saray-kabine-had-kavga-ahmet-takan

SARAY KABİNESİNDE “HAD” KAVGASI!.. – Ahmet TAKAN

TAKDİM:

Yeniçağ’dan Ahmet Takan’ın

dün ve bugün yayınlanmış olan ve

birbirinin devamı niteliğindeki iki yazısını birlikte sunuyoruz:

 

SARAY KABİNESİNDE “HAD” KAVGASI!..

Ahmet TAKAN

27 Şubat 2018 Yeniçağ

Önceki gün (Pazar) Ankara fena halde karışıktı…

Yok… Yok!.. Afrin operasyonu yüzünden değil… Terörist Salih Müslim’in Çekya’da yakalanmasından da değil… İttifak yasa teklifinden hiç değil… Çünkü, Ankara’daki muhalefet kaderine razı olmuş bir tablo çiziyor. Herkes daha şimdiden kendi payına düşeceğe kabullenmiş bir hava içinde… Şanlı Fener’in Beşiktaş karşısında uğradığı hezimet mi Ankara’yı karıştırdı?.. O hiç değil. Normal bir yenilgiydi. Yedek kulübesindeki alternatifin Alper Potuk ise  maçı çeviremezsin. Takımın hantal ve bitik topçulardan oluşuyorsa, şampiyonluk hevesin lafta kalır. Öteye gidemez. Sadece basın toplantılarında boş boş, vır vır eder sonra da sahaya çıkar en az 3 yer, gidersin…

Saray kazanı epeydir fena halde kaynıyordu. Pazar gününün rehavetini ve sakinliğini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Trabzon’da yaptığı konuşma bozdu. Hemşerilerinden helallik istedi Soylu. Yaptığı konuşma “veda sinyali”, “istifa sinyali” olarak yorumlandı. Hepsi aynı kapıya çıkar!.. Çok kere yazdım ADSIZ’dan Süleyman Soylu ile ilgili… Özellikle Damat Berat Albayrak ile kapışmalarını… Kabine revizyonunda koltuğunu kaybedecek Bakanlar arasında ismi geçiyordu. Kabine revizyonu an meselesi de gideceğini anlayan Soylu onun için mi bu çıkışı yaptı? Kâhin değilim!.. En iyisi mi ben o veda konuşmasının perde arkasını sizlere aktarayım da kararınızı ona göre verin…

Hani o gazetelerde çıkan, “Erdoğan’ın katılacağı bir grup toplantısı öncesinde  Soylu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın danışmanları arasında yer tutma kavgası yaşandı. Soylu’nun danışmanını fırçalayan Kaya, danışmanı kaldırıp yerine kendi oturdu” haberleri var ya…  Sadece işin magazin bölümü. Geçtiğimiz günlerde Süleyman Soylu, Kaya’yı telefonla arar ve der ki, “Sayın Bakan, Afrin konusunda yaptığınız açıklamalar bizi sıkıntıya sokuyor. Bir daha bu konuda açıklama yapmayın.” Bakan Kaya sorar; “Neden, buna siz mi karar vereceksiniz.” Süleyman Soylu hiddetlenir; “Yaptığınız yerli yersiz açıklamalar bizi zora sokuyor, boşa düşürüyor. Kamuoyunda çelişkilere sebep oluyor. Bu işin sahibi benim. Cumhurbaşkanı açıklama yapar, Başbakan açıklama yapar, ben yaparım. Size ne oluyor? Sizin yetki ve sorumluluk alanınızda değil” diye karşılık verir. Telefonda iki Bakan arasındaki kapışma tatsız bir şekilde sona erer. Süleyman Soylu’nun bu hareketine çok sinirlenen ve içerleyen Fatma Betül Sayan Kaya, aralarındaki çok özel hukuka güvenerek rahatsızlığını ve de telefon görüşmesini damat Enerji Bakanı Berat Albayrak’a aynen iletir. Damat Bey de duruma çok öfkelenir. Bir gün, Süleyman Soylu’nun telefonu çalar, karşısındaki Berat Albayrak başlar saydırmaya… Hesap sorar bir tavır içinde, Süleyman Soylu’ya o sözleri söyleyip söylemediğini sorgular… Bakan Soylu “Evet söyledim. Ben bu ülkenin İçişleri Bakanı’yım. Benim sorumluluk saham” der. Albayrak, “sizin haddinize mi” diye sert bir karşılık verir. Soylu, kısa bir savunmanın ardından, “benim haddime, peki sizin ne haddinize” diye karşı çıkış yapınca telefon görüşmesi sert bir kavgayla sona erer. Süleyman Soylu bu görüşmenin ardından sarayın yolunu tutar, olup bitenleri R. Erdoğan’a aktarır. AKP Genel Başkanı R. Erdoğan, pek umursamaz bir tavır içinde “ilgilenirim” diyip Soylu’yu gönderir. Soylu “ilgilenilmesini” bekleer durur!.. Gün gelir 25 Şubat Pazar’a… Süleyman Soylu, Pazartesi günü (dün) vermek üzere istifa mektubunu, basına yazılı açıklamasını cebine koyar ve Trabzon’daki o malum konuşmayı yapar. Şu satırların kaleme alındığı an itibarıyla Bakan Soylu’dan herhangi bir ses seda çıkmamıştı. Bu sütundan Soylu’yu çok eleştirdim. Hakkında AKP kulislerinde konuşulan bir çok bilgiyi yazdım. O da bana twitter mesajlarıyla yalanlayarak, hakaret ederek, üzerimize tehdit dolu mesajlarla ak trolleri saldı. Of’lu hemşerileri kapıma kadar dayanıp, tehditler savurdu. Onların hiçbirine cevap vermedim. Şimdi ne oldu?.. Sabırla beklediğim, zaman beni haklı çıkardı!.. Ben, yine de objektif gazetecilikte ısrar edeceğim. Süleyman Soylu, terörle mücadelede gayret gösterdi, çok önemli işler yaptı. Hele, geçmiş İçişleri Bakanları, Beşir Atalay, Muammer Güler ve Efkan Ala gibi isimlerle kıyaslandığında… “Bu ülkede Başbakan yok mu. Bu olup bitenlere Binali Yıldırım ne diyor” diye sorarsınız. Aynı soruları bilgi aldığım saray kaynaklarına ben de sordum. Dediler ki “Binali Bey şu anda sadece İstanbul Belediye Başkanlığı adaylığını düşünüyor. Kredisinin düşme riskini göze alamaz. Etliye sütlüye karışmıyor.” Yıldırım’ın da, damat Albayrak ile küs olduğunu hatırlatıp devam edelim;

Aile içinde meydana gelen dayaklı bir kavganın ardından Emine Erdoğan’ın devreye girip, “biz bir aileyiz. Bu işlere son verin” uyarısı yaptığı konuşuluyor. Tek sıkıntılı Bakan Süleyman Soylu mu? Hayır… Sağlık Bakanı Ahmet Demircan da kaç kez istifa eşiğinden dönmüş… Erdoğan’ın bir projesini “bunu ben yapamam. İstifa edeyim” diyerek geri çevirmiş. Erdoğan, istifayı kabul etmemiş. Demircan’ın makamında meydana geldiği iddia edilen yumruklu bir kavgadan bahsediliyor ki… Evlere şenlik!.. Bakanlar konuşamıyor, sesini çıkaramıyor. Yakında kabine revizyonu beklentisi onları tir tir titretiyor. Gazlarını ancak, bazı özel ofislerde mırın kırın ederek çıkarabiliyorlar. Doktor Devlet Bahçeli’nin himayelerindeki Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi işte böyle bir şey.. Haydi, ak troller işbaşına!..

Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/saray-kabinesindeki-had-kavgasi-46432yy.htm

ERDOĞAN SOYLU’YU NASIL DÖNDÜRDÜ?

Ahmet TAKAN

28 Şubat 20118 Yeniçağ

Bıraktığımız yerden devam edelim…

AKP Genel Başkanı R. Erdoğan, Afrika turuna çıkmadan önce havalimanında düzenlediği basın toplantısında -talimatlı sorular çerçevesinde- “İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifası söz konusu değil” dedi. Soylu’nun Trabzon’da yaptığı çıkışı “duygusallığa” bağladı. Ahlaksız trollerden bahsetti ve ekledi; “bu trol ahlaksızlıkları maalesef ülkemizin kendi içindeki birlikteliğini, beraberliğini bozmaya yönelik atılan adımlardır. Türkiye’yi troller idare etmeyecek.”

Dooğru!.. Hem de çok dooğru!..

Ancaak!.. R. Erdoğan, Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlıktan azledilme sürecinde o ahlaksız trollerin nasıl rol oynadığını, neler yaptığını, yol taşlarını nasıl döşediklerini unutmuş herhalde!.. O trollerin AKP tarafından maaşa bağlandığını da hiç bilmiyordur mutlaka!.. Bu kısa ve nazik hatırlatmadan sonra geçelim Erdoğan’ın, Soylu’nun “veda” konuşmasını işittikten sonra Bakanı ile Pazar günü akşamı yaptığını söylediği telefon görüşmesine;

İçişleri Bakanlığı kaynaklarından ulaştığım bilgilere göre, Soylu’nun cebinde dolaştırdığı istifa mektubu yırttırıldı. Peki, Erdoğan, Süleyman Soylu’yu nasıl istifadan vazgeçirmiş?.. Telefonda sormuş Soylu’ya “Seni kim o Bakanlığa getirdi?..” Cevap vermiş Sayın Bakan, “Siz efendim.”Özetle şöyle devam etmiş telefon görüşmesi;

R.E; “Seni o koltuğa Berat Albayrak mı oturttu?”

S.S; ” Hayır efendim. Siz oturttunuz.”

R.E; “Sizin Bakanlıkta kalıp kalmayacağına kim karar verir?

S.S; “Siz efendim.”

R.E; “Peki o zaman. Sizinle daha yapacağımız çok iş, yürüyeceğimiz çok yol var.”

S.S; “Emredersiniz efendim.”

Bakan Soylu, bu telefon görüşmesinin ardından epey rahatlamış. Yakın çevresi ile yaptığı değerlendirme toplantısında da öyle bir iddia ortaya atmış ki, duyanlar pek de inanmamış ama yine de ses çıkaramamışlar;

“Göreceksiniz, Berat Albayrak, 2019 olmadan gidecek…”

Kim kimi götürür belli olmaz ama Erdoğan’ı da çok yakından tanıyanların iddiası şu;

“Erdoğan öyle istifa ile falan kimsenin karşısında dikilmesine müsaade etmez. Bunu kendisi açısından bir zaaf sayar. Günü geldiği zaman Soylu’yu da Melih Gökçek’e benzetir.”

Bendeniz de aynı görüşteyim!.. “Ben siyaset yaparken, Genel Başkanlık yaparken, Berat Albayrak kısa donla geziyordu” falan gibi iddialı laflar, Erdoğan’ın kitabında para etmiyor…

***

Müslim, Avrupa’da koruma altına alındı…

Terörist Salih Müslim, Çekya’da mahkemece serbest bırakıldı. Sürpriz olmadı. AKP iktidarı, Müslim, Çekya’da yakalandıktan sonra sanki Türkiye’ye iade edilecekmiş, ikinci Öcalan vakası olacakmış gibi bir hava estirmeye çalıştı. Balon çok kısa sürede söndü!.. İsterseniz acı gerçeklerin altını bir kez daha çizelim;

  • Karar siyasi.
  • ABD ve Batı’nın Suriye’de müttefik ilan ettiği PYD’nin eski eş başkanının  terör suçundan Türkiye’ye iadesi, Suriye’de henüz tamamlanmayan terör koridoru projesini sekteye uğratırdı.
  • Türkiye’den başka hiçbir ülke PYD’yi terör örgütü olarak görmediği için serbest bırakıldı.
  • Avrupa’da PKK/PYD terör örgütü üyeliği nedeniyle yakalanıp ceza alan ya da Türkiye’ye iadesi yapılan bir örnek yok.
  • PKK/PYD/YPG terör örgütü, Suriye’de Ayn el-Arab’ı işgal edip “Kobani”ye çevirirken AKP iktidarı güvenlik güçlerimizin korumasında Türk topraklarından çapulcu sürüsü peşmergeleri yardım ve destek için bölgeye sevk ediyordu. O zaman kendimizi yırttık; PKK, YPG oluyor siz de bunun uluslararası arenada meşrulaşmasına yardımcı oluyorsunuz diye. Ancak, üstümüze “kandan beslenenler” diye geliniyordu.
  • Salih Müslim’in Ankara’da defalarca kırmızı halı ile ağırlandığı ve kendisine iktidar katlarında VIP muamelesi yapıldığı gerçekleri ve belgeleri ortadayken  acaba hangi sağlam ve inandırıcı gerekçelerle, Çekya’ya iade talep edilen dosyalar gönderildi?
  • Acaba, Ankara’dan giden dosyalar gerçekten sağlam belgeleredayanıyor muydu?..
  • Ezkaza, terörist Müslim Türkiye’ye iade edilseydi neler öterdi?..

Siz, bakmayın iktidar kanadından gelen “hatanın telafisini bekliyoruz” açıklamalarına… Bence, Müslim hakkında verilen serbest bırakılma kararı ile birlikte AB sınırlarından çıkmayacaksın hükmüyle Avrupa sınırlarında koruma altına alınmasına içlerinden en çok sevinenlerinin başında AKP iktidarı mensupları geliyordur!..

Bir gün gelip de, terörist Salih Müslim de bebek katili Öcalan gibi “sayın”olmasın?..

Hemen tepinmeyin!.. Oslo görüşmelerinin tam içeriğini bugüne kadar öğrenebildiniz mi de, Prag temaslarının perde arkasına vakıf olacağınızı sanıyorsunuz?..

Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/erdogan-soyluyu-nasil-dondurdu-46440yy.htm

http://www.adimlardergisi.com/saray-kabinesinde-had-kavgasi-ahmet-takan/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>