ZULÜM AKP İLE DEVAM EDİYOR

ZULÜM AKP İLE DEVAM EDİYOR – Ahmet Ölçülü

-ESTETİK VE ZULÜM-

Şimdi birileri çıkıp, “Hayda, bu zulümde nereden çıktı?” diyebilir.

Zulüm nedir?

“Eşyayı yerine koymamaktır!” buyuruyor Hz. Ali. Daha doğrusu “Eşyayı yerine koymak adalettir!” buyuruyor da biz bu buyruğa nisbetle, mefhumu tersinden ele aldığımızda o neticeye ulaşıyoruz.

Ve yine Hz. Ali’nin müthiş hikmetlerinden biri: “Parça, bütünün habercisidir!”

Yani “zulüm”, sadece ve bildiğimiz mânâda polisteki işkence, ten eziyeti demek değil. Çok şümullü ve şuur seviyesinin her değişiminde değişen gerçeklik seviyesine nisbetle de görünüşlerinin farklılık arzedeceği bir kavram.

Buna nisbetle de şeriat-fetva, içtimai ilişkiler içerisinde “iyi, doğru ve güzel”in, yani adaletin tecelli ediş zemini, ölçüsü. Mutlak Fikrin tatbikinin şaşmaz ölçülerini gösterici.

Hani Kumandan Mirzabeyoğlu’nun verdiği bir misal var, “Adam orada namazını kılar, orucunu tutar, cennete gider; ama…”

İşte, ne varsa bu “ama” da var.

Orada iddiası olmayan bir insan için cennete gitmek namaz ve oruç gibi en temel kaidelerle mümkün olabiliyorken, insan ve toplum meselelerinin halline dair bir iddiası olan, kendisinde böyle bir iddiayı vehmettiren için devreye başka kriterler de girer.

O kriterler, Hz. Ali’nin buyurduğu üzere, en geniş mânâsıyla, eşyayı yerli yerine koymaktır.

Eşyayı yerine koymak, bir şuur işidir. Şuur, yani “sistem” işidir. “Sistem”, eşyanın nasıl yerine konacağına dair “ilmihâl” ölçülerini verir. Sistem olmadan, sistem şuuru olmadan, eşyayı yerine koymaktan bahsedilemez, adaletten bahsedilemez.

Bu satırları, İsmail Kılıçarslan’ın yazdığı eleştiriler ve rahmetli Cevad Ülger’in vefat yıldönümü olması ile alâkalı olarak, Ankara’da yeni inşâ olunan “saray”ın tedaileri ve “saray” inşaı ile ilgili İlber Ortaylı Hoca’nın eleştirilerine katılarak yazıyorum.

İsmail Kılıçarslan’ın eleştirilerini sadece bir atıf cümlesi olarak daha sonra değinmek üzere şimdilik geçelim ve gelelim şu “saray” bahsine.

Mesele, hem “mimari” açıdan bir zevk ve sanat anlayışı hem de iktisadi ve siyasi birçok cepheden ele alınması gereken bir dava.

Ortaylı’nın konu hakkında söyledikleri şöyle:

“Yeni binaya hiç gidip bakmadım. Fotoğrafını gördüğüm kadarıyla da pek öyle iddialı gelmedi. Osmanlı’nın öyle sarayı yok. Biz Topkapı’yı gördük, mütevazı bir yerdir. Dolmabahçe’de falan da pek bir şey yok. Resimde gördüğüm kadarıyla yeni sarayda muhteşem büyüklük var. Motifler ne kadar iyi bilmiyorum, Osmanlı motifini falan kasabalı mimarlar yapamazlar. Öyle kolay değil ama beni de ilgilendirmiyor. Yaparlar otururlar, güle güle otursunlar.”

“Güle güle otursunlar”daki ironi dehşet.

Bunun yanında bir başka misal. Zamanında Sultan Ahmet Meydanı’na Alman Çeşmesi dikildiğinde, Osmanlı mimarları protesto gösterisi yapmış ve, “Bu çirkin yapıyı kaldırın, göz zevkimizi bozuyor!” diyerek nümayişte bulunmuşlar.

Çamlıca’ya dikilen “cami” adındaki ehramın çirkinliğini anlatmaya ise kelimeler kifayetsiz kalır.

Tabi bunun yanında İstanbul denen şehrin kamuya açık yeşil alan oranının yüzde bir civarında olduğunu da belirtmekte fayda var.

Senin şehrin yok, medeniyet anlayışın yok, “sistem”in yok zira… Ve sen kalkmış, “dedem de böyle yapardı!” diyerek, kasabalı mimarlara dedeni taklit ettirmekle deden gibi olabileceğini zannetmektesin. Bunlar siyasette de böyle. Geçenlerde, Fransa ile aramız biraz limonileşir gibi olunca, vakti zamanında Kanunî’nin Fransa Kralı’na gönderdiği mektubunu Fransızlara tekrar göndermişlerdi. “Fransızları gülmekten öldürmeye niyet etmişler anlaşılan!”demiştik. Oysa, “Tarihin bir devrindeki olay dramsa, taklidi komedi olur!” (S. Mirzabeyoğlu, İdeolocya ve İhtilâl, İbda Yay., 3. Bas., sh: 146)

AKP, güzeli çirkinleştiren bir eda ile üzerimize üzerimize gelerek, zulüm üzerine zulüm eklemeye devam ediyor. Dosta düşmana bu milleti gülünç hale düşürdükleri de cabası. İş, Deli İbrahim’in balıklara altın saçmasının da ötesine geçmiş bir cinnet haline işaret ediyor ki tedavisi mümkün değil.

Ahmet Ölçülü

ADIMLAR DERGİSİ

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*

*

Du kannst folgende HTML-Tags benutzen: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>