vahiduddin-ataturku-samsuna-nicin-gonderdi

VAHİDÜDDİN ATATÜRK’Ü SAMSUN’A NİÇİN GÖNDERDİ? – Selim GÜRSELGİL

Son günlerin yoğun gündem maddelerinden biri de, Vahidüddin Atatürk’ü Samsun’a niçin gönderdi? Bu basit soru etrafında bin dereden su getiriliyor. Bir goygoy ve karambol ortamında cevap karartılıyor. Oysa cevap da soru kadar basit: Diğer komutanları niçin gönderdiyse onun için!

Bu harala gürele içinde, görebildiğim kadarıyla Murat Bardakçı’nın verdiği cevap, daha toplayıcı… “Atatürk’ü ve diğer komutanları, sulh konferansında masaya güçlü oturmak için gönderdi” diyor. Bilindiği gibi Mondros’tan sonra ordu dağıtılmış ve silâhlar toplanmıştı. Düşman içerideydi.

Murat Bardakçı ile münazaralı kitabım Altüst Oluşun Sebepleri’nde bir Yunan yazardan alarak benzer bir görüşü savunmuştum. Vahidüddin barış masasına silâhsız ve kuvvetsiz oturmak istemiyordu. Tek derdi ülkeyi kurtarmaktı. Komutanları tek tek, her fırsatta Anadolu’ya gönderdi.

Kâzım Karabekir -meşhur kitabında- kendisinin niçin gönderildiğini anlatır zaten. Gidip Doğu’da birlikleri toplamak istediğini, gerekirse bağımsız bir devlet kuracağını, Vahidüddin’in de bu fikri onaylayarak kendisini ve sonra diğer komutanları gönderdiğini anlatır.

Atatürk gönderilmeden önce Anadolu’da en üst rütbeli komutan Mersinli Cemal Paşa’ydı. O da Vahidüddin tarafından 2. Ordu’nun başına gönderildi. Gider gitmez, Batı ve İç Anadolu’da halkı örgütledi, İtalyanlardan silâh satın aldı, din adamlarını Kurtuluş Savaşı için görevlendirdi.

Uzatmayayım: Vahidüddin “vatan haini”, “İngiliz ajanı” falan diye söze başlayanlar, süzme mazur tipler, tek palavra sıkarlar. Vahidüddin’in İngilizlere iltifatkâr bazı sözlerini falan alıyorlar. Lâf oraya gelirse başka şeyler de çıkar. Atatürk’ün İngilizlere iltifatkâr sözleri?

Şunu anlamak istiyorum: Atatürk bir şeyi yapınca vatan kurtarıcı oluyor da Vahidüddin yapınca neden vatan haini oluyor? Kaldı ki Atatürk’ün İngilizlere övgü dolu sözleri, yazıları, İngiliz yetkililerle yaptığı gizli görüşmeler, bunlar bilinmez şeyler değil. Neden Vahidüddin hain?

Bu konu açılırsa ve tartışma ortamı doğarsa biz çok şey konuşuruz. Kurtuluş Savaşı başlamadan önce Damat Ferid’in yaptıklarını da konuşuruz, Amasya Protokolü ve Kurtuluş Savaşı başladıktan (1921) sonraki şeyleri de, Sivas, Erzurum ve Ankara’da edilen yeminleri de, yazışmaları da.

Basit gerçek şudur: Vahidüddin olmasaydı Kurtuluş Savaşı olmazdı. Ama elbette ki Vahidüddin’in gayesi Cumhuriyet kurulması değildi. Hâlbuki İngilizler, Fransızlar ve İtalyanlar Cumhuriyet fikrini destekliyordu. Hatta İtalyan ve Fransızlar silâh yardımı yaparak gittiler.

Bu sözleri bazıları gibi Atatürk’ün verdiği kurtuluş mücadelesini karalamak adına söylemiyorum tabiî. Atatürk gençliğinden itibaren, tam bir portresi incelenirse, gerçek bir devrimcidir. İttihatçılar gibi yarım yamalak biri değildir. Vahidüddin’le kavgası da siyasîdir, millî değil

Bundan muhafazakârlar gibi, samimiyetsiz ve yalandan mücadele adamı olmadığı mânâsını da çıkarabilirsiniz. 1918 ortalarında, yazdıklarında, “elime yetki geçerse bir vuruşta deviririm ve hayalimdekini gerçekleştiririm” der. Zaten devrimler öyle azar azar, 100 yıla yayarak yapılmaz.

Selim GÜRSELGİL

http://www.adimlardergisi.com/vahiduddin-ataturku-samsuna-nicin-gonderdi/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>