yeni-bir-acilim-sureci-abd-ile-gizli-anlasma-odatv-haber

YENİ BİR AÇILIM SÜRECİ İÇİN ABD İLE GİZLİ ANLAŞMA MI YAPILDI? – A. Bâki AYTEMİZ

Son günlerde PKK ile yeni bir açılım sürecine girileceğine dair çeşitli işaretler gelmeye başlamıştı.

Özellikle seçim sathı mailinde hızlı bir düşüş yaşayan ve bir türlü bu düşüşü durduramayan AKP özelinde bu işaretler artarken, AKP’nin düşüşünde kendi düşüşünü gören MHP’den bu eğilime katkı, Bahçeli’nin Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesini desteklemesiyle geldi.

İstanbul seçimlerinin iptal edildiğinin açıklandığı gün, Öcalan’ın avukatlarıyla görüştürüldüğünü öğrendik. Sekiz yıl sonra gerçekleşen bu görüşme ile ilgili açıklama, Öcalan’ın avukatları tarafından yapılırken kimi TV kanalları da bu açıklamayı canlı yayınladı.

Anadolu Ajansı verdiği haberlerde Terör Örgütü Elebaşı veya cani gibi sıfatlamaları bırakıp, haberi İmralı diyerek verdi.

Bahçeli, bebek katili yerine Öcalan demeyi tercih etti.

Erdoğan, konuyla ilgili kendisine soru yöneltildiğinde, Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan’la görüştürüldüğünü, gayet samimi bir dil kullanarak “Mehmet gitti” diyerek vurguladı.

Tabi bu arada AB süreci il ilgili bağlılık ve AB üyeliğinin stratejik hedef olduğunun yeniden vurgulandığını da hatırlatalım.

İçeride ekonomik kriz ve seçimlerin kaybedilmesi ile iktidarın güç kaybetmesinin yanında, dışarıda da S-400, F-35, Suriye ve Kıbrıs gibi hayatî mevzularda kan kaybeden bir görüntü çizilirken, bu açmazdan çıkmak üzere Erdoğan’ın ne gibi bir hamle yapacağı beklenirken, yukarıdaki tablo ortaya çıktı.

Bu süreçle ilgili Gazeteci Ali Tarakçı, Çağlar Cilara’nın sosyal medyadan sunduğu Onuncu Köy programında Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan’ın Cuma günü İmralı’da Abdullah Öcalan’la görüştüğünü iddia etti.

Bir başka gazeteci Sebahattin Önkibar, emekli bir büyükelçi ile yaptığı görüşmeyi köşesine taşıdı. Buna göre, AKP Amerika ile gizli bir anlaşmaya vardı ve bu anlaşma çerçevesinde Türkiye’yi yeni bir süreç bekliyor.

Önkibar’ın dün Odatv’de yayınlanan yazısı şöyle:

İşte ABD ile varılan sır mutabakat Dün öğle sularında buluştuğum emekli büyükelçi ile diyalogumuzun özeti:

BÜYÜKELÇİ: Sabahattin Bey geçmişte beraber çalıştığım diplomattan teyit ettim. Suriye’de artık ABD ile beraberiz.

BEN: Ayrıntı verir misiniz?

BÜYÜKELÇİ: Aslında hükümetin ABD ile anlaştığı Öcalan’ın son mektubundan belliydi. Türkiye istemese Öcalan’a o mektubu yazdırmaz ve servis ettirmezdi… ABD planlarının kopyası olan o
mektubun açıklanmasına izin verildiğine göre, orada yazılanlarla mutabakat var demektir.

BEN: Peki, böyle bir mutabakat hangi sonuçları getirir?

BÜYÜKELÇİ: Öncelikle Türkiye Suriye’de federasyonu kabul etmiş oluyor. Ayrıca bundan sonra söylendiği gibi Fırat’ın doğusuna ve Menbiç’e operasyon olmayacak ki zaten hükümet epeydir bunu
ağzına almıyor.

BEN: Peki PYD-YPG?

BÜYÜKELÇİ: Maalesef onlar artık ABD’nin desteğiyle Suriye’nin asli unsuru oldular. Türkiye epeydir bırakın onlara dokunmayı, o çeteler Afrin’de Türk Ordusu'na saldırıyor.

BEN: Peki İdlib ve Rusya?

BÜYÜKELÇİ: O başka bir facia. Soçi mutabakatı İdlib’de çöktü. Bunu Savunma Bakanı Hulusi Akar da söylüyor. Moskova, Ankara’yı oyalamakla itham edip İdlib’e harekat için Suriye Ordusuna hava desteği sağlamaya başladı.

BEN: İdlib’deki gelişmeler Türkiye için niye önemli?

BÜYÜKELÇİ: Malum Ankara İdlib’deki ÖSO ve benzer unsurları kendine çok yakın görüyor ve koruyordu. Yapılan müdahale Ankara-Moskova ve Ankara-Tahran ilişkilerini soğutup güvensizlik
yaratacaktır. Ama ondan önemli olan…

BEN: Evet…

BÜYÜKELÇİ: Eşikteki göç dalgasıdır. İdlib saldırısı ile 100-200 bin arası yeni sığınmacı bekleniyor. Türkiye ekonomisi bugünkü koşullarda bunu taşıyamaz. Ayrıca o sığınmacıların arasına yüzler ve binlerce HTŞ-Nusra militanının karışıp Türkiye’ye girme ihtimali vardır ve o ülkemiz adına büyük bir risktir…

BEN: Bu yaşananlar Rusya’dan S-400’ün alınmasını etkiler mi?

BÜYÜKELÇİ: Dilerim etkilemesin ama etkileyecek gibi görünüyor. Washington bu konuda çok ısrarlı… İki damadın yani Mr. Kushhner ile Sayın Albayrak’ın yaptığı karşılıklı ziyaretlerin altı çizilmelidir. Aynı şekilde birkaç gün önce Trump’ın Ankara’ya geleceği bile yazıldı. Belli ki bütün bunlar seçim sonrasına bırakıldı. Hatırlayalım; hava savunma sistemi için Çin ile anlaşmış ve son anda vazgeçmiştik. Aynı şey S-400 için olabilir. Duyumlarıma göre ABD Türkiye’ye ekonomik yardımı bu koşula bağlıyormuş.

BEN: Bunun anlamı Rusya ile yeniden kriz midir?

BÜYÜKEÇİ: Değildir ama güven unsuru yara alacaktır. Rusya emperyal devlettir ve kısa vadeli düşünmez. Ayrıca Türkiye’ye gaz satıyor. Ticaret fazlası var. İlişkiyi koparmaz fakat bunu not eder…
Sebahattin Önkibar’ın yazısı burada bitiyor. Seçimler bitip gecikmeli de olsa İmamoğlu’na mazbatası verildiğinde asıl davanın bundan sonra başlayacağını söylemiştik.

http://www.adimlardergisi.com/mazbata-gitti-asil-dava-yeni-basliyor/

O yazımızda, Erdoğan’ın “demiri soğutmak lazım, kucaklaşma zamanı” sözlerinden yola çıkarak bir yorum yapmıştık. Anlaşılan o ki Erdoğan, demiri soğutmak ve kucaklaşmaktan, Amerika plânları icabı PKK’yı kastediyormuş. Bahçeli de burada kendine düşen görevi ifa ediyor. BOP yolunda ısrar ediyorlar.

A. Bâki AYTEMİZ

http://www.adimlardergisi.com/yeni-bir-acilim-sureci-icin-abd-ile-gizli-anlasma-mi-yapildi/

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>