papadan-dua-isteyerek-haclilara-karsi-mucadele-etmek

PAPA’DAN DUA İSTEYEREK HAÇLILARA KARŞI MÜCADELE ETMEK – A. Bâki AYTEMİZ

Erdoğan’ın Papa’yı ziyareti çok faydalı oldu…

Birçok yalan, dolan ve gaz almaların gerçek muhtevası apaçık ortaya çıktı.

Gördük ki, AB-D emperyalizmi ile işbirliği içinde, BOP Eşbaşkanı olarak çıkılan yolda, iş, maddî ilişkilerden öte manevî boyuta taşınmış ve Papa’dan dua istemeye kadar varmış…

29 Ekim 2004 tarihinde, Roma’da, Papa Anıtı’nın altında, Avrupa Birliği Anayasası’nı imza atan Erdoğan ve Gül ikilisinin vermiş olduğu o meşhur pozdan sonra, Erdoğan’ın Papa’yı ziyaret ederek maaile huzuruna çıkmaları çerçevesinde verilen pozlar da hafızalardan silinmeyecek.

5 Şubat tarihinde, Haçlı âleminin lideri Papa’nın huzuruna çıkmadan önce, Erdoğan Türkiye’de neler demekteydi bir hatırlayalım:

Referandumdan 14 gün önce, 2 Nisan 2017’de, “Gittiler, Vatikan’da tüm AB üyesi ülkelerin liderleri kuzu kuzu orada oturdular ve Papa’yı dinlediler. AB’ye, Türkiye’yi 54 yıldır niye almıyorlar anladınız mı? Olay, tamamıyla açık ve net söylüyorum; Haçlı ittifakıdır. Yalan üstüne yalan söylediler ve hâlâ yalan söylemeye devam ediyorlar.” (*)

27 Kasım 2017’de: “Bunlar dürüst değil. Şimdi Avrupa Birliği üyesi ülkeler, Vatikan’da bir araya geldiler. Hayırdır, Vatikan’da niye bir araya geldiniz, Papa’nın huzurunda niye bir araya geldiniz? Papa ne zamandan beri Avrupa Birliği üyesi oldu? Haçlı ittifakı kendini eninde sonunda gösterdi.” (*)

Erdoğan’ın, Haçlı İttifakı diye hedef aldığı toplantı… Papa önde ve AB liderleri arkasında…

Yine aynı Erdoğan, bu defa Haçlıların lideri Papa’nın ve İtalya’daki diğer Haçlı temsilcilerinin huzuruna çıkmaya hazırlanırken, gerçekleştireceği görüşmelerden önce İtalyan La Stampa gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Maurizio Molinari’ye bir röportaj verme ihtiyacı hissetti.

La Stampa, Erdoğan söyleşisini, “Erdoğan: AB bizi alsın” manşetiyle yayımladı.

Haçlı dünyasına hitaben Haçlı gazetesine, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyeliği hakkında da konuşan Erdoğan, ülkesinin bu hedefe ulaşmak için yükümlülüklerini yerine getirdiğini, tam üyelik istediklerini, diğer seçeneklerin ise kendilerini tatmin etmediğini belirterek, dün, “Haçlılar” diyerek saldırdığı, Papa’nın etrafında toplanan Haçlı liderlerinden birisinin de aslında kendisi olmak istediği ukdesini açığa vurmuş olmaktaydı.

Erdoğan, AB’nin en kısa sürede üyelik için önlerindeki tüm engelleri kaldırmasını beklediklerini söyleyerek, “Türkiye’nin (AB’ye) katılımı, iç siyasi meselelere feda edilemez” demekteydi.

Sadece bununla da yetinmiyor, aynı zamanda Haçlılara hoş gözükmek adına, Haçlıların baş düşman ilân ettiği IŞİD’e karşı nasıl mücadele ettiklerini anlatarak gözlerine girmeye çalışıyordu.

La Stampa yayın yönetmeni Molinari’nin yönelttiği, “Bir inanç insanı olan Papa ile buluşacaksınız. Siz de inançlı birisiniz. Bu sizin kişiliğinizde ne kadar etkili?” sualine karşı Erdoğan’ın, “Benim için dindarlık her şeydir, ondan taviz vermem. Dinimin bana emrettiği her şey benim için bir ilktir.” şeklindeki cevabı, bize, “kaba softa-ham yobaz”ın “şeriat isterük!” narasını hatırlattı.

Kaba softa-ham yobaz, “şeriat isterük” narası altında olmadık dinî ve siyasî cinayetleri işler… Önce Haçlı Birliği diye AB’ye söverken, menfaati icabettirirse de Haçlı dünyasına eklemlenmek için her isteneni yapar ve Papa duasıyla millîlik ve yerlilik oyununu da icad eder…

Mesela, Ortadoğu’nun bugünkü hâlinin temel sebebi, Haçlılar’ın Osmanlı’yı parçalamaları ile emperyalist menfaatleri doğrultusunda kurdukları düzen olduğu hâlde, o, “Ortadoğu’da farklı inançlar yüzyıllar boyunca yan yana barış içinde birlikte yaşamıştır. Dış müdahaleler, aşırıcı ideolojiler ve IŞİD, El Kaide gibi teröristlerin yol açtığı çatışmalar durumu kötüleştirdi.” diyerek, esas düşmanı gözlerden kaçırmak için ne gerekiyorsa yaparken, bu ifâdeler, işbirlikçiliğine devam ettiği yönünde esas düşmana verilmiş, “ben de sizdenim!” mesajından başka bir mânâya gelmez.

Bu çerçevede sadece Papa ile değil, siyaset ve ekonomi alanlarında Haçlı dünyasının önde gelenleriyle görüşür, konuşur ve onlara, sözcüsü İbrahim Kalın’ın bu günkü basın toplantısında yaptığı açıklamalarda olduğu üzere, Türkiye’nin Haçlı sermayesi için güvenli bir liman olduğu mesajını verir. Tabi bu mesajın faizli sistemin devam edeceği güvencesi demek olmasına rağmen, dinden taviz vermeyecek derecede din bağlılarından itiraz yükselmez. Bu mesajın, Haçlılarla bir mücadeleye girilmeyip, bilakis onların istekleri doğrultusunda yola devam edileceğine dair bir garanti demek olduğuna yerli ve milli yalakalar hiç esmez.

Hiç esmedikleri bir yana, yandaş-yalaka medya, bir yerlerinden koltuk krizi diye bir şeyler uydurarak, bu fotoğrafların zihinlere kazınmasını engellemeye, bunun yerine bu geziden bir kahramanlık hikâyesi uydurarak Haçlı lideri Papa’nın ayağına giderek maaile karşısında mum gibi dikilmenin mânâsını perdelemeye çalıştılar.

Papa’nın Putin ve Trump’la yaptığı görüşme esnasında da tercüman için aynı sandalye masaya getirildi. Ama onların medyası, “Papa bizi alçak koltuğa oturtmak istedi, bizim lider Papa’ya posta koydu!” diye bir yayın yapmadı, böylesi bir eziklik yaşamıyorlardı demek ki…

Güya, Erdoğan Papa’nınkinden alçak bir sandalyeye oturtulmak istenmiş de Erdoğan da bunu reddetmiş ve böylece postasını koymuş…

Bu alçak sandalyeye oturtulmak istenmesinin gayesi, Reis’in şahsında İslâm dünyasını küçük düşürmekmiş,  ondan dolayı alçak koltuk getirmişlermiş de Reis de Abdülhamid Han’ın torunu olarak bunu reddederek siyasî ve idari dehasını ortaya koymuş, ders vermiş ve o alçak koltukla kurdukları tezgâh ellerinde patlamış.

Papa, kendisi, eşi, kızı ve damadı…

Papa, kendisi, eşi, kızı ve damadı…

Bu iki fotoğraf arasında ne fark var?

Ulu Hakan’ın böyle küçük düşürücü bir ziyarete asla teşebbüs etmediği-etmeyeceği hakikati bir yana, ortada böyle bir alçak sandalyeye oturtma teşebbüsü dahi yok. Tercümanın oturması için getirilen sandalye üzerinden böyle bir kahramanlık hikâyesi uydurmak da ancak bu yalakalara yakışırdı.

(*) Avrupa Birliği’nin (AB) kurucu anlaşması kabul edilen Roma Anlaşması’nın 60. yıl dönümünü münasebetiyle 23 Mart 2017’de bu kente gelen AB üyesi ülkelerin ve AB kurumlarının başkanları Vatikan’da Papa tarafından da kabul edilmişti.

A. Bâki AYTEMİZ

http://www.adimlardergisi.com/papadan-dua-isteyerek-haclilara-karsi-mucadele-etmek/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>