olum-odasi-b-yedi-356-ek-yeri-ideolocya-orgusune-ek-salih-mirzabeyoglu

ÖLÜM ODASI -B YEDİ- 356 / EK YERİ (İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ’NE EK) / SALİH MİRZABEYOĞLU

EK YERİ
(İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ’NE EK)

LEVHA: 26 Mart 1986… Yalçın Turgut, muzib bir ifâdeyle, “Yılmaz” diyor… “Hangi Yılmaz?”… Hangisi olacak ki?.. “Nilgün Yılmaz” diyor… LEVHA: 5 Mayıs 1988… Üstadım, yanında yaşlı bir adam, Ahmed Güvenli ve ben… Ben helâdayken, yaşlı adam Üstadım’a, “Senin yazında…” diye onun feyzine dair bir şeyler söylüyor… Ben de kendi kitablarım kasdıyla, “Efendim! Bir kıymet varsa, sizin feyzinizle oluyor, buna inanıyorum!” diyorum… Üstadım da nazlı bir tasdik edasıyla, “Eee, işte!” diyor… Ben, elimi yıkamaya davranıyorum… Bu arada yaşlı adam benim sözümü destekliyor ve “Bizim için fikir, İzzet’in!” diye methediyor… Üstadım da, pek benim duymamı istemez bir tavırla, “Hani sonra da davul derler!” diye, bir atasözü söylüyor; “Ceket tamam, şimdi de pabuç ister!” diye, ikramın arttırılmasına dair… Sonra da bana dönerek, takdir ve medih için, “Sen o yazıyı yazmasan, o orucu zor tutarsın!” diyor… Kastettiği yazı, benim “Tilki Günlüğü – Ufuk ile Hafiye” isimli eserime âit yazı!..

*

Süryanice, HASİF AFE-Yılmaz: 245: ERMED-Gözü ağrıyan adam. Kül rengi, gri. “Üstadım ve Seyyid Abdülhakîm Arvasî Hazretleri hatırda”… MÜHÜR: 1244: NİLGÜN Yılmaz. (Lâtince, Nilos-Nil nehri: 156: Gong… Nilgün: 3166: Rahman Sûresi, 19-20. âyetleri… Nil-Yokluk. “Nehir, ruha teşbih edilir”; leysî, fâni: 90: Mâlik… Süryanice, Mayqo-Nil: 62: Mehdî… Süryanice, Gihon-Nil: 1074: Muziqo-Süryanice, “Gaga”… Üstadım’ın vefat ettiği gece, rüyâda gelen mânâ: “Kuş gagasının bir ân yoğunluğunda dudağa benzerliği, topluluktan işarettir!”… Süryanice, Luco-Gaga: 45: Akıncı Güç Kadrosuna İthaf… İdeolocya Örgüsüne Ek – Üstadım’ın, 1979’da AKINCI Güç dergisinin 4. sayısında yayınlanan “İslâmı Yenilemek” başlıklı ithafı: 451: Salih Mirzabeyoğlu… Boşnak dilinde, Dodatak-Ek: 7616: Derviş Muhammed Semerkandi-332 mührü. “En büyük ebcedle”… Süryanice, Nateş- Gagalamak: 4751: Derviş Muhammed-442 mührü. “En büyük ebcedle”… Fasl-İki şey arasında ek yeri: 200: Ebu Süleyman-Hâlid bin Velid ve Süleyman bin Hâlid’in “Horoz-Meydan okuyan” lâkabı… Gölge dergisi’nin çıkış tarihi: 1976: Mahzumoğulları… Yevmiye: “Gölge dergisinden elinizde bir takım bulunsa iyi olur!”… Seyyid Abdülhakîm Arvasî Üçışık: 1976: Necib Fazıl)… Boşnak dilinde, DOPUNSKİ-Ek: 158: QFOSO-Süryanice, “İhtilâl”.

*

Süryanice, LO DAHİLO-Yılmaz: 95: DAMEN-Ek. Zeyl. Etek. Elbise veya dağ eteği… SAD-Toprağa ağnayan horoz. Bakır; Zühre yıldızının sembolüdür. (Mücerred’in rengi beyaz, Zühre yıldızının sembolüdür; ve ism-i câmi olan, “Hu-Allah’ın varlıktaki hüviyet zamiri”nin nuruna işaret eder… Sevr-Yıldızı Zühre olan Boğa Burcu. “Lâtince, Taurus-Boğa: 673: Mehdî Derviş Muhammed”: 706: Havk-Halka denilen yuvarlak. “Tamamlık. Sıfır. Leysî. Nil”… Fikir Kahramanı: 706: Aktör-Aksiyon): 95: SADE-“Avlandı” mânâsınadır. “Bağır, ilân et!” mânâsına emirdir. Meydan okumak, âciz bırakmak meâlinde ve i’caz yoluna işaret eder ve “Sad” diye okunur. Sadakat ve sıdk gibi mânâlara da gelir… VEDİA-Emanet: 95: İCLAS-Oturtmak. Tahta Çıkarmak. “Abdülhakîm Koltuğu hatırda”… ASBAG-Boyalar. (Arabça, El-Elvan el-Berzahiyye lilhakikat el-insaniyye-İnsanî hakikatin Berzah renkleri: 671: Mehdî Derviş Muhammed): 95: KELİM(E)… Süryanice, SAD-Merkezleştirme: 95: SAD-Süryanice, “Yüz sayısı”. (Miat-Yüz sayısı: 441: Teslis-Üçleme… Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu)… Süryanice, SAD-Düşünmek: 95: SAD-Süryanice, “Niyet etmek”… Süryanice, SAD-Yerleştirmek: 1095: AŞAM DA’FTİNO-Süryanice, “İmâr Plânı”.

*

Süryanice, MARUHO-Yılmaz. “Azîmli”: 1261: SAGR-Kıpçak dilinde, “Geçit. Sınır”. (Boşnak dilinde, Dopunski-Ek: 158: Nakh-Teftiş etmek, kontrol)… İbranice, MAKİR-Tanıdık. Aşina: 261: ANREDE-Almanca, “Selâmlama”. (Levha: Mayıs 1983… Yanında ilkokul olan bir köy mezarlığı… Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’nin biraz yüksekçe kabri… Mezarlığın önündeki yoldan, yanımda tanımadığım bir gençle geçerken, Efendi Hazretlerinin kabrinden bize “Selâmunaleyküm!” diye bir ses yöneliyor… Korku ve haşyetten, dikkatli bir nazarla o yöne bakamıyorum… Yürüyoruz!)… Süryanice, MDAKYON-Kan temizliği: 261: KULAKIL-İhlâs ve Muavvizeteyn sûreleri beraber… ERS-Gözyaşı. “Dua”. (Münekkî-Temizleyici: 200: Re harfinin ebcedi; bu harf, Allah’ın Musavvir ismi, 5. Sema mertebesi, Kamer menzillerinden “Gafr-Silici. Örtücü” ile ilgilidir): 261: ERS-Ekmek… MUANIK-Birbirinin boynuna sarılan. Kucaklaşan. “Dostunu bulan aşk sonsuz ömürlü / Bizim köyde ara pörsümeyeni”: 261: HERKÜL. (Üstadım’ın “ikimizin şiirleri” dediği Noktalamalar’dan: “Allah Resûl aşkıyla, yandım, bittim, kül oldum / Öyle zaif düştüm ki, sonunda Herkül oldum!”… Ması’-Sağlam vücutlu kimse: 200: Mahzumoğulları… Necib Fazıl-Ek yeri: 1976: Seyyid Abdülhakîm Arvasî Üçışık)

*

Süryanice, HFİTO-Yılmaz: 504: İBŞAR-Müjdeleme. (Kaptan Gusto Müslüman: 1485: Sebro Gaboro-Süryanice, “Fikir Kahramanı”… Dağdaki Değişim: 2485= 1486: Derviş Muhammed-442 mührü. “En küçük ebcedle”… Levha: 10 Mart 1999… Kumandan’la Hastahâne’ye gidiyoruz. Tedavi olacak. Tedavi sonunda Kumandan’ın ayağı kesiliyor, kangren olmasın diye. Biz gönüldaşlar son derece üzgünüz. Kumandan’ı Hastahane’den alıp eve götürüyoruz, ben koluna giriyorum. Kumandan hiç üzgün değil. Odada yanıma oturup bana müjde veriyor. “Hastahâne’de yeni eserim bana verildi. Adı da ilhâm edildi, onu söyleyeyim: Dağdaki Değişim” diyor. Ayağı kesildiği için, lütûf olarak Allah tarafından veriliyor. Bunu bana, çok üzgün gördüğünden ve maneviyatım düzelsin diye müjdeliyor. Ben çok duygulanıyorum ve iki gözüm iki çeşme ağlıyorum. “Kitabın ilk kelimesinden emin değilim”. Kumandan salondan benim oturduğum halının üzerine gelirken gayet rahat yürüyordu, ayağından dolayı sekmiyorda, sanki bir şey yoktu. —Kâzım Albayrak)… RÜŞD-Hayra isabet etmek. İstikamette olmak: 504: TEDMİN-İhata edip kaplamak. Yığıp toplamak.

*

Süryanice, LO DAHULTONO-Yılmaz: 197: NOSAF-İbranice, “Ek. İlâve”… Süryanice, SUFİYA-İrfan: 197: HALİM açık denizde düdük çalan bir gemi / KİM DUYAR ötelerden haber veren bestemi”. Üstadım’ın 1977 tarihli, Beste isimli Noktalaması”… Karaçay-Malkar dilinde, KITTAY-Horoz: 197: SANVAN-Kaftan. Eski eşyaların muhafaza edildiği dolap veya sandık. “Tarih”. (Sandık, dolap, tabut, kova… Rüyâ’da gelen mânâ: “Nuru kalbinden kovayla çek!”; zaman, “Kadans” dedikleri ahenk helezonuna vak’aların posasını değil de ruhunu yerleştirmekten başka gaye tanımaz. Buna göre tarih, vakaya göre ruh değil de, ruha göre vaka seçimi yolundan, kader sırlarını arama… Levha: Mayıs 2006… Birinin önünde “Münşeat / Önsöz-Bayramlık” isimli kitab var, ona bakıyor… Sonra kitabı kapatıp, “Salih Mirzabeyoğlu’na Bolu Dağı Kaftanı giydirildi!” diyor! —Neslihan Erdiş… Münşeat-Mensur şiir: 1798: Müteneşşıt-Sevinç, neşat elde eden… İzzet Mirzabeyoğlu: 799: “Vuslat” hedefiyle beraber Şatranc-ı Urefa’nın 100 kabının toplamı… Heftan: Kaftan… Bolu Dağı Heftanı: 1595: Mehdî Seyyid Abdülhakîm Arvasî)… Süryanice, B’GAV KUSOYO-İçinde gizli: 1197: QOMES MYAKRO QUTNUTO-Süryanice, “Başyücelik Devleti”.

RAKSEDEN GÖLGELER

LEVHA: 7 Mart 2017… Yanyana iki boş dükkân. Harun ağabey (Yüksel) ve oğlu oradaymışlar. Röportaj yapılacak galiba. Birden Kumandan ve Hanım’ı, dükkânın içinden önüne doğru gelip Tango’ya başlıyorlar. Ben de onlara ellerimi çırparak ve mırıldanarak, Şecaattin Tanyerli’nin “Papatya gibisin, beyaz ve ince” bestesini mırıldanıyorum. Kumandan saçını ve sakalını çok koyu siyaha boyamış. Sakalı çok sık ve kıvırcık gibi. Sonra dükkânın bir köşesinde, Kumandan, Hanımı ve Harun ağabey oturmuş. Kumandan eğilmiş ve uzaktan zor görüyorum. Dükkân sahibi olduğunu söyleyen bir genç, hışımla içeri giriyor. Onu tutuyorum. “Bak o Salih Mirzabeyoğlu! Tanıyor musun? İbda, Mirzabeyoğlu, duymadın mı? İstersen telefonundan bak!” diyorum, onu gösteriyorum. Genç, “Haa, evet, hatırladım hatırladım, tanıdım!” diyor. Seviniyorum!.. (Dilek Kiracı)

*

Süryanice, QUYOZO-Dans etmek. “Neş’e, sevinç”… (Üstadım’ın Çile isimli şiirinden: Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik / Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur / İçiçe mimarî içiçe benlik / Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur!): 40: BUYOYO-Süryanice, “Vahdet”. (Vahdet-Birlik. Yalnızlık. Teklik. “Kâinat’ta her şey hem kendi etrafında döner, hem de birlikte”: 418: Tazi-Arablar. Eski Arabça’da, Arab, “tâbirci” demek… Papatya: 1417: Necib Fazıl Kısakürek… İspanyolca, Simultanear-Bir işi aynı zamanda, aynı ânda yapmak: 799: İzzet Mirzbeyoğlu… İspanyolca, Sinalfe-Okunuşta hecelerin birbirine kaynaşması: 233: Barik-İnce, narin, dakik… Güzare-Rüyâ tâbir etme, düş yorma: 233: Safufo-Süryanice, “Rabıta”… Şecaattin Tanyerli-“Papatya gibisin” bestesinin sahibi, ünlü Tango bestecisi. “Vesilemiz rüyâ’dan”: 1544: Tes’id-Tebrik etme, saadetlendirme, sevinç ve sürur ile bayram etme… Levha: 7 Kasım 1990… Üstadım, bizim eve misafir gelmiş… Üzerinde takım elbise var ve traş olmuş; sakalsız… Beni yanaklarımdan öpüp tebrik ediyor… Giderken, tekrar yanaklarımdan öpüyor ve siyah pabuçlarının arkasına basarak giyiyor… Ben de takım elbise giymişim ve Üstadım’la beraber çıkarken, siyah pabuçlarımı giyiyorum!)

*

DANS-Ahenge uygun hareketler; böyle bir tâbir, müziğe uygun beden hareketleri ile yapılan malûm oyunu, oyunun “yapıp etmek” mânâsı da dahil, “psikolojik-ruhî” iç ve dış yüz oluşların teşbihi kılar. Müzikte, ahengin çalgı âletleri değiştiği hâlde bestenin tanınması, onun unsurların verimi olması şöyle dursun, unsurlardan bağımsız bir şekli olduğunu gösteriyor hakikati, ahengin de “hakikati olan mahiyet” ve “hakikati olmayan mahiyet-adem, yokluk” şeklinde, bir aheng bütünlüğüne nisbetle ölçülendirmesini gerektirir. Kul ve mahlûk bütün yaratılmışların her şeyine mahsus hareketlerinin bağlandığı mihrak nokta, Kamer menzili “Nesre-Saçma, dağıtma” olan Arş altı Kürsî tabakasındandır; ses ve ahenk hakikatinin de, her şeyin ona mahsus ahengi ile görünmesi meselesi ve her şeyin galibine tâbi olması hakikatiyle. Netice’de, Raksan-Oyun. Oyun oynama. Dans etme: 1441: Mşarro Melto Ananqi-Süryanice, “Mutlak Fikir Gerekli”: 115: DUDAK-Nefs ve nefes hareketiyle, ses ve sözlerin çıktığı uzun; muradın İslâma uygunluğunda, terkibi mânâ, “Kuş gagasının bir ân yoğunluğunda dudağa benzerliği, topluluktan işarettir!”. (Süryanice, Rqado-Dans. Oyun: 221: Müslüman… Süryanice, Muziqo-Gaga. “İleri uç”: 74: Hâkime-Kadın hâkim… Boşnak dilinde, Zensqa-Kadın. “Kabul edici nefsimiz”: 219: Sjenka-Boşnak dilinde, “Gölge”… Nefs; kadın, ruh aslıyla varolan nefs, asılla varolan gölge… Nefsimizin, ruha karşı ruhî ve ruhîye mukabil psikoloji belirtişi, onun “Her şeye ilk önce yaklaşan ileri uç gaga” mânâsını da gösteriyor; şübhenin kaynağının nefsimiz olduğu da… Doğru düşünce olmadan, doğru düşünce faaliyeti olamayacağı gibi, doğrunun olmadığı yerde, güzel de yoktur. Güzel, her zaman doğru olmayabilir ki, dans-raks, bu cümleden… Süryanice, Sefto-Dudak: 547: Şemro-Süryanice, “Duman”; elem, keder. Kurt, solucan. Müntehasında, ezel iştiyakı… Süryanice, Glusqmo-Tabut. “Beden”: 1147: Safeq-Süryanice, “Boşaltmak”… Süryanice, Sefo-Dudak: 1146: Spleen-İspanyolca, “Kara duygu, hüzün”; mistik duygu… Rahman Sûresi 19. âyet – Meâli: “Allah iki denizi salmış, birbirlerine kavuşuyorlar”: 1146: Kaime-Uzun bir kâğıda yazılan ferman. “İkame, oturtmak, kaim kılmak”; Takdim yazım… Arnavutça, Buze-Dudak: 20: Kef harfinin ebcedi; bu harf, Allah’ın Şekür ismi, Kürsî mertebesi ve Kamer menzillerinden “Nesre”yi işaret eder)… Süryanice, TAN-Dumanlamak: 252: KUMANDAN… Süryanice, TAN-Duman salmak: 252: RAQMO-Süryanice, “Sayı”… Arnavutça, TYM-Dudak. (Süryanice, Tan-Hak: 451: Time- İngilizce, “Zaman”… Aten-Süryanice, “Duman çıkarmak”: 451: İdeolocya Örgüsü’ne Ek): 450: TAHEM-Sabit durmak. Sabit kılmak… Arnavutça, SQEB-Gaga. (Süryanice, Nateş-Gagalamak: 4751: Derviş Muhammed-442 mührü, en büyük ebcedle): 98: Zaman… NUL-Gaga: 86: DYOSO-Süryanice, “Dans”. Ritm… LEVN-Renk. Sıfat, nevi, çeşit, tür. Bir şeyi diğerinden ayıran alâmet: 86: BEDİ’-Eşi benzeri olmayan, hayret verici güzellikte olan. Garib. Acîb. Benzeri olmayan şeyleri vücuda getiren. “Halık ve Hallak-ı Cihân mânâsında Allah”… Hollanda dilinde, NUL-Sıfır. Önder. İz süren köpek; tâbirci: 1085= 86: GUDAF-Kuzgun. Karga. (Süryanice, Qavqi-Gaklamak: 27: Güva-Şâhid, delil… Keraker-Kuzgun, karga: 441: Kısakürek)… İbranice, NOL-Dokuma tezgâhı: 86: LUHİT TLAFSONE- Süryanice, “Satranç tahtası”. (Şatranc-ı Urefâ’nın 100 Kabı’nın Ebced Toplamı: 48.625= 673: Rüyâ Tâbir etmek… Tecris-Doğru fikirli etmek: 673: Mehdî Derviş Muhammed)… Süryanice, HUGYONO-Fikir. Düşünce: 1085= 86: MEHDÎ Salih Mirzabeyoğlu.

*

Süryanice, ŞVORO-Dans. Ahenkli hareket: 524: KELİME-İ TEVHİD-Mavi renk, Utarid yıldızının sembolüdür ve Kelime-i Tevhid nuruna işaret eder… Süryanice, ROQUDUTO-Dans. “Uyumlu hareket”: 633: AHİLLA-Hayır. Sadık ve samimi dostlar. En sadık dostlar. (Ahil: Fevkinde kimse olmayan Padişah. Erkeği olmayan kadın)… Süryanice, RQAD-Dans etmek: 210: AKLÎ- Eşya düzenine muhatab ve içgüdüyü denetlemeye memur akıl ritmi… HALED-Kalb: 1633: HALC-Çekmek. Cezbetmek… Süryanice, HOGOROYO QAZORO KUSTO-Kaptan Kusto Müslüman: 7626= 633: DERVİŞ Muhammed Semerkandi… Süryanice, YARUQO MRABBONO-Yeşil Yazar. “Yeşil Ay’ın sembolüdür ve Hakk nuruna işaret eder”: 1633: HALİCE-Hareket ettirme. Sarsma. Oynatma. “Boğaz. Liman. Haliç”; Dolmabahçe. Haliç Körfezi; Haliç “Kongre-Konferans” merkezi.

*

Lâtince, FURVUS CRINIS-Siyah Saç: 691: SALİH-Karayılan… SİYAH SAÇ: 140: İDEOLOCYA VE İHTİLÂL. “4. yeni baskısı yapılan eserim”… Boşnak dilinde, GARAV KOSA-Siyah Saç: 1375: İŞCA-Yenme, ezme. Kederlendirme, üzme, hüzün verme… Boşnak dilinde, GARAV BRADA-Siyah Sakal: 1416: NECİB Fazıl Kısakürek… Boşnak dilinde, GRAV BRADAT-Siyah Sakal: 1818: EŞİTO MALYO BOGO-Süryanice, “Dolmabahçe Sarayı”… KÂH susar, kâh çırpınır, kâh ürperir, kâh çağlar —Üstadım’ın “Su” isimli Noktalaması’nın bir mısraı: 1818: TAHİYYAT-Selâmlar. Duâlar. Hayır duaları. Mülk, beka ve devamlılık. Mâlikiyet… Süryanice, QURATOR-Veli: 1818: MESARTO MACEC-Süryanice, “Avuç içi titremesi”; Mahmud Efendi Hazretleri hatırda.

İFTİHAR
(ŞATRANC-I UREFA’DAN)

Şatranc-ı Urefa’nın 99. Kabı, İFTİHAR-Kendi yaptıklarından gururla bahsetmek. Benimsediği birinin yaptıklarını överek anlatmak. (Tahdis-i Nimet-Hakk’a karşı şükrünü eda etmek, bu maksatla nail olduğu nimeti anlatmak ve sevincini bildirmek: 1475: Hestî-Var olmak. Varlık. Mevcudiyet… Tehlil-“Lâ ilâhe illallah” sözünü tekrar etmek: 475: İşka-Sarmaşık adı verilen bitki. “Nurbat; ruha nisbetle ruhî. Zamanın kadans dedikleri ahenk helezonu… Duat-Dua edenler: 475: Havatin-Şerefli kadınlar. “Şeriat karşısında mutî nefsler”… Sütude- Övülmüş, methedilmiş: 475: Temehhül-Takdim etmek. İşinde acele etmemek, özen göstermek. Hayırda ve işde, sonrasına göre önde bulunmak… Takdim yazım: Kaptan Kusto Müslüman / Dünya Çapında Bir Hadise): 1282: HAKİSTER-“Hak ister”. Kül, ateş külü. Gri renk. (Koç Burcu, unsuru Ateş, tabiatı Sıcak-Kuru, “türü-rengi, sıfatı” Hareketli, yıldızı “Merih-Mirruh”, vücutta tesir yeri Kafa-Beyin, cinsiyeti Erkek, simya’da Kül etme safhası… Fülfül-Besili koç: 566: Maunet-Allah’ın salih kullarına imdadı. “Kurban etme, yakınlık”… Men’ut-Medhedilmiş: 566: Seyyid Abdülhakîm Arvasî)… GAFFAR-Günahları örten, günahları bağışlayan; Kamer menzillerinden “Gafr-Silen, örten” menzili, 5 Sema mertebesi, Allah’ın “Musavvir-Suret veren” mertebesi ve Re harfiyle işaret edilen. (Abr: Rüyâ tâbir etmek. Düş yormak. Yaş akıtmak. Sudan veya başka yerden geçmek, şeciye. Söylemeden bir şeyi düşünmek… Abra: Bir değiş tokuşta, üste verilen şey. Teraziye ayarlamak için hafif gelen kefeye konulan ağırlık. “Allah’ın rahmeti”; yoksa yanarız… Abran: Ağlayan. Ağlayıcı. Dua eden… Gri renk: Abranî… Abre: Gözyaşı): 1281: NAKA-İ SALİH-Salih Aleyhisselâm’ın, kaya içinden Deve çıkan mucizesi… RAÎ-Re harfiyle ilgili. Çoban. Gözleyici ve koruyan kimse. Vâli. Güvercin kuşundan bir kısmı; yakîn ve haberci. (Re harfinin ebcedi: 200: Ebu Süleyman-Horoz… Musa Mirzabeyoğlu-Rüya’da gelen mânâ; o, 10 vilâyetin Mirliğine tâyin olmuş. “On velâyetin Miri, İmâm-ı Rabbanî Hazretleri ve yolundakiler hatırda”: 1418: Necib Fazıl Kısakürek): 281: BERF-Kar. Güzel söz. İslâm askeri.

*

Şatranc-ı Urefa Kabı, AFİV-Afv: 1156: GONK… Şatranc-ı Urefa Kabı, TESYAR-Eşya gönderme, gönderilme: 671: MEHDÎ Derviş Muhammed. (Mehdî Derviş Muhammed: 62 + 612= 1673: Salih İzzet Erdiş… Destarçe-Havlu, mendil. “Abdülhakîm Arvasî Hazretleri’ne, Hırka-i Şerif töreninde Sultan Vahdettin’in verdiği iki Destarçe ve onun birisini nedimi Şâkir Efendi’ye hediye etmesi, hatırda”: 1673: Rüyâ Tâbir Etmek)… Şatranc-ı Urefa Kabı, HAML-Kadının karnındaki çocuk. Sırtına yük alıp getirmek. İsnad, dayanma. Yüklenme. (Haml-Saçak. Büyük saçaklı halı: 1670: Mehdî Derviş Muhammed… Hamle-Saldırma, hücum: 83: Yengeç-Bir Kamer menzili; İlk Kalem mertebesi, Allah’ın “Mübdi’- Güzel Yaratan” ismi ve Hemze ile işaret edilen): 78: HAKÎM-Varlığın hakikatiyle muttasıf ve herşeyi yerli yerince eden. “Mehdi’yi hamil 10 süvarinin sonuncusu”… Şatranc-ı Urefa Kabı, VAHDET-Birlik. Yekta. Tek: 1417= 418: NECİB Fazıl Kısakürek… Şatranc-ı Urefa Kabı, ÜMİD-İstikbâl: 55: NECB-Ağacın kabuğunu yontmak. “Mermer kütlesini yontup, içinden heykeli ortaya çıkarmak gibi”… Şatranc-ı Urefa Kabı, EVHAM-Cüz’i mânâların anlaşılmasına yarıyan bir mevhibe. (Hazret-i Ali: “Parça, bütünün habercisidir!”… Üstadım’ın, Ukde isimli şiirinden: Rahatlık senin deden / Benim annem vesvese / Bu ukdenin dilinden / Kalmadı anlar kimse / Mezarda sır, mezarda / O bilir bilse bilse / Kurtuluş mu muradın / Yol mu aradın kese? / Ateşe gir gölgelen / Kaynar suda gülümse… Te harfi, Allah’ın “Kaabid-Kısıcı, sıkıcı, kısaltıcı” ismi, Esir mertebesi, Kamer menzillerinden “Kalbe” işaret eder): 53: AHMED-Üstadım’ın küçük ismi… Şatranc-ı Urefa Kabı, GURBET-Uzaklık. Hasret: 1602: RAĞBET-Meyil. Arzu. İhlâsla dua etmek. (Aynı ebcedle, Derviş Muhammed)… Şatranc-ı Urefa Kabı, ŞÜBHE: 312: MİRZABEYOĞLU… Şatranc-ı Urefa Kabı, MEHABET-Muhabbet: 1450: SALİH Mirzabeyoğlu… Şatranc-ı Urefa Kabı, RAKİB: 113= 1112: SALİH İzzet Mirzabeyoğlu… Şatranc-ı Urefa Kabı, HACALET-Mahcubiyet: 442: (Kısakürek: 1441: Salih Mirzabeyoğlu… Derviş Muhammed-442 mührü)… ŞATRANC-I Urefa Kabı, AHLAK-I HAMİDE: 1799: KÜLTÜR DAVAMIZ-Alt başlığı “Temel Meseleler” olan eserim. (Üstadım: Bu kitab, Cumhuriyet sonrası kavruk nesillerin ilk ciddi fikir sesi ve ilk çileli nefs murakabesi eseridir!)… SATRANC-I UREFA’nın “Vuslat” Hedefi ve 100 Kabı’nın Toplam Ebcedi: 48.751: DERVİŞ MUHAMMED-442 mührü. “En büyük ebcedle”… AYNI Ebcedle: 799: İZZET Mirzabeyoğlu. “Dedemin ve benim ismim”

*

LEVHA: 21 Nisan 1986… (…) Nesibe Hanım bana, “Yaz, 21 defa; hem şehit mi ne olursun!” diyor… Uzattığı, boşanma kâğıdı!.. (21 Nisan, Koç Burcu’ndan Boğa Burcu’na geçiş, onun başlangıcı… Nesibe-Asil kadının vasfı. Kasidenin aşıkane mukaddimesi: 127: Misbeke-Mâden eritilip dökülecek kab… Güşadnâme-Padişah fermanı. Boşanma vesikası: 421: Hüviyet… Salih Mirzabeyoğlu. “Sin harfiyle”: 421: Cezaqto-Süryanice, “Yüzük”. Mühür… Bir vücuttaki “ek-eklem” yeri sayısının toplam ebcedi. “Ek: 21… Eklem sayısı 360”: 6560= 566: Seyyid Abdülhakîm Arvasî… Ve kerresi: 566 x 566= 320.356: Ölüm Odası’nın elinizdeki sayısı… Telegram-Elektromanyetik dalgalarla, benim Tele-fahişe dediğim zihin kontrolu; halen devam eden: 320 + 356= 676: Salih İzzet Erdiş. “Seyyid Abdülhakîm Arvasi’nin, Telegramlı kerresi”… Süryanice, Savgot Nezlo-Muvazene: 1565: Skeleton-İngilizce, “İskelet”… Süryanice, Lo Methazyono-Görünmez. Gizli: 1565: Seyyid Abdülhakîm Arvasî… Süryanice, Qfiso Abuto-Mücerret Fikir: 1565: Cesro Hufargo-Süryanice, “On Eyalet” Miri)

Kaynak: Baran

Orjinal iktibas: http://www.adimlardergisi.com/olum-odasi-b-yedi-356-ek-yeri-ideolocya-orgusune-ek-salih-mirzabeyoglu/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>