10386764_862249653896405_7402871421984799296_n

TEKRAR OKUNMALI: PSİKOLOJİK SAVAŞ -La Guerre Psychologıque- / ILICH RAMIREZ SANCHEZ

BUGÜN, TEKRAR OKUNMALI

İslâm temelli Antiemperyalist mücâdelenin hem kendi zamanında hem kendinden sonrakilere yol açıcı ve ilham vericisi olan Carlos’un PSİKOLOJİK SAVAŞ başlıklı değerlendirmesini tekrar yayınlıyoruz.

Hakkında Hıristiyan-Yahudi İşgâl Medyası’nın türlü “canavarlaştırma”, “şeytanlaştırma” propagandalarına rağmen, “kınayıcıların kınamasına bakmadan” verdiği mücâdelesini sürdüren İslâm Devleti’nin, soğukkanlılıkla ortaya koyduğu savaş dili dikkat çekmekte.

Paris Saldırıları’nın ardından Avrupa ve Amerika başta olmak üzere, Batı coğrafyasında korku salan bu güç, büyük bir psikolojik üstünlük sağlamış durumda.

Bu çerçevede;

Psikolojik üstünlük, Büyük Doğu’nun Müslüman bir gücü olan İslâm Devleti’nin şahsında İslam Milleti’nin eline geçmiştir!

Komutan Carlos’un şahsiyetine bitişik bir şekilde, eşsiz tecrübeleriyle kaleme aldığı aşağıdaki makâlesini tekrar dikkatlerinize sunuyoruz.

ADIMLAR Dergisi

 

PSİKOLOJİK SAVAŞ

-La Guerre Psychologıque-

ILİCH RAMİREZ SANCHEZ

Tercüme Eden: Av. Ahmet Arslan

(Aşağıdaki yazı Carlos’un 22 Ocak 2015 tarihinde kendisini Poissy Cezaevi’nde Av. Güven Yılmaz ile yapmış olduğumuz ziyarette ADIMLAR Dergisi’nde yayınlanmak üzere bize verdiği ve kendisinin 15 Aralık 2015 tarihinde Paris Üniversitesi için yazmış olduğu makale olup, İslâmi hareketler konusunda uzman olan ve kitapları bulunan Profesör Gilles Kepel de Le Point dergisine vermiş olduğu bir röportajda bu yazıya atıfta bulunmuştur. A.A.)

Çağdaş dönemde, 19. yüzyılın ikinci yarısı boyunca Birleşik Devletler Ordusu tarafından, ata topraklarını Avrupalı sömürgecilerin şedit ve illegal istilasına karşı cesaretle savunan Batı’nın yerli kabilelerine yönelik yok edici bir savaş yapıldı. Sinema sanatı da en baştan beri  “kızılderilileri” yok edilmesi gereken zalim vahşiler olarak gösterme işinde başarıyla kullanıldı.

Tarihî bakımdan, savaşlarda ölenlerin çoğu harp meydanında ölmüştür, daha az bir kısmı sivildir. Fransız İhtilâli bunu tersine çevirecek, kurbanların çoğunu siviller teşkil edecektir.

Geçmiş savaşların çoğu fetih için yapılmıştı, buna karşılık çağdaş savaşlar ya önleyici yahut defansif olmaktadır.

Önleyici diye adlandırılan savaş, yurtseverlik propagandasıyla mütecaviz devletin kamuoyunun hazırlanmasına ve mütecaviz devletin kendi nüfusunu hareketlendirmek, saldırıya uğrayan devletinse nüfusunu da etkisizleştirmek amacıyla “insan hakları” söylemine ihtiyaç duyar. Bu hazırlık psikolojik savaşı ortaya çıkarır; medya vasıtasıyla ve karadan ve havadan yapılan bombardımanlarla (uçaklar ve füzelerle) kışkırtılan terör vasıtasıyla.

Hindiçin’de 1945’ten 1975’e kadar süren kolonici ve emperyalist iki savaş, birleşik milli özgürlük hareketinin çok büyük fedakârlıklar sayesinde istilâcı askerleri nasıl bozguna uğrattığını ve nihaî zafere eriştirdiğini ordulardan daha iyi gösterdi. Psikolojik savaş Vietnamlılar tarafından Saygon’un (Ho Chi Minh Şehri) 1975 Nisan’ındaki kurtuluşundan çok daha önce, Ocak 1968’deki Tet Saldırısı’yla kazanılmıştı.

FLN (Milli Kurtuluş Cephesi) Cezayir’in bağımsızlığını 7 yıl süren zalim çatışmalardan sonra kazandı. Kurbanların (Bir buçuk milyon) sadece yüzde 20 ila 25’i Fransız güçleri tarafından öldürüldü. Fakat psikolojik savaş 1962’den önce Cezayirliler tarafından dünya çapında kazanıldı. Terörist diye adlandırılan suikastçılar özgürlük mücadelesine giden yoldaki psikolojik savaşta, sömürgeci düşmanı askeri olmaktan ziyade moral bakımdan çökerten netice alıcı bir rol oynadı.

Gayrinizamî savaş, tarihî koşullar uygun olmadıkça ve “kurumsal” düşmanın psikolojik mağlubiyeti elde edilmedikçe daima isyanın zaferiyle neticelenmez.

1955’te Suriye Ordusu Genelkurmay Başkanı Yarbay Adnan El Maliki, Şam’da bir futbol stadının açılış töreninde” Nasyonel Sosyalist Partisi”nin üç militanı tarafından binlerce dehşete kapılmış izleyicinin gözünün önünde, hepsi de başına isabet eden ve derhal ölümüne sebep olan mermilerle öldürüldü. Bu ilk çağdaş fedâ (Batı propagandası tarafından “intihar” saldırısı olarak adlandırılan) saldırısıydı. Bir sonraki misâl, saldırı hedefi zarar görmese dahi engellenemez bir operasyon metodunun olabileceğini gösteriyor.

Filistin direnişi fedâ eylemlerini bilhassa siyonist istilâcılar ve müttefikleri üzerindeki psikolojik etkisinden dolayı kullandı. Medyatik uçak, gemi kaçırma ve rehin alma eylemleri psikolojik savaşın muhteşem sanatıdır; öyle ki Filistin’in ilgi odağı hâline gelmesine yol açacak, daha az önemli olarak da fedâi organizasyonların kasalarını parayla dolduracaktır.

Cihadistler bu psikolojik savaş çizgisini büyük ve medyatik bir başarıyla izledi.

NATO üyesi ülkelerin yüzü açık vatandaşları tarafından, boyun vurularak yapılan ve internette yayınlanan şimdiki infazlar çok büyük ve eşsiz faydalarıyla medyatik bir başyapıttır; mücahidlerin dünyanın dört bir yanından katılımını sağlamakta ve tüm dünyadaki müminlerin bağış ve desteklerini artırmaktadır.

Halihazırda emperyalist devletler dahilde ve hariçte engellenemez intikam saldırılarına maruz kalmaktadır ki bu durum onları ayırd etmeden baskı uygulamaya itmektedir. Bu da cihad gönüllülerinin sayısını kat be kat artırmaktadır. Kaçınılmaz olarak NATO güçleri, mücahidlerin istilâcıları ölüme hazır olarak onları öldürmeyi bekledikleri topraklar üzerinde meydana çıkacaktır.

Amerika ve müttefiklerinin Vietnam’ı, Somali’yi, Afganistan’ı, Irak’ı, Libya’yı ve muhtemeldir ki Büyük Suriye’yi (Tabii Suriye ve “Bilad üş Şam”) dehşet içinde tahliyesi, tamamen adanmışlarsa askeri mühimmat bakımından zayıf olanların yenilmezliğine delildir.

Psikolojik savaşın zaferi asla aktüaliteyle ilgili değildir. Zira ALLAH öyle olmasını dilemiştir!

Romalılar tarafından kitlelerin çarmıha gerilmesi psikolojik savaşa dairdir.

Cengiz Han ve haleflerine boyun eğmeyen toplulukların katliama maruz bırakılması da psikolojik bir savaştır. Zira savaşmadan teslim olanlar saygı görüyor ve yönetim yapıları ve kabileleri olduğu gibi korunuyordu.

Binlerce insanın “Tanrı’nın düşmanı” denilerek ateşe atılarak infaz edilmesi, Engizisyon Mahkemesi’nin Haç’ın arkasında korkunç kıyafetler içinde, gösterişle yaptığı işkence ve infazlar. İkincisi gibi yapılan infazlar 19. yüzyılın ortasına kadar devam etmiş, Garibaldi tarafından İtalya’nın yeniden birleştirilmesinden az zaman önce Pontili’aux Devleti’nde uygulanmıştır.

Suudi Arabistan’da şeriatın bir uygulaması olarak Cuma günleri Cuma namazı çıkışında halkın içinde yapılan infazlar da psikolojik savaşı işaret etmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda halkın içinde yapılan idamlar başın cesetten ayrılması ile son buluyordu. Tuzlanmış başlar infaz yerinde veya şehrin kapısında yere dikilmiş bir mızrağın ucuna konuluyordu. Yahudi topluluklar kesik başların tuzlanması işinden sorumlu idi ve yahudi ailelerden birisi bu işle görevlendirilmişti. Ailenin ismi neticede “MELLAH”( Arapça’da: tuz) oldu, Doktor Mellah gibi. -Selanik Yahudisi, eski Fransa Devlet Başkanı Nicolas Sarkozy (Nagdy Bocsa)’nın ana tarafından büyük babası .-

Fransa’da, İkinci Dünya Savaşı’na kadar hükümlüler halka açık alanda ve izleyicilerin yuhalamaları arasında giyotinle infaz ediliyordu.

Birleşik Devletler’deki infazlar gazetecilerin ve kurbanların ailelerin bulunduğu gaz odalarında dahi yapılıyor.

Alman silahlı kuvvetleri tarafından işgâl edilen ülkelerdeki direnişçilerin infazı filme çekiliyor ve filmden önce çerçeve içerisinde bilgi veriliyordu. Diğer taraftan “Nazi’ler” tarafından milyonlarca insan toplama kamplarına sessizce gönderiliyordu. III. Reich’in dahi enformasyon ve PROPAGANDA bakanı Joseph Goebbels bir psikolojik savaş üstadı olarak hâlâ eşşizdir.

Ânlık iletişime elverişli devasa iletişim ağlarının çoğalması ile birlikte propaganda görüntüleri ve metinleri ilgili herkese hizmet eden bir psikolojik savaş aygıtı oluyor.

“Kâr elde etmek için kapitalistler asılacağın ipi de sana satar.”

ADIMLARDERGISI.COM

 

Orjinal: http://www.adimlardergisi.com/10725-2/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>