tilki-gunlugunun-izinde-6-eylul-dunyayi-sarsan-hadise

TİLKİ GÜNLÜĞÜ’NÜN İZİNDE 6 EYLÜL – “DÜNYAYI SARSAN HADİSE” – Faik IŞIK

Şimdi birileri çıkıp, “Bu gün ayın 9’u, sen çıkmış 6 Eylül tarihini gündeme getiriyorsun?” diyebilir. Yani bunda ne mahsur var? Biz burada kâhinlik yapmıyoruz ki, Tilki Günlüğü’nü kendimiz günlük olarak takip etmeye çalışırken, Tilki Günlüğü tedaileriyle, Tilki Günlüğü zamanı ile aktüalite arasındaki irtibat noktaları etrafında kendi aksiyonumuza bu irtibatları vesile kılmaya çalışıyoruz. O sebeple de ille de günün gününe mutabık olacak diye bir şey yok, Tilki Günlüğü’nün aylar sonra veya öncesinde işlenen bir mevzu da bu günün aktüel meselesine ışık tutucu olması, bizdeki tedaisi bakımından gündeme gelebilir. Tilki Günlüğü zamanının bizim aktüalitemizle çakışacağı gibi bir kayıt yok zaten. Hatta farklı zamanlarda Tilki Günlüğü’ne mevzuu olan aynı konuların işaretlenmesi, Tilki Günlüğü’nün iç dinamiklerinin ortaya çıkarılması açısından da oldukça mühim bir dava…

Aktüelite, “Dünyayı Sarsan Hadise”…

7 Eylül tarihi, Cevat Ülger’in vefatının kırkıncı yılıydı, malûm. Eh, bilindiği üzere, “Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir!” hikmetince, bu vefat hadisesi bundan kırk yıl önce olsa da tesirleri ile dünyayı sarsmaya devam etmektedir bunun da ispatı İBDA’nın kendisidir.

Gelelim 5 Eylül 2012’ye… Afyon’da cephanelikte yaşanan patlama neticesi 25 askerin vefat ettiği tarih. Bu hadisenin de fizikî ve ruhî olarak nisbeten dünya çapında bir sarsıntıya sebep olduğunu söylesek itiraz eden olmaz zannedersem.

Bugüne, yani düne gelecek olursak, Meksika açıklarında meydana gelen 8,1 büyüklüğündeki deprem çok büyük yıkım ve büyüklüğü ile orantılı can kayıplarına yol açmadan atlatıldı ama bu büyüklük dünyanın ekseninin kaymasına da yetmiş. Artık bunun ne gibi neticeleri olur onu da bilim adamları açıklayacak.

Pasifik Okyanusu’nda gerçekleşen ve başta Meksika olmak üzere 6 ülkeyi birden etkileyen
8 Eylül 2017 Meksika Depremi sırasında gökyüzünde enteresan ışıklar belirdi.
Fotoğrafta, gökyüzünde beliren MAVİ ve YEŞİL renkte ışıklar yer alıyor.

Ülkemiz için deprem…

Prof. Celâl Şengör bundan birkaç hafta önce yaptığı açıklama ile İstanbul’da gerçekleşmesi beklenen depremin ülkemizin bağımsızlığına tesir edecek neticeler doğuracağını belirtmişti. Şengör’ün bu açıklaması üzerine Genelkurmay Başkanlığı meselenin kendisini ilgilendiren yönü dolayısıyla Şengör’ün görüşlerine başvurmuş ki isabetlidir.

Bunun yanında görüşlerine başvurulması olmazsa olmaz ve başvurulmayışının da hiçbir izahı olmayacağı birisi varsa o da Kumandan Mirzabeyoğlu’dur.

Niçin Kumandan Mirzabeyoğlu’nun görüşlerine başvurulmazsa olmaz?

Çünkü Mirzabeyoğlu depremi bilen kişidir ve onun bu bilgisi de hem Genelkurmay istihbaratı, hem MİT kayıtları hem de emniyet raporlarında geçtiği üzere bir sabittir.

Şimdi, Şengör’ün görüşüne başvurulması nasıl doğru atılmış bir adımsa, Mirzabeyoğlu’na başvurulmaması bu adımın eksik bırakılması demek olacaktır ki, bu eksiklikten, bu ihmalden doğacak riskin büyüklüğünü bizzat Şengör ifâde etmişti: Bağımsızlığa tesir eder.

Mirzabeyoğlu depremi nasıl bildi?

Nasıl bildiğini bilmem ama bildiğini biliyorum. Bildiğini yukarıda ifade ettim, devletin bütün ilgili kurumları da biliyor. Hatta devletin ilgili kurumlarından öte, 1999 sürecinde Metris’te görev yaparken hadiselere şahit olan personelle birlikte yine o dönemde askerliğini Metris’te yapan erler de biliyor.

Evet, Mirzabeyoğlu’nun 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerini önceden haber verdiğini TSK, MGK, Genelkurmay İstihbaratı, MİT, Emniyet ve o zaman Metriste görev yapan sivil ve askerî personel de şahit olarak biliyorlar.

Mesela: Tarih 12 Kasım 1999, 17 Ağustos depreminden sonra gerçekleşen ikinci büyük deprem olan Düzce depreminin olduğu tarih. Günlerden Cuma… Her Cuma günü olduğu gibi Metris Cezaevi’ne İbdacıların görüşçüleri geliyor ama bu gün bir gariplik var. Gariplik, “ne oluyoruz?” diye ilk önce gardiyanların ve cezaevi yönetiminin dikkatini çekiyor?

“Ne oluyor bu İbdacılara, her hafta ziyareti uzattıkça uzatırlar ve zaman doldu denmesine rağmen ziyaretçileri ile fazladan birkaç saat daha görüş yaparlarken ve her hafta bu durum ziyaretçilerin gönderilmesini isteyen cezaevi yönetimi ile İbdacılar arasında gerginlik sebebi olurken, bu gün ne oluyor da İbdacılar gelen ziyaretçilerini hemen geri göndermeye çalışıyorlar?”

Bu durum cezaevi yönetimi adına gardiyanlar tarafından İbda-C koğuşu yetkililerine soruluyor. Aldıkları cevap şu oluyor:

–  “Kumandan deprem olacağını söyledi, ziyaretin bir an önce bitirilmesini, kapalı yerde kalınmamasını söyledi.”

Ziyaretçiler gidiyor ve koğuş havalandırmasında toplanan İbdacıların kendileri de koğuşlara –kapalı alanlara– lavabo vs gibi zaruri ihtiyaçlar hâsıl olmadıkça girmiyorlar ve bahçede zikir halkası yaparak depremi beklemeye başlıyorlar. Ve deprem, zikir sesleri göklere yükselirken akşam saatlerinde gerçekleşiyor.

Bu söylenenler-yaşananlar devletin raporlarına geçti, Metris’in o zamanki sivil ve asker personeli de bunlara şahit oldu…

Derdimiz keramet pazarlamacılığı değil, böyle bir tecrübe var ortada ve bu tecrübe karşısında devletin –alâkasız da demeyeceğim–, Telegram’a mani olmayarak Kumandan’a karşı almış olduğu tutum manidar.

Hani Hz. Ali, “Tecrübe faydayla birlikte ayrı bir ilimdir!” buyuruyor ya, işte ortada “bağımsızlık” çapında bir mevzuya denk düşecek bir tecrübî veri var. Bu tecrübeyi faydaya çevirerek meseleyi bütün bir insanlığın istifadesine sunması gerekenlerin –memleketimiz açısından dava bağımsızlık olduğuna göre–, tecrübeyi bağımsızlık çapında faydaya tahvil etmeleri gerekenlerin, Mirzabeyoğlu’na başvurmuyor olmalarının, ihmalden öte bir ihanet olarak görüleceğini şimdiden belirtelim.

Bizi yönetenler, bizi ilgilendiren ve faydamıza olan şeylerde, bu faydayı ortaya çıkarmak için gerekenleri yapmıyorlarsa, orada başka hesaplar dönüyor demektir.

Senatör Cato’nun yıkılması gereken Cartaca’sı, bizim için Telegram’ın son bulmasıdır. Zira Telegram da aynı zamanda bir Millî Güvenlik problemi, bir bağımsızlık meselesidir.

Orjinal Makale: http://www.adimlardergisi.com/tilki-gunlugunun-izinde-6-eylul-dunyayi-sarsan-hadise/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>