UYUŞTURUCU DEHŞET SAÇMAYA DEVAM EDİYOR

UYUŞTURUCU DEHŞET SAÇMAYA DEVAM EDİYOR – A. Bâki Aytemiz

Bu gün Şişli’de iki gencin merdivenlere yığılmış fotoğrafı ile çarpılmışa döndük.

İki tane pırıl pırıl genç, kullandıkları Bonzai adlı uyuşturucunun tesiri ile merdivenleri çıkamamışlar ve yığılıp kalmışlar. Mahalleli polisi aramış, onlar da 112 ekiplerini. İki genç tedavi edilmek üzere Şişli Etfal Hastanesine kaldırılmış. Birinin durumu ciddiymiş.

Gençlerimizin başarı haberlerini değil, uyuşturucudan mahvoluş haberlerini paylaşıyorsak, bu gidişte bir yanlışlık yok mu?

Ne oluyoruz?

Ne olduğumuza dair rakamlar dehşet verici:

“2004’te alkol ve uyuşturucu tedavi merkezlerine başvuranların sayısı 12 bin 756 iken bu rakam 2012’de 227 bin 298 oldu.”

Rakamlar Sağlık Bakanlığı’na ait.

Neredeyse her üç yüz kişiden biri alkol veya uyuşturucudan dolayı tedavi görmeye muhtaç hale gelmiş. Bunlar başvurular. Ya başvurmayanlar? Tabi bu orana çocuk nüfusu da dâhil… Çocukları devreden çıkarırsak her 200 yetişkinden biri bağımlı. Ve belki daha da fazla…

AKP iktidarı döneminde sırf uyuşturucu saikiyle dahi nesil emniyetimizin kalmadığı apaçık ortada. Buna diğer gayrı meşru hayat türlerini dâhil etmiyoruz.

Evet, Türkiye nereye gidiyor?

Atıp tutmaya bayılan sayın balkon ehli bu konuda niçin çıt ses etmiyor?

Mesela, “Gücümüzü test etmeye kalkmasınlar!” diyemiyorlar?

Tablo o kadar dehşet verici ki bu tablo karşısında ne söylense hafif kalır.

Lafta “Fatih’in torunları!” ama yaşadığımız hayat gösteriyor ki ortada torun filan yok, keş bir nesil aşı tutuyor. Uyuşturucu okul kapılarında satılıyor ve çocuklar daha o kapıdan dışarı adımlarını atar atmaz, hiç çekinmeden esrar sarıp içmeye başlayabiliyorlar. Bizzat eşimin şahidi olduğu bu tabloda abartı yok. Esrarın ne demek olduğunu bilmeyen kadıncağız, okuldan çıkan çocukların kalın bir sigara sarıp elden ele dolaştırarak içtiklerini anlattığında, “esrardır” demiştim. İşte bu kadın gibi milyonlarca ana, çocuklarını okula götürmeye korkar olmuş, siz neyden bahsediyorsunuz? Hangi ilerlemeden? CHP iktidarında bunlar yoktu değil mi? Rakamlar da bunu söylüyor zaten. Evet, bu da sizin başarınız.

Yol yaptınız.

Hızlı tren yaptınız.

Ve çocuklarımızı keş yapmaktasınız.

Evet, mesele ne CHP ne de AKP meselesi, sistem meselesi asıl itibariyle. Ve AKP, bu sistemin bir parçası olarak, CHP’den tevarüs eden Batılılaşma mânâsının devam ettiricisi. Batılılaşma çizgisindeki rejimin istikametinde bir değişim olmadığının net tablosu yukarıdaki rakamlarda kendini ifşa ediyor.

Üstad Necip Fazıl, “Çözdük her müşkülü derlerse, de ki: / Sonunda var olma müşkülü kaldı.” demekteydi ya; sistem şuuruna dair tüttürdüğü hiçbir ruh olmadan, mevcut sistemin şuur süzgeci içerisinde mevcudu eleştirmekle mevcudun dışına çıkılamayacağının en güzel misalini gösteren AKP, “var olma” müşkülü ve bunun da ancak sistem plânında çözülebileceği hakikatine toslamış bulunuyor…

Ya Mutlak Fikir ve onun tatbik vasıta sistemi veya yokluk.

Üstad’ın, “Selâm sana haşmetli azap!” ibaresinden mülhem:

“Selâm sana haşmetli inkılâp!”

A. Bâki Aytemiz

ADIMLAR DERGİSİ

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>