğuk-Nemli, türü Birleşik, yıldızı Müşteri-Talib, vücutta tesir yeri Ayaklar, cinsiyeti Dişi, simya safhasında, Yansıtma)… BEDİA-Nadide ve güzel, yeni icâd edilmiş şey. Beğenilen ve takdim edilen yeni şey: 91: PALAVAN-Süzgeç. “Elemek”. (Tecrid-Elemek, özleşmek. Bit: 1617: Hakikat. “Süryanice’de Quşto”… Hakiki hikmet, kendisi hakkında görülen rüyânın hakikat olması dolayısiyle, İshak Aleyhisselâm’a nisbet edilir; bu hikmete “Hikmet-i Hakkiyye” de denir… Buna benzer, Üstadım’ın gördüğü rüyâ: “Derviş Muhammed” rüyâsı… Tabir ve hakikiyesi mühür: Derviş Muhammed-442 mührü)

*

Süryanice, GMORO-Kemâl: 1252: MORO-Doğu ve Batı… Süryanice, RAQMO-Kitabet: 252: RAQMO-Sayı. (Erkam-Sayılar: 342: Erkam-Alaca yılan)… MORO-İspanyolca, “Sahib”: 252: WORM-Hollanda dilinde, “Solucan”. Kurt. (Kurt: 706: Fikir Kahramanı… Süryanice, Şuşo-Solucan. Kurt: 612: Derviş Muhammed-442 mührü)… Süryanice, ROMO-Mükemmel: 252: QARDOLO-Süryanice, “Kab”. Kova… MORO-Hakan. Hükümdar: 252: RAQMO-Kaftan. (Raqmo: Sayı… İngilizce, Number-Sayı: 4299: Derviş Muhammed… İspanyolca, Numbre-Sayı: 1302: Mirzabeyoğlu… Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu)… KUMANDAN. (Kıpçak dilinde, Sabur-Sabır: 1298: Sabre-İngilizce, “Kılıç”… Lâtince, Patientia-Sabır: 1874: İbda’-Birisine kâr tamamen kendisine kalmak üzere sermaye vermek): 252: Arnavutça, FOKUS-Odak. Teksif olunan nokta… Süryanice, GRUMO-Çekirdek: 1252: HUKUK EDEBİYATI.

*

Süryanice, MŞALMONUTO-Kemâl: 1888: HARFECE-Güzel Gıda… Süryanice, MATQULTO-Kab: 888: MTAHMO RECYUNO ANANQİ-Süryanice, “Mutlak Fikir Gerekli”; Mutlak, fikir gerekli… Süryanice, ŞUMLOYO-Kemâl: 2398: MADBRO ŞAFEL MAFRGUTO-Süryanice, “Çöle İnen Nur”… Arabça, MİKAD ABDÜLHAKÎM: 1398: DERVİŞ MUHAMMED SEMERKANDİ-332 mührü… Süryanice, GUŞOFO-Halı: 1398: KUFORO-Süryanice, “Silme”. (Levha: Ekim 2014… Dikdörtgen bir halı. Açık alanda, sanki duvara asılmış gibi, ama onun öyle durmasını sağlayacak hiçbir şey yok. Rengi, tahin gibi kahverengi; iki tonu halıda hâkim. İlk bakışta açık kahverengi, onun daha da açığı renkte kumlu bir desen. Tüyleri normalden biraz uzun, düzensiz, karışık… Salih geliyor ve sağ eli halının sağ üst köşesinden başlayarak yavaş yavaş ve sıvazlaya sıvazlaya düzeltiyor. Tüyler düzeldikçe, desen ortaya çıkıyor. Klasik bir desen. Halıyı çerçeveleyen bir boşluk ve sonra kenarlara doğru su. Koyu renkli su, aşağı kısımda açık renkte. Halının sol alt köşesine gelince, orayı sıvazlamıyor ve şehadet parmağı ile imzasını atıyor —“Hayran Erdiş”… Süryanice, Omelo-Halı: 78: Hikemî-Hikmetle muttasıf… Süryanice, Qatifto-Halı: 902: Devlet-i Ebed Müddet; Başyücelik Devleti / Yeni Dünya Düzeni)

Kaynak: Baran

Orjinal iktibas: http://www.adimlardergisi.com/olum-odasi-b-yedi-350-hilm-en-hakiki-mursid-salih-mirzabeyoglu/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>